<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ankara Net Haber: Son dakika Ankara haberleri</title>
    <link>https://www.ankaranethaber.com</link>
    <description>Ankara haber, son dakika Ankara haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ankaranethaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 02:45:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu duyurdu: Kanser taramalarında milyonlarca kişiye ulaşıldı]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/bakan-memisoglu-duyurdu-kanser-taramalarinda-milyonlarca-kisiye-ulasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/bakan-memisoglu-duyurdu-kanser-taramalarinda-milyonlarca-kisiye-ulasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ücretsiz kanser taramalarına ilişkin dikkat çeken verileri paylaştı. Bakan Memişoğlu, milyonlarca kişiye ulaşıldığını belirterek vatandaşlara erken teşhisin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kanserle mücadele kapsamında yürütülen ücretsiz tarama programlarına ilişkin güncel verileri açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Memişoğlu, uygun yaş grubundaki vatandaşlara gönderilen hatırlatma mesajları sayesinde tarama programlarına katılımın artırılmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, Temmuz 2024'ten bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında <strong>16 milyon 88 bin 375 vatandaşın ücretsiz kanser taramasından geçirildiğini</strong> açıkladı. Tarama sonuçlarında yüz binlerce kişide şüpheli bulguya rastlanırken, erken teşhis edilen çok sayıda kanser vakasında tedavi sürecinin başlatıldığı bildirildi.</p>

<h3>99 milyon hatırlatma SMS'i gönderildi</h3>

<p>Memişoğlu'nun paylaştığı verilere göre, kanser tarama programları kapsamında uygun yaş grubundaki vatandaşlara bugüne kadar <strong>99 milyon hatırlatma SMS'i</strong> ulaştırıldı. Bakanlık, mesajlarla vatandaşların tarama programlarından haberdar edilmesini ve erken teşhis imkanlarından yararlanmasını amaçlıyor.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: <strong>"Bir SMS bir hayat kurtarabilir mi? Geçen yıl bugün başlattığımız projeyle uygun yaş grubundaki vatandaşlarımıza 99 milyon hatırlatma SMS'i ulaştırdık. Kanser tarama programları kapsamında Temmuz 2024'ten bu yana 16 milyon 88 bin 375 vatandaşımıza ücretsiz tarama yaptık. 658 bin vatandaşımızda şüpheli bulgu tespit ettik. 35 bin 600 vatandaşımızda kanseri erken dönemde tespit ederek tedavi süreçlerini başlattık. Kanserde erken tanı hayat kurtarır. Sağlığınız için sizleri de ücretsiz kanser taramalarımıza davet ediyorum"</strong></p>

<h3>35 bin 600 kişide kanser erken dönemde tespit edildi</h3>

<p>Yapılan taramalarda <strong>658 bin vatandaşta şüpheli bulgu</strong> tespit edildi. Bakanlığın açıkladığı verilere göre, bu kişiler arasından <strong>35 bin 600 vatandaşta kanser erken dönemde tespit edilerek tedavi süreçleri başlatıldı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser tedavisinde erken teşhisin önemine dikkat çeken Sağlık Bakanlığı, tarama programlarının toplum genelinde farkındalığın artırılmasında önemli rol oynadığını vurguluyor.</p>

<h3>Bakan Memişoğlu'ndan vatandaşlara çağrı</h3>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, paylaşımının sonunda vatandaşları ücretsiz kanser taramalarından yararlanmaya davet etti. Bakan Memişoğlu, erken tanının tedavi sürecindeki önemine dikkat çekerek, uygun yaş grubundaki vatandaşların sağlık taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/bakan-memisoglu-duyurdu-kanser-taramalarinda-milyonlarca-kisiye-ulasildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 21:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2025/01/kemal-memisoglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="88649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Likit Biyopsi Nedir, Ne Zaman Yapılır? Uzman Doktordan Kanser Tedavisinde Yeni Dönem Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/likit-biyopsi-nedir-ne-zaman-yapilir-uzman-doktordan-kanser-tedavisinde-yeni-donem-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/likit-biyopsi-nedir-ne-zaman-yapilir-uzman-doktordan-kanser-tedavisinde-yeni-donem-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde tümörün biyolojik yapısını anlamak giderek daha kritik hale geliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Öztürk, hastaların en çok merak ettiği sorulardan biri olan "likit biyopsi" yöntemini anlattı. Öztürk, tek bir tüp kan örneğiyle tümöre ait genetik materyallerin incelenebildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Kanser tanı ve tedavisinde son yıllarda öne çıkan yöntemlerden biri olan likit biyopsi, hastalar ve yakınları tarafından sıkça araştırılıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Öztürk, yöntemin kanser tedavisindeki yerini değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="ltr"><strong>"KANSERİ ARTIK BİYOLOJİSİNE GÖRE DE TEDAVİ ETMEK ZORUNDAYIZ"</strong></h2>

<p dir="ltr">Hastalarından en fazla gelen sorulardan birinin likit biyopsi olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, kanser tedavisindeki yaklaşımın değiştiğini vurguladı:</p>

<p dir="ltr">"2026 yılında artık kanseri sadece hücre türüne göre değil, evrelemesine göre değil, aynı zamanda biyolojisine göre de tedavi etmek zorundayız."</p>

<h2 dir="ltr"><strong>TEK TÜP KAN YETERLİ OLUYOR</strong></h2>

<p dir="ltr">Geçmişte tümörün biyolojisini anlamak için doku biyopsisine başvurulduğunu hatırlatan Öztürk, günümüzde bunun çok daha basit bir yöntemle mümkün hale geldiğini kaydetti:</p>

<p dir="ltr">"Tümörün biyolojisini anlamak için geçmişte doku biyopsisi yapıyorduk ama artık sadece bir tüp kan örneği alarak tümöre ait genetik materyalleri hızlı bir şekilde inceleyip hastamızın tedaviye neden yanıt vermediğini, bundan sonraki tedavi seçeneklerinin neler olduğunu ve hatta tomografi, PET, MR gibi incelemelerde vücutta görünmeyen kanser hücrelerinin var olup olmadığını anlama şansımız var."</p>

<h2 dir="ltr"><strong>UZMANDAN ÖNEMLİ UYARI</strong></h2>

<p dir="ltr">Prof. Dr. Öztürk, yöntemin her hasta için uygun olup olmadığının kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şu tavsiyede bulundu:</p>

<p dir="ltr">"Likit biyopsi yöntemi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız lütfen medikal onkoloji uzmanına danışın."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sevda Ecem Karapolat</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/likit-biyopsi-nedir-ne-zaman-yapilir-uzman-doktordan-kanser-tedavisinde-yeni-donem-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/likit-biyopsi.webp" type="image/jpeg" length="81847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'den yerli aşı hamlesi: Bakan Memişoğlu tarih verdi.. 8 aşı için düğmeye basıldı]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/turkiyeden-yerli-asi-hamlesi-bakan-memisoglu-tarih-verdi-8-asi-icin-dugmeye-basildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/turkiyeden-yerli-asi-hamlesi-bakan-memisoglu-tarih-verdi-8-asi-icin-dugmeye-basildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin yerli aşı üretiminde yeni bir aşamaya geçtiğini açıkladı. 8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını belirten Memişoğlu, en az 6 aşı için birkaç hafta içinde sözleşme imzalanacağını ve üretimin Türkiye'de gerçekleştirileceğini söyledi. Bakan Memişoğlu, sağlık teknolojilerinde yerli üretime yönelik çalışmalara ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin yerli aşı üretiminde yeni bir aşamaya geçtiğini açıkladı. 8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını belirten Memişoğlu, en az 6 aşı için birkaç hafta içinde sözleşme imzalanacağını ve üretimin Türkiye'de gerçekleştirileceğini söyledi. Bakan Memişoğlu, sağlık teknolojilerinde yerli üretime yönelik çalışmalara ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>8 YERLİ AŞI İÇİN ÜRETİM PLANI HAZIR</strong></h2>

<p>Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ'nin (USHAŞ) İstanbul Şubesi'nde gazetecilerle bir araya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Türkiye'nin özellikle son 25 yılda sağlık alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Memişoğlu, yerli üretim konusunda da kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, <strong>8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını</strong> belirterek, en az 6 aşı için birkaç hafta içerisinde sözleşme imzalanacağını açıkladı.</p>

<p>Memişoğlu şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p><strong>"En az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye'de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, 'master cell' dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A'yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çalışma yaptık, hazır üretime geldik."</strong></p>
</blockquote>

<h2><img alt="Saglik Bakani Memisoglu Mujdeyi Verdi Turkiye Kendi Asisini Uretecek 3353670 202608161111 3" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglik-bakani-memisoglu-mujdeyi-verdi-turkiye-kendi-asisini-uretecek-3353670-202608161111-3.webp" width="1280" /></h2>

<h2><strong>YERLİ KALP-AKCİĞER POMPASI HASTALARDA KULLANILMAYA BAŞLANDI</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, sağlık alanındaki yerli üretim çalışmalarının yalnızca aşılarla sınırlı olmadığını da belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin tıbbi cihaz üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Memişoğlu, 2 yıl içerisinde <strong>yüzde 70'in üzerinde yerli ultrason cihazı</strong> üretmeyi hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, ASELSAN ile birlikte geliştirilen kalp-akciğer pompasının hastalarda kullanılmaya başlandığını belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><strong>"Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Homevent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye'de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark'ta onu prototipiyle geliştirdik."</strong></p>
</blockquote>

<h2><img alt="Saglik Bakani Memisoglu Mujdeyi Verdi Turkiye Kendi Asisini Uretecek 3353670 202608161111 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglik-bakani-memisoglu-mujdeyi-verdi-turkiye-kendi-asisini-uretecek-3353670-202608161111-1.webp" width="1280" /></h2>

<h2><strong>KANSER VE SMA İLAÇLARI İÇİN DE YERLİ ÜRETİM HEDEFİ</strong></h2>

<p>Türkiye'nin ilaç üretiminde dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü aktaran Memişoğlu, özellikle <strong>kanser, SMA ve immünoterapi ilaçları</strong> üzerinde durduklarını belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu ilaçların belirlendiğini ve ilaç firmalarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade ederek şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><strong>"Türkiye'nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. TÜSEB'de şöyle bir şey yaptık, Türkiye'nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye'de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz, dedik."</strong></p>
</blockquote>

<h2><img alt="Saglik Bakani Memisoglu Mujdeyi Verdi Turkiye Kendi Asisini Uretecek 3353670 202608161111 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglik-bakani-memisoglu-mujdeyi-verdi-turkiye-kendi-asisini-uretecek-3353670-202608161111-2.webp" width="1280" /></h2>

<h2><strong>45 STRATEJİK TIBBİ CİHAZ BELİRLENDİ</strong></h2>

<p>Memişoğlu ayrıca Türkiye'nin sağlık alanında stratejik öneme sahip tıbbi cihaz ihtiyaçlarının da belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>İlk aşamada <strong>45 stratejik cihazın</strong> tespit edildiğini belirten Bakan Memişoğlu, bu ürünlerin Türkiye'de üretilebilmesi için TÜSEB ile birlikte çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Memişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><strong>"Türkiye'nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Kovid-19'da yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB'le beraber üretimini teşvik ediyoruz."</strong></p>
</blockquote>

<p>Bakan Memişoğlu'nun açıklamalarıyla birlikte Türkiye'nin <strong>yerli aşı, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde kapsamlı bir üretim planı</strong> üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/turkiyeden-yerli-asi-hamlesi-bakan-memisoglu-tarih-verdi-8-asi-icin-dugmeye-basildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglik-bakani-memisoglu-mujdeyi-verdi-turkiye-kendi-asisini-uretecek-3353670.webp" type="image/jpeg" length="37244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sincan’dan dijital bağımlılıkla mücadele için ortak akıl çağrısı]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/sincandan-dijital-bagimlilikla-mucadele-icin-ortak-akil-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/sincandan-dijital-bagimlilikla-mucadele-icin-ortak-akil-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanları, Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Dijital Bağımlılık Çalıştayına katılarak dijital bağımlılıkla mücadele çalışmalarına katkı sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanları, Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Dijital Bağımlılık Çalıştayına katıldı.</p>

<h2><strong>Dijital bağımlılık çalıştayında bir araya geldiler</strong></h2>

<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamda kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte dijital bağımlılıkla mücadeleye yönelik çalışmalar da devam ediyor. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü nezdinde Dijital Bağımlılık Çalıştayı düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalıştaya Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanları da katılım sağladı. Çalıştayda dijital bağımlılıkla mücadele alanındaki çalışmaların değerlendirilmesi ve farklı kurumların deneyimlerinin paylaşılması amaçlandı.</p>

<p><img alt="B2 C150 E D B D85 44 F3 B815 4 A C2 A0 F005 B D" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/b2-c150-e-d-b-d85-44-f3-b815-4-a-c2-a0-f005-b-d.jpeg" width="1080" /></p>

<h2><strong>Mücadelede kurumlar arası iş birliği</strong></h2>

<p>Dijital bağımlılığın önlenmesine yönelik çalışmaların farklı alanlardan uzman ve kurumların katkısıyla ele alınması önem taşıyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalıştay, konuya ilişkin değerlendirmelerin ve çözüm önerilerinin ortak bir zeminde ele alınmasına imkân sağladı.</p>

<p>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının katılımıyla gerçekleşen programda, dijital bağımlılıkla mücadele konusunda yürütülen çalışmaların geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><img alt="8 D08373 C 1 B E8 4 B8 D 8 B E8 98 D0 F13 D39 B3" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/8-d08373-c-1-b-e8-4-b8-d-8-b-e8-98-d0-f13-d39-b3.jpeg" width="1080" /></p>

<h2><strong>Sağlıklı dijital kullanım hedefleniyor</strong></h2>

<p>Çalıştay, dijital teknolojilerin bilinçli ve sağlıklı kullanımına ilişkin farkındalığın artırılması ve bağımlılıkla mücadele çalışmalarının güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının programa katılımı, ilçede dijital bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı teknoloji kullanımı konusunda yürütülen çalışmaların merkezi düzeydeki değerlendirmelerle buluşturulmasına katkı sundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/sincandan-dijital-bagimlilikla-mucadele-icin-ortak-akil-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/01-b6-f-e-c7-a3-b4-4-f32-96-c7-c8-d42-e1-a-d90-c.jpeg" type="image/jpeg" length="95340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dang virüsü nedir, belirtileri neler? Serdar Akinan Dang virüsü]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/dang-virusu-nedir-belirtileri-neler-serdar-akinan-dang-virusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/dang-virusu-nedir-belirtileri-neler-serdar-akinan-dang-virusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dang virüsü nedir, nasıl bulaşır? Dang virüsü belirtileri neler, tedavisi var mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dang virüsü (Dengue virüsü)</strong>, özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen ve dang humması hastalığına yol açan viral bir enfeksiyondur. Son günlerde <strong>Serdar Akinan’ın dang virüsüne yakalandığını açıklaması</strong> sonrasında “dang virüsü nedir, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir ve tedavisi var mı?” soruları yeniden gündeme geldi.</p>

<h2>DANG VİRÜSÜ NEDİR?</h2>

<p>Dang virüsü, <strong>Flavivirüs</strong> ailesinde yer alan ve dang hummasına neden olan bir virüstür. Virüsün DENV-1, DENV-2, DENV-3 ve DENV-4 olmak üzere dört farklı serotipi bulunur. Bir serotipe karşı bağışıklık gelişse de diğer serotiplerle yeniden enfeksiyon geçirmek mümkündür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalık, neden olduğu yoğun kas, eklem ve kemik ağrıları nedeniyle halk arasında <strong>“kemik kıran hastalık”</strong> veya “kırık kemik humması” olarak da adlandırılır.</p>

<p><img alt="Dang Virüsü Ölümcül Mü" class="detail-photo img-fluid" height="354" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/dang-virusu-olumcul-mu.jpg" width="664" /></p>

<h2>DANG VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR?</h2>

<p>Dang virüsü esas olarak enfekte <strong>Aedes aegypti ve Aedes albopictus</strong> türü sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşır. Virüsü taşıyan bir kişiyi ısıran sivrisinek enfekte olduktan sonra başka bir kişiyi ısırarak virüsü aktarabilir.</p>

<p>Dang humması <strong>normal temas, öksürük veya solunum yoluyla doğrudan insandan insana bulaşmaz</strong>. Bununla birlikte nadiren kan veya organ nakli ve gebelik sırasında anneden bebeğe geçiş görülebilir.</p>

<h2>DANG VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELER?</h2>

<p>Dang hummasının belirtileri genellikle enfekte sivrisinek tarafından ısırıldıktan <strong>4 ila 10 gün sonra</strong> ortaya çıkar. Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, gözlerin arkasında ağrı, kas ve eklem ağrıları, bulantı, kusma, halsizlik ve cilt döküntüsü hastalığın yaygın belirtileri arasında bulunur.</p>

<p>Bazı kişilerde hastalık hafif geçirilirken bazı enfeksiyonlar ciddi seyredebilir. Özellikle ateşin düşmesinden sonraki dönemde şiddetli karın ağrısı, sürekli kusma, burun veya diş eti kanaması, kanlı kusma ya da dışkı ve nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkarsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.</p>

<h2>DANG VİRÜSÜ VE SERDAR AKİNAN NEDEN GÜNDEMDE?</h2>

<p>Gazeteci <strong>Serdar Akinan</strong> kastediliyor. Akinan, yurt dışında bulunduğu sırada Aedes sivrisineğinin ısırması sonrasında dang virüsüne yakalandığını açıklamasıyla gündeme geldi.</p>

<p>Akinan, yüksek ateş ve halsizlik gibi şikayetlerle hastaneye başvurduğunu ve kendisine destekleyici tedavi uygulandığını aktardı. Hastalığı ve sağlık durumuyla ilgili açıklamaları sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p><img alt="Serdar Akinan" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/serdar-akinan.jpg" width="739" /></p>

<h2>DANG VİRÜSÜNÜN TEDAVİSİ VAR MI?</h2>

<p><strong>Dang virüsünü doğrudan ortadan kaldıran özel bir antiviral tedavi bulunmuyor.</strong> Tedavide temel amaç hastanın sıvı kaybını önlemek, ateş ve ağrıyı kontrol altında tutmak ve olası komplikasyonları erken fark etmek.</p>

<p>Hafif vakalarda dinlenme ve yeterli sıvı alımı önem taşırken ateş ve ağrı için genellikle <strong>parasetamol</strong> tercih edilir. Aspirin ve ibuprofen gibi ilaçların ise kanama riskini artırabilmesi nedeniyle doktor önerisi olmadan kullanılmaması gerekir.</p>

<p>Şiddetli dang vakalarında hastanede yakın takip, damar yoluyla sıvı tedavisi ve gerekli durumlarda kan ürünleri desteği uygulanabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/dang-virusu-nedir-belirtileri-neler-serdar-akinan-dang-virusu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/dang-virusu.jpg" type="image/jpeg" length="80920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden okulda diyabet rehberi: Bu belirtilere dikkat]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/sincan-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-okulda-diyabet-rehberi-bu-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/sincan-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-okulda-diyabet-rehberi-bu-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali diyabetli çocukların okulda yaşayabileceği hipoglisemi ve hiperglisemi durumlarında öğretmenlerin dikkat etmesi gereken belirtiler ve müdahale basamaklarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği</strong>nden Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali, okulda diyabetli çocuklarda yaşanabilecek acil durumlarda öğretmenlerin dikkat etmesi gereken belirtileri ve uygulanması gereken müdahale basamaklarını anlattı. Küçükali, özellikle <strong>hipoglisemi</strong>, <strong>hiperglisemi</strong>, kan şekeri takibi ve hangi durumlarda aile ile sağlık kuruluşuna haber verilmesi gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Diyabetli çocuklarda okulun rolü</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali, diyabetli çocukların günün büyük bölümünü okulda geçirdiğine dikkat çekerek, acil durumların ilk fark edildiği yerin çoğu zaman okul olduğunu söyledi. Öğretmenin durumu hızlı fark etmesinin önemine vurgu yapan Küçükali, amaçlarının panik yapmadan doğru müdahalenin gerçekleştirilebilmesi olduğunu dile getirdi. Diyabetli çocuklarda normal kan şekeri ve dengesi, <strong>hipoglisemi ve müdahalesi</strong>, <strong>hiperglisemi ve müdahalesi</strong> ile aile ve sağlık kuruluşuyla iletişime geçilmesi gereken durumların bilinmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><img alt="Uzm Dr Elif Tuğçe Tunca" class="detail-photo img-fluid" height="559" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/uzm-dr-elif-tugce-tunca.JPG" width="800" /></p>

<h2><strong>Normal kan şekeri hangi aralıkta?</strong></h2>

<p>Küçükali, diyabet tanısı bulunmayan kişiler için açlık kan şekerinin <strong>70-100 mg/dL</strong>, tokluk kan şekerinin ise <strong>140 mg/dL'nin altında</strong> olduğunu belirtti.</p>

<p>Kan şekerinin dengede tutulmasında temel düzenleyicinin insülin olduğunu ifade eden Küçükali, insülinin hücrelerin kapısını açtığını ve glukozun hücrelere girmesini sağladığını anlattı. Glukozun özellikle beynin temel enerji kaynağı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Diyabetli çocuklarda hedeflenen kan şekeri aralığının ise <strong>70-180 mg/dL</strong> olduğunu belirten Küçükali, bu aralığın çocukları hem yüksek hem de düşük kan şekerinin zararlarından korumak amacıyla daha geniş tutulduğunu söyledi. Özellikle küçük yaşta diyabet tanısı alan çocukların hipoglisemiden korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h2><img alt="Sağlık Raporu" class="detail-photo img-fluid" height="492" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/05/saglik-raporu.png" width="900" /></h2>

<h2><strong>Hipoglisemi: Kan şekeri 70 mg/dL'nin altında</strong></h2>

<p>Küçükali, <strong>hipogliseminin</strong> normalden düşük kan şekerini ifade eden tıbbi bir terim olduğunu belirterek, diyabetli çocuklarda en korkulan durumların başında geldiğini söyledi.</p>

<p>Beynin temel enerji kaynağının glukoz olduğunu hatırlatan Küçükali, kan şekerinin düşmesi halinde beyin fonksiyonlarının geçici veya kalıcı olarak etkilenebileceğini ifade etti. Ağır hipoglisemilerde nöbet ve koma gibi ciddi durumların meydana gelebileceğini, hatta ölüm tehlikesinin bulunabileceğini dile getirdi. Küçükali, <strong>70 mg/dL'nin altındaki kan şekeri değerinin hipoglisemi</strong> olarak değerlendirildiğini belirtti. Hipoglisemiye yatkınlık oluşturan faktörler arasında yeterli gıda alınmaması, insülinin fazla yapılması, egzersiz ve çölyak ile tiroid hastalıkları gibi hastalıkların bulunduğunu aktardı.</p>

<h2><img alt="Çocuklarda Yüksek Ateş" class="detail-photo img-fluid" height="492" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/cocuklarda-yuksek-ates.png" width="900" /></h2>

<h2><strong>Terleme, titreme ve ani davranış değişikliğine dikkat</strong></h2>

<p>Küçükali, hipogliseminin belirtileri arasında <strong>titreme, terleme, çarpıntı ve solukluk</strong> bulunduğunu söyledi. Sinirlilik, huzursuzluk, ani davranış değişiklikleri, ajitasyon, kabuslar ve kontrolsüz ağlamanın da belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Açlık hissi, baş ağrısı, bulantı, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, bulanık veya çift görme, konuşma bozukluğu, bilinç bulanıklığı, hafıza sorunları, baş dönmesi, koordinasyon bozukluğu, güçsüzlük, bilinç kaybı ve nöbetin de hipoglisemi belirtileri arasında bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Küçükali, hipogliseminin hafif ve ağır şekilde sınıflandırılabildiğini belirterek, hafif hipoglisemide kan şekerinin 70 mg/dL'nin altında olabileceğini ancak çocuğun iletişim kurabildiğini söyledi. Ağır hipoglisemide ise bilinç bozukluğu veya kaybı ile nöbet görülebildiğini ve bu durumun <strong>acil</strong> olduğunu vurguladı.</p>

<h2><img alt="Sağlık Diyabet Ankara" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/07/saglik-diyabet-ankara.JPG" width="900" /></h2>

<h2><strong>Bilinci açık çocukta ilk müdahale nasıl yapılmalı?</strong></h2>

<p>Hipoglisemi müdahalesinde öncelikle durumun tanınması, ardından tedavinin uygulanması gerektiğini belirten Küçükali, çocuğun bilinci açık ve ağızdan tedavi alabilecek durumda olması halinde kan şekeri <strong>70 mg/dL'nin altındaysa 2 küp şeker veya yarım kutu meyve suyu</strong>, <strong>55 mg/dL'nin altındaysa 4 küp şeker veya 1 kutu meyve suyu</strong> verilmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p>Bilinç bulanıklığı bulunan veya bilinci kapalı olan ve ağızdan tedavi alamayan çocuk için çocuğun sol yan pozisyonunda yatırılması ve kas içine glukagon uygulanması gerektiğini belirten Küçükali, kan şekerinin <strong>15 dakika sonra</strong> yeniden kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kontrolde kan şekeri <strong>70 mg/dL'nin altında</strong> ise tekrar şeker verilmesi, <strong>70 mg/dL'nin üzerinde</strong> ise ara öğün verilmesi gerektiğini aktaran Küçükali, bilinç kapalı ise tekrar glukagon uygulanması gerektiğini, bilinç açık ise kan şekeri değerine göre şeker veya ara öğün verilmesi gerektiğini ifade etti. Küçükali ayrıca aileye haber verilmesi, en kısa sürede hastaneye ulaşımın sağlanması ve çocuğun insülin pompası varsa durdurulması gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Hiperglisemi daha sessiz ilerleyebiliyor</strong></h2>

<p><strong>Hiperglisemiyi</strong> normalden yüksek kan şekeri olarak tanımlayan Küçükali, <strong>180 mg/dL'nin üzerindeki</strong> kan şekeri değerlerinin hiperglisemi olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Hipergliseminin hipoglisemi kadar “gürültülü” olmadığını belirten Küçükali, fark edilmemesi halinde büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Egzersiz, özellikle anaerobik egzersizler ve ağırlık kaldırma, sınav dönemi gibi stresli süreçler ile insülin dozunun yetmemesinin hiperglisemiye yatkınlık oluşturan faktörler arasında bulunduğunu aktardı. Çok su içme, çok idrara çıkma, çok acıkma, çok yeme ancak kilo kaybetme, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve ağız kuruluğunun hipergliseminin genel belirtileri olduğunu belirten Küçükali, bu belirtilerin diyabetin erken tanınmasına ve hipergliseminin fark edilmesine yardımcı olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><img alt="Sağlık (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="492" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/06/saglik-1-1.png" width="900" /></h2>

<h2><strong>Ağızda aseton kokusu ve hızlı nefes almaya dikkat</strong></h2>

<p>Küçükali, hiperglisemide <strong>ağızda kötü koku veya aseton kokusu, karın ağrısı, bulantı-kusma, hızlı nefes alma ve bilinç değişikliğinin</strong> acil belirtiler arasında bulunduğunu söyledi. Bu belirtilerin şeker komasının bulguları arasında değerlendirildiğini belirten Küçükali, özellikle genel durumdaki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.Kan şekeri <strong>180-270 mg/dL</strong> arasında olan, genel durumu iyi, bilinci açık ve aktif şikayeti bulunmayan çocukların bol su içmeye teşvik edilmesi ve tuvalete serbestçe gidebilmesine izin verilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>270 mg/dL ve üzerinde keton kontrolü</strong></h2>

<p>Kan şekeri <strong>270 mg/dL ve üzerinde</strong> olduğunda idrar ve/veya kan ketonu ölçülmesi gerektiğini belirten Küçükali, keton pozitifliği tespit edilmesi halinde diyabet tedavi planına göre insülin uygulanması, aileye haber verilmesi ve sağlık kuruluşuna en kısa sürede ulaşımın sağlanması gerektiğini söyledi. Küçükali, pozitif keton değerlerinin <strong>idrarda 2+ ve üzeri</strong>, kanda ise <strong>0,6 mmol/L ve üzeri</strong> olduğunu belirtti. Keton pozitifliği bulunan çocuğun sınava devam etmesinin veya egzersiz yapmasının uygun olmadığını dile getirdi.</p>

<h2><img alt="Sınav Kaygısı" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/06/sinav-kaygisi.webp" width="900" /></h2>

<h2><strong>Sınav sırasında diyabetli öğrenciye nasıl yaklaşılmalı?</strong></h2>

<p>Küçükali, sınav sırasında diyabetli öğrencilerin kan şekeri takibinin de önem taşıdığını belirtti. Bursluluk sınavı öncesinde kan şekeri <strong>190 mg/dL</strong> ölçülen bir öğrenci üzerinden örnek veren Küçükali, öğretmenin öğrencinin kan şekerini sınav içerisinde de takip etmesini ve gerektiğinde müdahale etmesini sağlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kan şekerinin 180 mg/dL'nin üzerinde olması durumunda çocuk kendini iyi hissediyorsa bol su içmeye teşvik edilmesi ve sınav süresince serbestçe tuvalete gidebilmesine izin verilmesi gerektiğini aktaran Küçükali, kan şekerinin bir saat sonra kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Küçükali ayrıca hiperglisemi nedeniyle kaybedilen zamanın sınavın sonuna eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><img alt="Sağlık-8" class="detail-photo img-fluid" height="492" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/06/saglik-8.png" width="900" /></h2>

<h2><strong>Hangi durumlarda aile ve sağlık kuruluşuna haber verilmeli?</strong></h2>

<p>Küçükali, öğretmenlerin hangi durumlarda aileyle iletişime geçmesi ve sağlık kuruluşuna ulaşılması gerektiğinin bilinmesinin önemli olduğunu söyledi. <strong>Hipoglisemi yaşanması, keton pozitifliği, kusma veya bilinç değişikliği</strong> durumlarında aileyle iletişime geçilmesi gerektiğini belirten Küçükali, öğretmenin kendisini güvende hissetmediği durumların da aileyle iletişim kurulmasını gerektirdiğini aktardı.</p>

<h2><strong>“Fark etmeniz ve hızlı davranmanız hayat kurtarabilir”</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Elif Tuğçe Tunca Küçükali, öğretmenlerin diyabetli çocuklar açısından kritik bir konumda bulunduğuna dikkat çekti. Diyabetli bir çocuk için okulda en güvenli kişinin öğretmen olduğunu belirten Küçükali, öğretmenlerin diyabetli çocuklar için kritik noktalardaki desteğinin sağlık çalışanlarının işini kolaylaştırdığını söyledi. Küçükali, <strong>“Fark etmeniz ve hızlı davranmanız hayat kurtarabilir”</strong> mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/sincan-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-okulda-diyabet-rehberi-bu-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/06/saglik-2-1.png" type="image/jpeg" length="72631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullarda diyabet gerçeği: Öğretmenlerin bu belirtileri bilmesi gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/okullarda-diyabet-gercegi-ogretmenlerin-bu-belirtileri-bilmesi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/okullarda-diyabet-gercegi-ogretmenlerin-bu-belirtileri-bilmesi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Diyabet Eğitim Hemşiresi Zehra Tanrıverdi, diyabetli öğrencilerde kan şekeri düşüklüğü ve yüksekliği sırasında yapılması gerekenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyabetli çocukların okul yaşamında kan şekeri düşüklüğü ve yüksekliği ciddi risk oluşturabiliyor. </strong>Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Çocuk Diyabet Eğitim Hemşiresi Zehra Tanrıverdi, <strong>okul ortamında kan şekeri takibi, beslenme ve egzersizin yanı sıra özellikle ağır hipoglisemi durumunda doğru müdahalenin önemine dikkat çekti.</strong></p>

<p>Okul çağındaki diyabetli çocuklar için günün büyük bölümünün geçtiği okul ortamında <strong>kan şekeri takibi</strong> kritik önem taşıyor. Dersler, öğünler, beden eğitimi ve günlük fiziksel aktiviteler kan şekeri üzerinde değişikliğe neden olabilirken, öğrencinin kendisini kötü hissettiği durumların erken fark edilmesi de önem taşıyor. Çocuk Diyabet Eğitim Hemşiresi <strong>Zehra Tanrıverdi</strong> tarafından hazırlanan içerikte, diyabet yönetiminin sağlıklı beslenme, insülin tedavisi, düzenli egzersiz ve kan şekeri takibinin birlikte yürütülmesine dayandığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Okulda Diyabet Sincan" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/okulda-diyabet-sincan.JPG" width="800" /></h2>

<h2><strong>Kan şekeri düşünce kritik belirtiler</strong></h2>

<p>Diyabetli çocuklarda en önemli risklerden biri <strong>hipoglisemi</strong>, yani kan şekerinin düşmesi. Ağır hipoglisemide bilinç bulanıklığı veya kaybı, nöbet ve yutkunma güçlüğü görülebiliyor. Bu belirtilerin ortaya çıkması halinde en kritik noktalardan biri, <strong>çocuğa ağızdan hiçbir şey verilmemesi</strong>. Böyle bir durumda çocuğun yere yan yatırılması ve ayaklarının yükseltilmesi gerekiyor. Bilinç kapalıysa glukagon uygulanması gerekiyor. İçerikte glukagonun kas içine, kol veya bacağın üst-dış bölümünden uygulanabileceği ve kıyafet üzerinden de yapılabileceği belirtiliyor. Burun spreyi şeklinde glukagon uygulamasının da bulunduğu aktarılıyor.</p>

<h2><img alt="Doğru Ölçüm Tekniği" class="detail-photo img-fluid" height="604" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/dogru-olcum-teknigi.JPG" width="800" /></h2>

<h2><strong>270 mg/dl sınırına dikkat</strong></h2>

<p>Bir diğer önemli durum ise <strong>hiperglisemi</strong>, yani kan şekerinin yükselmesi. Yetersiz insülin, fazla yemek, hareketsizlik ve enfeksiyon gibi nedenlerle ortaya çıkabilen hiperglisemide genel olarak 270 mg/dl üzerindeki değerlerin müdahale gerektirebileceği belirtiliyor. Kan şekeri 180-270 mg/dl arasında olduğunda su veya şekersiz içecek tüketilmesi ve mevcut tedavi planının uygulanması öne çıkıyor. Değerin 270 mg/dl ve üzerinde olması halinde ise iki ardışık yüksek ölçümün yanı sıra ateş, bulantı veya kusma gibi belirtilerin bulunması durumunda <strong>keton kontrolü</strong> yapılması gerekiyor. Ketonun pozitif veya yüksek çıkması halinde fiziksel aktivitenin durdurulması, aileyle iletişime geçilmesi ve insülin konusunda diyabet ekibinden destek alınması gerektiği belirtiliyor.</p>

<h2><img alt="Ölçüm Tekniği Diyabet" class="detail-photo img-fluid" height="601" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/olcum-teknigi-diyabet.JPG" width="800" /></h2>

<h2><strong>Parmak delme ihtiyacı yüzde 90 azalabiliyor</strong></h2>

<p>Diyabet yönetiminde kullanılan teknolojiler de çocukların günlük yaşamını kolaylaştırıyor. Sürekli glikoz izlem sensörlerinin <strong>parmak delme ihtiyacını yüzde 90 azalttığı</strong>, 24 saat boyunca ölçüm yaptığı ve her 5 dakikada bir veri gönderdiği belirtiliyor. Sensörler, kan şekeri düşmeden veya aşırı yükselmeden önce alarm verebiliyor. Sensörlerdeki trend okları da kan şekerinin yönünü gösteriyor. Yukarı ok hızlı yükselişi, yatay ok dengeli seyri, aşağı ok ise hızlı düşüşü ifade ediyor. Ancak sensör değeri ile parmak ölçümü arasında <strong>5 ila 15 dakikalık fark</strong> bulunabiliyor.</p>

<h2><img alt="Diyabet Okulda" class="detail-photo img-fluid" height="590" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/diyabet-okulda.JPG" width="800" /></h2>

<h2><strong>Ara öğün ve egzersiz dengesi önemli</strong></h2>

<p>Diyabetli çocuklarda okul saatlerinde ara öğünlerin atlanmaması gerekiyor. Kantinlerde şekerli içecekler yerine su, süt veya ayran tercih edilmesi önerilirken, doğum günü ve kutlama gibi etkinliklerde önceden aileye bilgi verilmesi gerektiği belirtiliyor. Egzersiz de kan şekeri üzerinde doğrudan etkili olduğu için beden eğitimi derslerinde dikkat gerekiyor. Egzersiz öncesinde kan şekeri ölçülmesi ve çocuğun yanında meyve suyu veya kesme şeker bulundurulması gerektiği aktarılıyor. Kan şekeri 270 mg/dl'nin üzerindeyse ve keton bulunuyorsa egzersiz yapılmaması gerekiyor.</p>

<p>Diyabetli öğrencinin kendisini kötü hissettiğinde dersten çıkabilmesine, sınıfta kan şekeri ölçmesine ve ara öğününü tüketmesine izin verilmesi gerekiyor. Ayrıca öğretmenlerin acil durum çantasının yerini bilmesi önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/okullarda-diyabet-gercegi-ogretmenlerin-bu-belirtileri-bilmesi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/07/saglik-diyabet-ankara.JPG" type="image/jpeg" length="36999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın vazgeçilmezi buzlu kahveler için uzmanından kritik uyarı: Masum görünüyor ama şeker deposu olabilir!]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/yazin-vazgecilmezi-buzlu-kahveler-icin-uzmanindan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/yazin-vazgecilmezi-buzlu-kahveler-icin-uzmanindan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının vazgeçilmez içeceklerinden buzlu kahveler, içeriğine göre yüksek miktarda şeker ve kalori barındırabiliyor. Diyetisyen Edanur Usta, özellikle aromalı, şuruplu ve kremalı seçeneklerin kontrollü tüketilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>“BUZLU KAHVELER HER ZAMAN MASUM DEĞİL”</strong></h2>

<p>Yaz sıcaklarında serinlemek isteyenlerin ilk tercihleri arasında yer alan buzlu kahveler, doğru içerikle hazırlandığında düşük kalorili ve antioksidan açısından zengin bir seçenek olabiliyor. Ancak İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir'den Diyetisyen Edanur Usta, özellikle hazır satılan veya kahve zincirlerinden alınan aromalı buzlu kahvelerin yüksek şeker ve kalori içerikleri nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sade kahve, su ve buzdan hazırlanan buzlu kahvelerin düşük kalorili olduğunu dile getiren Dyt. Usta, "Tüketicilerin en sık yaptığı hata, buzlu kahveyi yalnızca kahve olarak değerlendirmeleridir. Aromalı şuruplar, karamel sosları ve krema ilaveleri içeceğin kalori ve şeker miktarını ciddi oranda artırabiliyor. Özellikle gizli şeker kaynakları göz ardı edilmemelidir" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“BUZLU KAHVE SUYUN YERİNİ TUTMAZ”</strong></h2>

<p>Kahvenin ana aktif bileşeni olan kafeinin diüretik etki gösterdiğini belirten Dyt. Usta, "Sıcak havalarda kaybedilen sıvının yerine su yerine kahve tüketmek dehidrasyon riskini artırabilir. Buzlu kahveler serinlik hissi verse de günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı su olmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“TEK BARDAKTA GÜNLÜK ŞEKER SINIRI AŞILABİLİYOR”</strong></h2>

<p>Hazır satılan buzlu kahvelerin en büyük risklerinden birinin gizli şeker ve doymuş yağ içeriği olduğunu söyleyen Dyt. Usta, "Kremalı ve aromalı standart bir buzlu kahve 300-500 kalori ile 40-60 gram ilave şeker içerebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü günlük ilave şeker tüketiminin yaklaşık 25 gramı geçmemesini öneriyor. Tek bir bardak aromalı buzlu kahveyle bu miktar iki katına ulaşılabiliyor" diye konuştu.</p>

<h2><strong>“YAZ AYLARINDA MİKROBİYOLOJİK RİSK DE ARTIYOR”</strong></h2>

<p>Süt içeren buzlu kahvelerde hijyen koşullarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Usta, "Yetersiz soğutulan veya uzun süre oda sıcaklığında bekletilen sütlü kahvelerde gıda zehirlenmesine yol açabilen bakteriler hızla çoğalabilir. Ayrıca düzenli temizlenmeyen buz makineleri de mikrobiyolojik kontaminasyon açısından risk oluşturabilir. Açıkta beklemiş veya soğuk zinciri bozulmuş sütlü içeceklerden kaçınılmalıdır" dedi.</p>

<h2><strong>“AROMALI KAHVELER TATLIYA DÖNÜŞEBİLİYOR”</strong></h2>

<p>Sade espresso veya cold brew bazlı kahvelerin oldukça düşük kalorili olduğunu kaydeden Dyt. Usta, "Şurup, krema ve ilave şekerle hazırlanan kahveler ise yüksek glisemik yüke sahip içeceklere dönüşebiliyor. Bu durum kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak iştahı artırabilir ve uzun vadede insülin direnci ile metabolik sendrom riskini yükseltebilir" açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>“GÜNLÜK KAFEİN TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ”</strong></h2>

<p>Sağlıklı yetişkinler için günlük güvenli kafein sınırının yaklaşık 400 miligram olduğunu ifade eden Dyt. Usta, "Gün içerisinde hem sıcak hem de buzlu kahve tüketildiğinde bu sınır farkında olmadan aşılabiliyor. Aşırı kafein tüketimi çarpıntı, hipertansiyon, anksiyete, uykusuzluk ve mide şikâyetlerine yol açabilir" dedi.</p>

<h2><strong>“BAZI KİŞİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI”</strong></h2>

<p>Hamile ve emziren kadınların günlük kafein tüketimini 200 miligram ile sınırlandırması gerektiğini söyleyen Dyt. Usta, hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, reflü ve gastrit gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin de buzlu kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.</p>

<p>Dyt. Usta, çocuklar ve ergenlerde ise özellikle yüksek şeker içeren buzlu kahvelerin kontrollü tüketilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“AÇ KARNINA TÜKETMEYİN”</strong></h2>

<p>Aç karnına tüketilen kafeinli içeceklerin mide asidi salgısını artırabileceğine değinen Dyt. Usta, "Özellikle reflü, gastrit veya ülser öyküsü bulunan kişilerde mide yanması ve sindirim sistemi şikâyetleri görülebilir. Bu yüzden buzlu kahvenin hafif bir öğünden sonra tüketilmesi daha uygun olacaktır" dedi.</p>

<h2><strong>“EVDE HAZIRLANAN BUZLU KAHVELER DAHA AVANTAJLI”</strong></h2>

<p>Kilo kontrolü sağlayan kişilerin de doğru içerikle hazırlanmış buzlu kahveleri tüketebileceğini belirten Dyt. Usta, şu bilgileri paylaştı: "Cold brew veya espresso bazlı sade ya da sütlü kahveler tercih edilebilir. Aromalı şuruplar yerine tarçın veya vanilya özütü gibi doğal aroma vericiler kullanılabilir. Evde hazırlanan kahvelerde içerik tamamen kontrol edilebilirken, hazır ürünlerde etiket okunmalı; glikoz-fruktoz şurubu, karamel sosu, krema ve ilave şeker içeren ürünler mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır."</p>

<h2><strong>“SERİNLEMEK İÇİN ÖNCELİĞİNİZ SU OLSUN”</strong></h2>

<p>Yaz aylarında serinlemek isteyenlere önerilerde bulunan Dyt. Usta, "Vücudun sıcak havalarda öncelikli ihtiyacı su dengesini korumaktır. Buzlu kahveler su yerine değil, keyif amaçlı ve doğru içerikle hazırlandığında ara öğün alternatifi olarak değerlendirilmelidir. Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı ise her zaman su olmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/yazin-vazgecilmezi-buzlu-kahveler-icin-uzmanindan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w765763-01.jpg" type="image/jpeg" length="23274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çeşmeden su içmişti: 6 yaşındaki çocuğun boğazından sülük çıktı]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/cesmeden-su-icmisti-6-yasindaki-cocugun-bogazindan-suluk-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/cesmeden-su-icmisti-6-yasindaki-cocugun-bogazindan-suluk-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt’in Baykan ilçesinde yaklaşık 10 gün önce çeşmeden su içen 6 yaşındaki M.E., yaşadığı rahatsızlık sonrası ailesi tarafından hastaneye götürüldü. Küçük çocuğun boğazında sülük olduğu ortaya çıktı. Sağlık ekiplerinin müdahalesiyle çıkarılan sülüğün büyüklüğü dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siirt’in Baykan ilçesinde yaklaşık 10 gün önce çeşmeden su içen 6 yaşındaki M.E., yaşadığı rahatsızlık sonrası ailesi tarafından hastaneye götürüldü. Küçük çocuğun boğazında sülük olduğu ortaya çıktı. Sağlık ekiplerinin müdahalesiyle çıkarılan sülüğün büyüklüğü dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Tam 10 Gun Sonra Ortaya Cikti Ailesi Kucuk Cocugun Bogazindan Cikani Gorunce Sok Geci 3352869 202608111937 2" class="detail-photo img-fluid" height="1384" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/tam-10-gun-sonra-ortaya-cikti-ailesi-kucuk-cocugun-bogazindan-cikani-gorunce-sok-geci-3352869-202608111937-2.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>10 GÜN SONRA RAHATSIZLANDI</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, 6 yaşındaki M.E. yaklaşık 10 gün önce çeşmeden su içti. Aradan geçen sürenin ardından rahatsızlık hisseden çocuğun ailesi, boğazında farklı bir cisim olduğunu fark etti.</p>

<p>Bunun üzerine aile, M.E.'yi Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdü.</p>

<h2><strong>BOĞAZINDAN SÜLÜK ÇIKARILDI</strong></h2>

<p>Hastanede yapılan kontrollerde küçük çocuğun boğazında sülük bulunduğu belirlendi. Sağlık ekiplerinin müdahalesiyle sülük, çocuğun boğazından çıkarıldı.</p>

<p>Çıkarılan sülüğün büyüklüğü dikkat çekerken, M.E.'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/cesmeden-su-icmisti-6-yasindaki-cocugun-bogazindan-suluk-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 01:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/tam-10-gun-sonra-ortaya-cikti-ailesi-kucuk-cocugun-bogazindan-cikani-gorunce-sok-geci-3352869-202608111937-1.webp" type="image/jpeg" length="95346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni evlenmişti, mutluluğu bir hafta sürdü! Feci kazada yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/yeni-evlenmisti-mutlulugu-bir-hafta-surdu-feci-kazada-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/yeni-evlenmisti-mutlulugu-bir-hafta-surdu-feci-kazada-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’da otomobilin şarampole devrildiği kazada 23 yaşındaki Halil Aksak hayatını kaybetti, aynı aileden 4 kişi yaralandı. Aksak’ın yaklaşık bir hafta önce evlendiği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin takla atarak şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazası, bir ailenin sevincini yasa çevirdi. Kazada yaklaşık bir hafta önce evlendiği öğrenilen 23 yaşındaki Halil Aksak hayatını kaybederken, aynı aileden 4 kişi yaralandı.</p>

<p>Aksak ve beraberindekilerin, akrabaları tarafından verilen yemek davetine katılmak üzere Viranşehir’e gittikleri sırada kazanın meydana geldiği belirtildi.</p>

<h2><strong>OTOMOBİL TAKLA ATARAK TARLAYA SAVRULDU</strong></h2>

<p>Kaza, Ceylanpınar-Viranşehir yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Halil Aksak idaresindeki 63 AN 589 plakalı otomobil, henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.</p>

<p>Savrulan otomobil takla atarak yol kenarındaki tarlaya devrildi. Kazanın şiddetiyle araçta bulunan Halil Aksak ile S.N.A., M.N.A., M.A. ve A.A. yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>EKİPLER OLAY YERİNE SEVK EDİLDİ</strong></h2>

<p>Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ekibi ile jandarma sevk edildi. Sağlık ekipleri, araçta bulunan yaralılara müdahale etti. Ekiplerin yaptığı kontrollerde 23 yaşındaki Halil Aksak’ın hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<h2><strong>AYNI AİLEDEN 4 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI</strong></h2>

<p>Kazada yaralanan S.N.A., M.N.A., M.A. ve A.A. ise sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Ceylanpınar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<p>Aynı aileden oldukları belirtilen 4 yaralı hastanede tedavi altına alınırken, kazanın ardından jandarma ekipleri bölgede inceleme yaptı.</p>

<h2><strong>BİR HAFTA ÖNCE EVLENDİĞİ ÖĞRENİLDİ</strong></h2>

<p>Kazada hayatını kaybeden Halil Aksak’ın yaklaşık bir hafta önce evlendiği öğrenildi. Genç yaşta hayatını kaybeden Aksak’ın ölümü ailesini ve yakınlarını yasa boğdu.</p>

<p>Aksak’ın beraberindeki aile üyeleriyle birlikte akrabalarının verdiği yemek davetine katılmak üzere Viranşehir’e doğru yola çıktığı, kazanın da bu yolculuk sırasında meydana geldiği belirtildi.</p>

<p><img alt="A W764946 03" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w764946-03.jpg" width="960" /></p>

<h2><strong>KAZAYLA İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI</strong></h2>

<p>Jandarma ekipleri, kazanın meydana geliş nedeninin belirlenmesi için çalışma başlattı. Otomobilin kontrolden çıkmasına neden olan koşulların yapılacak incelemeler sonucunda netlik kazanması beklenirken, kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/yeni-evlenmisti-mutlulugu-bir-hafta-surdu-feci-kazada-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ankaranethaber.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="20140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da Nöroonkoloji Sempozyumu düzenlenecek: Tarih belli oldu]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/ankarada-noroonkoloji-sempozyumu-duzenlenecek-tarih-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/ankarada-noroonkoloji-sempozyumu-duzenlenecek-tarih-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroonkoloji Sempozyumu, 27-28 Kasım 2026 tarihlerinde Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Nöroonkoloji alanındaki güncel gelişmelerin ele alınacağı etkinliğe katılım, sınırlı kontenjan dahilinde ücretsiz olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nöroonkoloji Sempozyumu</strong>, 27-28 Kasım 2026 tarihlerinde Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlikte nöroonkoloji alanındaki güncel gelişmelerin ele alınması beklenirken, sempozyuma katılım sınırlı kontenjan dahilinde ücretsiz olacak. Ankara’da sağlık alanındaki bilimsel etkinliklere bir yenisi daha eklenecek. <strong>Nöroonkoloji Sempozyumu</strong>, 27-28 Kasım 2026 tarihlerinde <strong>Konferans Merkezi</strong>’nde düzenlenecek. Nöroloji, beyin cerrahisi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve ilgili sağlık alanlarını bir araya getiren nöroonkoloji, özellikle merkezi sinir sistemi tümörlerinin tanı, tedavi ve takibinde farklı uzmanlık dallarının birlikte çalışmasını gerektiren bir alan olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Elon Musk Beyin Çipi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/11/elon-musk-beyin-cipi.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>Nöroonkoloji nedir?</strong></h2>

<p><strong>Nöroonkoloji</strong>, beyin, omurilik ve merkezi sinir sistemini etkileyen tümörlerin yanı sıra kanserlerin sinir sistemi üzerindeki etkileriyle ilgilenen tıp dalıdır. Alan; tümörlerin tanısının konulması, hastalığın özelliklerinin belirlenmesi, uygun tedavi yöntemlerinin planlanması ve tedavi sonrasında hastaların takip edilmesi gibi süreçleri kapsıyor. Beyin ve omurilikte gelişen tümörler, bulundukları bölgeye ve büyüklüklerine bağlı olarak farklı belirtilere neden olabiliyor. Baş ağrısı, nöbet, görme veya konuşma bozuklukları, denge sorunları, güç kaybı ve bilişsel değişiklikler bazı hastalarda görülebilen belirtiler arasında yer alıyor. Ancak bu belirtilerin tek başına beyin tümörüne işaret etmediği ve farklı sağlık sorunlarında da ortaya çıkabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Beyin Sapi Tumoru 1663023263" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/05/beyin-sapi-tumoru-1663023263.jpg" width="1000" /></p>

<h2><strong>Beyin ve omurilik tümörleri nöroonkolojinin önemli çalışma alanları arasında</strong></h2>

<p><strong>Nöroonkolojinin</strong> temel çalışma alanlarından birini merkezi sinir sistemi tümörleri oluşturuyor. Beyin tümörleri, tümörün kaynaklandığı hücreye, yerleşim bölgesine ve biyolojik özelliklerine göre farklı sınıflandırmalara ayrılabiliyor. Bunun yanında vücudun başka bölgelerinde başlayan bazı kanserler de beyne veya merkezi sinir sistemine yayılabiliyor. Bu durumlarda ortaya çıkan beyin metastazları da nöroonkolojinin çalışma alanları içerisinde değerlendiriliyor. Hastalığın türü ve özellikleri belirlendikten sonra tedavi planı hastaya göre şekillendiriliyor. Cerrahi, radyoterapi, ilaç tedavileri ve bazı hastalarda hedefe yönelik veya bağışıklık sistemi üzerinden etki gösteren tedavi yaklaşımları, hastalığın özelliklerine göre tedavi planının farklı parçalarını oluşturabiliyor.</p>

<p><img alt="Dünya Epilepsi Günü 10 Şubat Brain Mor Beyin" class="detail-photo img-fluid" height="737" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/02/dunya-epilepsi-gunu-10-subat-brain-mor-beyin.webp" width="1117" /></p>

<h2><strong>Tanı sürecinde farklı yöntemler kullanılıyor</strong></h2>

<p><strong>Nöroonkoloji alanında tanı</strong>, hastanın şikayetleri ve nörolojik değerlendirmesinin yanı sıra görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde patolojik incelemelerle gerçekleştiriliyor. Manyetik rezonans görüntüleme (MR), beyin ve omurilikteki lezyonların değerlendirilmesinde önemli görüntüleme yöntemlerinden biri olarak kullanılıyor. Bazı hastalarda tümörün türünü ve biyolojik özelliklerini belirlemek amacıyla cerrahi sırasında veya biyopsiyle alınan doku örneklerinin patolojik ve moleküler incelemeleri yapılabiliyor. Bu değerlendirmeler, tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olabiliyor. Tanı ve tedavi sürecinin karmaşık olması nedeniyle hastaların değerlendirilmesinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışması önem taşıyor. Beyin ve sinir cerrahisi, nöroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji gibi branşlar hastanın durumuna göre tedavi sürecine dahil olabiliyor.</p>

<p><img alt="Beyin Sapi Nedir Buyuk Anadolu Hastanesi" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/05/beyin-sapi-nedir-buyuk-anadolu-hastanesi.jpg" width="960" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tedavi planı hastaya göre belirleniyor</strong></h2>

<p><strong>Nöroonkolojik tedavi</strong>, tümörün türü ve derecesi, bulunduğu bölge, büyüklüğü, yayılım durumu ve hastanın genel sağlık özellikleri gibi birçok faktör dikkate alınarak planlanıyor. Cerrahi tedavinin uygun olduğu hastalarda amaç, tümörün güvenli şekilde çıkarılması veya tümörden tanı için doku alınması olabilir. Radyoterapi ise bazı tümörlerde cerrahi sonrasında veya hastalığın özelliklerine göre farklı tedavi stratejilerinin bir parçası olarak kullanılabiliyor. İlaç tedavileri de tümörün özelliklerine bağlı olarak tedavi planında yer alabiliyor. Günümüzde tümörlerin yalnızca bulunduğu bölgeye göre değil, moleküler ve genetik özellikleri bakımından da değerlendirilmesi tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Beyin-2" class="detail-photo img-fluid" height="406" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/10/beyin-2.jpg" width="600" /></p>

<h2><strong>Nöroonkoloji Sempozyumu 27-28 Kasım’da yapılacak</strong></h2>

<p>Bu kapsamda gerçekleştirilecek <strong>Nöroonkoloji Sempozyumu</strong>, 27-28 Kasım 2026 tarihlerinde Konferans Merkezi’nde düzenlenecek. İki gün sürecek etkinlikte nöroonkoloji alanındaki güncel gelişmelerin, bilimsel yaklaşımların ve tedavi süreçlerine ilişkin konuların ele alınması bekleniyor. Sempozyumun, nöroonkoloji alanında çalışan sağlık profesyonellerinin bilimsel bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabileceği bir platform olması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Nöroonkoloji Sempozyumu</strong>na katılım sınırlı kontenjan dahilinde ücretsiz olacak. Etkinliğe ilişkin duyuruda kontenjanın sınırlı olduğu belirtilirken, katılmak isteyenlerin kayıt işlemlerini önceden tamamlaması gerekiyor. 27-28 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek sempozyum, <strong>nöroonkoloji</strong>, beyin ve merkezi sinir sistemi tümörleri ile bu alandaki güncel tanı ve tedavi yaklaşımlarının gündeme taşınacağı bilimsel etkinliklerden biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/ankarada-noroonkoloji-sempozyumu-duzenlenecek-tarih-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/07/dunya-beyin-gunu-22-temmuz-ebru-ozturk-epilepsi-ve-yasam-dernegi.webp" type="image/jpeg" length="57286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda yüksek ateşte bu belirtilere dikkat]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/cocuklarda-yuksek-ateste-bu-belirtilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/cocuklarda-yuksek-ateste-bu-belirtilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda yüksek ateş konusunda uyarıda bulunan Ankara Etlik Şehir Hastanesi, özellikle küçük bebeklerde yüksek ateş, nefes darlığı, morarma, havale, bilinç değişikliği ve sıvı alamama gibi belirtilerde acil sağlık başvurusu yapılması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara Etlik Şehir Hastanesi</strong>, çocuklarda <strong>yüksek ateş</strong> konusunda ailelere yönelik önemli uyarılarda bulundu. Hastane tarafından yapılan bilgilendirmede, ateşin birçok enfeksiyonun belirtisi olabileceği ancak her yüksek ateşin acil bir duruma işaret etmediği belirtilerek, çocuğun yaşı, ateşin derecesi, süresi ve eşlik eden belirtilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Çocuklarda ateş, özellikle enfeksiyon dönemlerinde ailelerin en sık karşılaştığı sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. <strong>Ankara Etlik Şehir Hastanesi</strong> tarafından paylaşılan bilgilendirmede ise ateşin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="Saglık Atama Türkiye Kpss" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2025/12/saglik-atama-turkiye-kpss.JPG" width="724" /></p>

<h2><strong>Çocuklarda yüksek ateş ne zaman acil?</strong></h2>

<p>Hastanenin bilgilendirmesine göre bazı durumlarda <strong>çocuklarda yüksek ateş</strong> acil sağlık başvurusunu gerektirebiliyor. Özellikle <strong>3 aydan küçük bebeklerde 38 derece ve üzerindeki ateş</strong> ile <strong>3-6 aylık bebeklerde 39 derece ve üzerindeki ateş</strong> durumunda acil başvuru yapılması gerektiği belirtildi. Ateşin yanı sıra <strong>nefes darlığı, hızlı veya zor nefes alma</strong> görülmesi de dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Çocuğun dudaklarında veya tırnaklarında morarma ya da renk değişikliği meydana gelmesi halinde de acil sağlık değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>Havale ve bilinç değişikliğine dikkat</strong></h2>

<p><strong>Yüksek ateşe eşlik eden havale</strong>, çocuğun durumunun yakından değerlendirilmesini gerektiren belirtiler arasında bulunuyor. Bunun yanı sıra şiddetli halsizlik, çocuğun uyandırılamaması veya bilinç bulanıklığı görülmesi halinde acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği bildirildi.Çocuğun yeterli sıvı alamaması, sürekli kusması, idrar miktarının azalması veya <strong>8 saatten uzun süre idrar yapmaması</strong> da acil başvuru gerektirebilecek belirtiler arasında sıralandı.</p>

<p><img alt="Çocuklarda Yüksek Ateş" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/cocuklarda-yuksek-ates.png" width="1280" /></p>

<h2><strong>Ateş 3 günden uzun sürerse dikkat</strong></h2>

<p>Hastanenin paylaşımında <strong>ateşin 3 günden uzun sürmesi veya düştükten sonra yeniden yükselmesi</strong> durumunda da sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtildi. Ateşin süresi kadar çocuğun genel durumunun da önemli olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle ailelerin yalnızca ateş değerine değil, çocuğun genel durumunda meydana gelen değişikliklere de dikkat etmesi gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hangi durumlarda poliklinik başvurusu uygun olabilir?</strong></h2>

<p>Her ateşin acil başvuru gerektirmediğini belirten <strong>Ankara Etlik Şehir Hastanesi</strong>, bazı durumlarda poliklinik değerlendirmesinin uygun olabileceğini bildirdi. <strong>38-39 derece arasındaki ateşin 2-3 gün sürmesi</strong>, çocuğun genel durumunun iyi olması ve ateş düşürücü sonrasında ateşin düşerek çocuğun oyun oynayabilmesi ve beslenebilmesi bu durumlar arasında gösterildi. Hafif öksürük, burun akıntısı veya boğaz ağrısıyla birlikte görülen ateşte de poliklinik başvurusu uygun olabilir. Ayrıca <strong>aşı sonrasında gelişen ateş</strong> ile düzenli doktor kontrolünde takip edilen kronik hastalığı bulunan çocuklarda ortaya çıkan ateşin de sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<h2><img alt="Çocuklarda Yüksek Ateş-1" class="detail-photo img-fluid" height="796" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/cocuklarda-yuksek-ates-1.JPG" width="600" /></h2>

<h2><strong>Ateşin derecesi kadar çocuğun genel durumu da önemli</strong></h2>

<p><strong>Ankara Etlik Şehir Hastanesi</strong>, çocuklarda yüksek ateşin değerlendirilmesinde tek başına ateş derecesine odaklanılmaması gerektiğine işaret etti. Çocuğun yaşı, ateşin ne kadar süredir devam ettiği ve ateşe eşlik eden belirtilerin birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığı bildirildi. Ailelerin özellikle küçük bebeklerde yüksek ateş, solunum güçlüğü, morarma, havale, bilinç değişikliği, sıvı alamama ve idrar azalması gibi belirtilerle karşılaşması halinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/cocuklarda-yuksek-ateste-bu-belirtilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/07/saglik-diyabet-ankara.JPG" type="image/jpeg" length="39414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'nden Ankara'ya zamanla yarış! Ağır yaralı hasta hava ambulansıyla sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/kirklarelinden-ankaraya-zamanla-yaris-agir-yarali-hasta-hava-ambulansiyla-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/kirklarelinden-ankaraya-zamanla-yaris-agir-yarali-hasta-hava-ambulansiyla-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nde darp sonucu ağır yaralanan 27 yaşındaki hasta, başarılı ameliyatın ardından ileri düzey tedavi ihtiyacı nedeniyle kapsamlı bir koordinasyonla Sağlık Bakanlığına ait hava ambulansıyla Ankara'daki Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli'nde darp sonucu ağır yaralanan 27 yaşındaki bir hasta için sağlık ekipleri adeta zamanla yarıştı. Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen ilk müdahale, yoğun bakım tedavisi ve başarılı cerrahi operasyonun ardından ileri düzey tedavi gereksinimi bulunan hasta, Sağlık Bakanlığına ait hava ambulansıyla Ankara'ya sevk edildi. Süreç boyunca farklı kurumların koordinasyon içinde çalışması, başarılı bir sağlık organizasyonu örneği olarak dikkat çekti.</p>

<h2><strong>İLK DEĞERLENDİRMEDE HAYATİ BULGULAR TESPİT EDİLDİ</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, darp sonucu ağır yaralanan 27 yaşındaki hasta Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı. Yapılan ilk tetkiklerde hastada kafatası kırıkları ile kafa içi kanama olduğu belirlendi. Durumunun ciddiyeti nedeniyle vakit kaybetmeden Yoğun Bakım Ünitesi'ne alınan hasta, burada yakın takip altına alındı. Kontrol tetkiklerinin tamamlanmasının ardından Beyin ve Sinir Cerrahisi ekibi tarafından ameliyata alınan hastanın cerrahi müdahalesi başarıyla gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>GÖRME KAYBI RİSKİ İLERİ TEDAVİ KARARINI BERABERİNDE GETİRDİ</strong></h2>

<p>Ameliyat sonrası tedavi süreci devam ederken, Göz Hastalıkları uzmanlarının yaptığı değerlendirmede hastanın bir gözünde kalıcı görme kaybı riski bulunduğu tespit edildi. Bunun üzerine hastanın daha kapsamlı imkanlara sahip üçüncü basamak bir sağlık kuruluşunda tedavisinin sürdürülmesine karar verildi. Uzman ekiplerin ortak değerlendirmesi sonucunda ileri tedavi gereksinimi doğrultusunda sevk süreci başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W762425 01" class="detail-photo img-fluid" height="629" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w762425-01.jpg" width="999" /></p>

<h2><strong>UYGUN MERKEZ İÇİN BİRÇOK İLLE GÖRÜŞÜLDÜ</strong></h2>

<p>Hastanın nakil organizasyonu Kırklareli Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda yürütüldü. İlk olarak Trakya Bölgesi ve İstanbul'daki uygun sağlık merkezleri değerlendirildi. Ancak uygun merkezin bulunamaması üzerine Türkiye'nin farklı illerindeki üçüncü basamak sağlık kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. Yoğun koordinasyon çalışmaları sonucunda Ankara'daki Gazi Üniversitesi Hastanesi hastayı kabul etti ve sevk süreci hızla planlandı.</p>

<h2><strong>HAVA AMBULANSIYLA ANKARA'YA GÜVENLİ NAKİL</strong></h2>

<p>Hastanın kabul işlemlerinin tamamlanmasının ardından Sağlık Bakanlığı Ankara Sağlık Hava Koordinasyon Merkezi ile gerekli planlama yapıldı. Kısa sürede hazırlıklar tamamlanırken, hasta Kırklareli 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından güvenli şekilde İstanbul Atatürk Havalimanı'na ulaştırıldı. Burada Sağlık Bakanlığına ait hava ambulansına alınan hasta, ileri tedavisinin sürdürülmesi amacıyla Ankara'ya sevk edilerek Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne nakledildi.</p>

<h2><strong>HASTANEDEN SAĞLIK EKİPLERİNE TEŞEKKÜR</strong></h2>

<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, hastanın ilk müdahalesinden ameliyat sürecine, yoğun bakım tedavisinden ulusal sevk organizasyonuna kadar görev alan tüm ekiplerin özverili çalışmaları vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada; hekimlere, sağlık çalışanlarına, Kırklareli 112 Acil Sağlık ekiplerine, Komuta Kontrol Merkezi personeline ve Sağlık Bakanlığı Ankara Sağlık Hava Koordinasyon Merkezi çalışanlarına gösterdikleri koordinasyon ve fedakârlık nedeniyle teşekkür edilirken, tedavisi Ankara'da devam eden hastaya acil şifalar dilendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/kirklarelinden-ankaraya-zamanla-yaris-agir-yarali-hasta-hava-ambulansiyla-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 04:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w762425-02.jpg" type="image/jpeg" length="38472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sincan'da Miniklere Sağlıklı Gülüş Eğitimi!]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/sincanda-miniklere-saglikli-gulus-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/sincanda-miniklere-saglikli-gulus-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü, çocuklarda erken yaşta ağız ve diş sağlığı bilincini güçlendirmek amacıyla ilçedeki Kur'an kurslarında eğitim programı düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü</strong>, koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında çocukların <strong>ağız ve diş sağlığı</strong> konusunda bilinçlenmesini sağlamak amacıyla eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda, <strong>5 Ağustos</strong> tarihinde ilçedeki <strong>Kur'an kurslarında</strong> eğitim gören çocuklarla bir araya gelen sağlık ekipleri, ağız ve diş sağlığına yönelik farkındalık eğitimi gerçekleştirdi. Programda görev alan <strong>diş hekimleri</strong>, çocuklara sağlıklı dişlerin korunması için dikkat edilmesi gereken temel kuralları anlatarak ağız hijyeninin önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Sağlılı Diş Eğitimi Sincan" class="detail-photo img-fluid" height="790" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglili-dis-egitimi-sincan.png" width="1035" /></p>

<h2><strong>Doğru diş fırçalama alışkanlığı anlatıldı</strong></h2>

<p>Eğitimlerde çocuklara, dişlerin günde en az iki kez doğru tekniklerle fırçalanması, diş fırçası ve diş macunu kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar ile şekerli gıdaların diş sağlığı üzerindeki etkileri hakkında bilgi verildi. Diş hekimleri ayrıca düzenli diş hekimi kontrollerinin, erken teşhis ve tedavi açısından önem taşıdığını vurgulayarak çocukların sorularını da yanıtladı.</p>

<h2><strong>Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında farkındalık oluşturuldu</strong></h2>

<p><strong>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü</strong>, eğitim programıyla çocuklarda erken yaşta sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılmasını ve ağız-diş hastalıklarının önlenmesine yönelik farkındalığın artırılmasını hedefledi. Yetkililer, çocukların edindikleri doğru alışkanlıkların yaşam boyu ağız ve diş sağlığının korunmasına katkı sağlayacağını belirterek benzer eğitim çalışmalarının farklı okullar ve eğitim kurumlarında da sürdürüleceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Sağlıklı Diş Eğitimi Ankara" class="detail-photo img-fluid" height="792" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglikli-dis-egitimi-ankara.png" width="1037" /></h2>

<h2><strong>Ağız ve diş sağlığı neden önemli?</strong></h2>

<p>Uzmanlar, çocukluk döneminde kazanılan doğru <strong>ağız ve diş sağlığı</strong> alışkanlıklarının diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor. Düzenli diş fırçalama, dengeli beslenme ve periyodik diş hekimi kontrolleri sayesinde çocukların ağız sağlığı korunurken, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek birçok sağlık sorununun da önüne geçilebiliyor. <strong>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü</strong>, toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarını çocuklar başta olmak üzere farklı yaş gruplarına yönelik programlarla sürdürmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/sincanda-miniklere-saglikli-gulus-egitimi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/saglikli-dis-egitimi-sincan.png" type="image/jpeg" length="69887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebeklerin Sağlıklı Geleceği İçin Sincan'da Önemli Eğitim Programı]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/bebeklerin-saglikli-gelecegi-icin-sincanda-onemli-egitim-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/bebeklerin-saglikli-gelecegi-icin-sincanda-onemli-egitim-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[incan İlçe Sağlık Müdürlüğü, 1-7 Ağustos Emzirme Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle anne adaylarını ve aileleri bilinçlendirmeyi sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü</strong>, <strong>1-7 Ağustos Emzirme Haftası</strong> dolayısıyla emzirme konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi. <strong>Ulubatlı Hasan Sağlıklı Hayat Merkezi</strong> personeli tarafından düzenlenen programlarda, anne adayları ve aileler <strong>anne sütü</strong> ile <strong>emzirmenin önemi</strong> hakkında bilgilendirildi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen <strong>gebe sınıfı eğitimleri</strong> ile anne adaylarına gebelik süreci, doğum sonrası bakım ve doğru emzirme teknikleri hakkında bilgi verildi.</p>

<p><img alt="Sincan Eğitim-2" class="detail-photo img-fluid" height="761" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/sincan-egitim-2.png" width="707" /></p>

<p>Ayrıca <strong>Bebek Akademisi</strong> eğitimlerinde, bebeklerin sağlıklı gelişiminde anne sütünün rolü, emzirmenin faydaları ve ilk altı ay yalnızca anne sütü ile beslenmenin önemi üzerinde duruldu. Uzman sağlık personeli tarafından verilen eğitimlerde katılımcıların soruları da yanıtlanarak emzirme sürecinde karşılaşılabilecek durumlara ilişkin bilgilendirme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Emzirme Sincan" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/emzirme-sincan.png" width="660" /></p>

<h2><strong>Amaç emzirme konusunda farkındalığı artırmak</strong></h2>

<p><strong>Sincan İlçe Sağlık Müdürlüğü</strong>, <strong>Emzirme Haftası</strong> kapsamında düzenlediği eğitimlerle toplumda <strong>emzirme bilincinin</strong> güçlendirilmesini ve anne sütüyle beslenmenin teşvik edilmesini hedefledi. Programlarda, anne sütünün bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişmesindeki önemine dikkat çekilirken, annelerin emzirme konusunda doğru bilgiye ulaşmasının hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. İlçe Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığını desteklemeye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarının ilerleyen süreçte de sürdürüleceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/bebeklerin-saglikli-gelecegi-icin-sincanda-onemli-egitim-programi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/06/saglik-1-1.png" type="image/jpeg" length="65817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marul salgını nedir, belirtileri neler?]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/marul-salgini-nedir-belirtileri-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/marul-salgini-nedir-belirtileri-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marul salgını nedir? Cyclospora (Siklospora) virüs mü, parazit mi? belirtileri neler, Türkiye'de marul salgını var mı?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>Son günlerde "marul salgını", "Cyclospora nedir?", "Türkiye'de marul salgını var mı?" ve "Marul yemek güvenli mi?" soruları arama motorlarında en çok araştırılan konular arasında yer alıyor. Özellikle ABD'de binlerce kişiyi etkileyen Cyclospora kaynaklı gıda salgını, marul ve yeşillik tüketimi konusunda endişelere neden oldu.</span></p>

<p><span>Peki marul salgını nedir, Cyclospora nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir ve Türkiye'de risk bulunuyor mu? İşte merak edilen tüm soruların yanıtları...</span></p>

<h2><strong><span>MARUL SALGINI NEDİR?</span></strong></h2>

<p><span>Marul salgını, <strong>2026 yazında Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan ve Cyclospora (Siklospora) adlı bağırsak parazitinin neden olduğu gıda kaynaklı bir salgındır.</strong></span></p>

<p><span>Yetkililerin yaptığı incelemelerde salgının kaynağının büyük ölçüde <strong>Meksika'dan ithal edilen iceberg (göbek) marullar</strong> olduğu tespit edildi. Özellikle hazır doğranmış marulların kullanıldığı bazı restoran zincirlerinde tüketilen ürünlerle bağlantılı çok sayıda vaka bildirildi.</span></p>

<p><span>Salgının ardından ilgili ürünler piyasadan toplatılırken, bazı üretici firmalar geri çağırma kararı aldı.</span></p>

<h2><strong><span>CYCLOSPORA (SİKLOSPORA) NEDİR?</span></strong></h2>

<p><span>Cyclospora, insan bağırsaklarında enfeksiyona yol açabilen <strong>mikroskobik bir bağırsak parazitidir.</strong> Bir virüs ya da bakteri değildir.</span></p>

<p><span>Parazit genellikle; kirli su, iyi yıkanmamış sebze ve meyveler, çiğ tüketilen marul, maydanoz, kişniş, fesleğen gibi yeşillikler aracılığıyla bulaşabiliyor.</span></p>

<p><span>Uzmanlar, Cyclospora'nın <strong>kişiden kişiye doğrudan bulaşmadığını</strong>, bulaşmanın çoğunlukla kontamine olmuş gıdalar yoluyla gerçekleştiğini belirtiyor.</span></p>

<h2><strong><span>CYCLOSPORA BELİRTİLERİ NELERDİR?</span></strong></h2>

<p><span>Parazit vücuda girdikten sonra belirtiler çoğunlukla <strong>yaklaşık bir hafta içinde</strong> ortaya çıkıyor. Ancak bu süre kişiye göre <strong>2 gün ile 2 hafta arasında değişebiliyor.</strong></span></p>

<p><span>En sık görülen belirtiler şunlardır:</span></p>

<p><i><span>Şiddetli ve sulu ishal, </span></i></p>

<p><i><span>Karın ağrısı ve bağırsak krampları, </span></i></p>

<p><i><span>Mide bulantısı, </span></i></p>

<p><i><span>İştahsızlık, </span></i></p>

<p><i><span>Kilo kaybı, </span></i></p>

<p><i><span>Halsizlik ve yoğun yorgunluk, </span></i></p>

<p><i><span>Gaz ve şişkinlik, </span></i></p>

<p><i><span>Bazı hastalarda kusma, </span></i></p>

<p><i><span>Hafif ateş, </span></i></p>

<p><i><span>Baş ağrısı, </span></i></p>

<p><i><span>Kas ve vücut ağrıları. </span></i></p>

<p><span>Tedavi edilmediğinde belirtiler günlerce, hatta haftalarca devam edebiliyor.</span></p>

<h2><strong><span>KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?</span></strong></h2>

<p><span>Cyclospora enfeksiyonu özellikle; yaşlılar, küçük çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, kanser tedavisi gören hastalar, organ nakli yapılan bireyler, kronik hastalığı bulunan kişiler için daha ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</span></p>

<p><span>Bu gruplarda uzun süren ishal nedeniyle ciddi sıvı kaybı gelişebileceği için hastane tedavisi gerekebiliyor.</span></p>

<h2><strong><span>ABD'DEKİ MARUL SALGININDA KAÇ KİŞİ ETKİLENDİ?</span></strong></h2>

<p><span>2026 yazında ABD'de başlayan Cyclospora salgını kısa sürede birçok eyalete yayıldı.</span></p>

<p><span>Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre; salgın <strong>9'dan fazla eyalette</strong> görüldü. Doğrulanan ve şüpheli vaka sayısı <strong>20 bini aştı.</strong> Bazı ölümler de bildirildi. Salgınla bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı hazır marul ürünleri geri çağrıldı. </span></p>

<p><span>Yetkililer özellikle ithal iceberg marulları kullanan işletmelerde denetimlerini artırdı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong><span>TÜRKİYE'DE MARUL SALGINI VAR MI?</span></strong></h2>

<p><strong><span>Türkiye'de şu an Cyclospora kaynaklı bir marul salgını bulunmuyor.</span></strong></p>

<p><span>Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ya da diğer resmi kurumlardan Türkiye'de marul kaynaklı Cyclospora salgınına ilişkin herhangi bir uyarı veya vaka artışı açıklanmadı.</span></p>

<p><span>Uzmanlar, Türkiye'de bu parazitin zaman zaman tek tük vakalarla görülebildiğini ancak salgın düzeyinde bir durumun söz konusu olmadığını belirtiyor.</span></p>

<h2><strong><span>CYCLOSPORA TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?</span></strong></h2>

<p><span>Cyclospora enfeksiyonu uygun tıbbi değerlendirme ve tedaviyle kontrol altına alınabilir. Uzun süren ishal, yüksek sıvı kaybı veya şiddetli karın ağrısı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir.</span></p>

<p><span>Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde belirtilerin hafife alınmaması önem taşıyor.</span></p>

<h2><strong><span>UZMANLARDAN HİJYEN UYARISI</span></strong></h2>

<p><span>Uzmanlar, ABD'deki salgının Türkiye'de görüldüğü anlamına gelmediğini vurgularken, panik yerine hijyen kurallarına dikkat edilmesini öneriyor.</span></p>

<p><span>Şu an için Türkiye'de marul tüketimini sınırlandırmayı gerektiren resmi bir sağlık uyarısı bulunmuyor. Ancak tüm sebze ve yeşilliklerde olduğu gibi marulun da tüketilmeden önce iyice yıkanması, güvenilir üreticilerden temin edilmesi ve gıda güvenliği kurallarına uyulması, olası enfeksiyon risklerini azaltmada önemli rol oynuyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/marul-salgini-nedir-belirtileri-neler</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/marul-salgini-nedir.jpg" type="image/jpeg" length="68704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastaneden erken ayrılmanın bedeli ağır oldu: Tetkikleri beklemeden hastaneyi terk etti, hafızasını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/hastaneden-erken-ayrilmanin-bedeli-agir-oldu-tetkikleri-beklemeden-hastaneyi-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/hastaneden-erken-ayrilmanin-bedeli-agir-oldu-tetkikleri-beklemeden-hastaneyi-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yürürken düşerek yaralanan ve kaldırıldığı hastaneden tetkik sonuçlarını beklemeden ayrılan bir kişinin beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Hastane ekiplerinin ulaşamaması üzerine evinde bulunan şahsın hafıza kaybı yaşadığı tespit edilirken, yeniden hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>YÜRÜRKEN DÜŞTÜ, HASTANEYE KALDIRILDI</strong></h2>

<p>Olay, dün gece Eskişehir'in Odunpazarı ilçesine bağlı İstiklal Mahallesi Porsuk Bulvarı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bulvar üzerinde yürüdüğü sırada dengesini kaybederek düşen S.Ş. isimli erkek şahıs yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan S.Ş., Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan şahsa gerekli tetkikler yapıldı.</p>

<h2><strong>TETKİK SONUÇLARINI BEKLEMEDEN HASTANEDEN AYRILDI</strong></h2>

<p>Hastanede tedavisi devam eden S.Ş., henüz tetkik sonuçları çıkmadan hastaneden ayrıldı. Ancak yapılan incelemeler sonucunda şahsın tetkiklerinde beyin kanaması bulgularına rastlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Durumun ciddiyetinin anlaşılması üzerine hastane görevlileri, S.Ş.'ye ulaşmak için girişimlerde bulundu. Ancak yapılan aramalara rağmen şahsa ulaşılamayınca durum polis ekiplerine bildirildi.</p>

<h2><strong>EVİNDE HAFIZA KAYBI YAŞAMIŞ HALDE BULUNDU</strong></h2>

<p>İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri ile sağlık görevlileri, S.Ş.'nin Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi Selim Sokak'taki ikamet adresine gitti.</p>

<p>Adreste yapılan kontrolde, S.Ş.'nin hafıza kaybı yaşadığı belirlendi. Sağlık ekipleri tarafından yeniden ambulansa alınan şahıs, acil müdahale için Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi'ne sevk edildi.</p>

<p><img alt="A W761084 01" class="detail-photo img-fluid" height="1980" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w761084-01.jpg" width="3520" /></p>

<h2><strong>TEDAVİSİ HASTANEDE SÜRÜYOR</strong></h2>

<p>Beyin kanaması geçirdiği belirlenen ve hafıza kaybı yaşayan S.Ş.'nin hastanede tedavisinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>Yaşanan olay, özellikle kafa travmalarında doktorların önerilerine uyulmasının ve tetkik sonuçları çıkmadan sağlık kuruluşundan ayrılmamanın hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/hastaneden-erken-ayrilmanin-bedeli-agir-oldu-tetkikleri-beklemeden-hastaneyi-terk-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w761084-02.jpg" type="image/jpeg" length="38401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da sağlıklı yaşam için bilgilendirme seferberliği]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/ankarada-saglikli-yasam-icin-bilgilendirme-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/ankarada-saglikli-yasam-icin-bilgilendirme-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Etlik Şehir Hastanesi, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında Kadın Doğum Hastanesi ve Çocuk Hastanesi bünyesinde bilgilendirme standı kurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Ankara Etlik Şehir Hastanesi</strong>, <strong>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası</strong> dolayısıyla anne sütü konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla <strong>Kadın Doğum Hastanesi</strong> ile <strong>Çocuk Hastanesi</strong> bünyesinde bilgilendirme standı oluşturdu. Hafta kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte anne ve anne adaylarına emzirmenin önemi hakkında bilgi aktarılırken, sağlıklı nesillerin yetişmesinde anne sütünün kritik rolüne dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="Etlik Ankara-2" class="detail-photo img-fluid" height="786" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/etlik-ankara-2.png" width="1081" /></p>

<h2><strong>Anne sütünün önemi anlatıldı</strong></h2>

<p>Kurulan bilgilendirme standında görevli sağlık personeli tarafından ziyaretçilere <strong>anne sütü</strong>nün bebeklerin büyüme ve gelişmesindeki önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Emzirmenin, bebeklerin bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sunduğu, enfeksiyonlara karşı koruyucu rol üstlendiği ve sağlıklı gelişimi desteklediği ifade edildi. Anne sütünün yalnızca bebek sağlığı açısından değil, doğum sonrası annenin iyileşme sürecine katkı sağlaması ve anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirmesi bakımından da önemli olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Etlik Şehir Hastanesi Farkındalık" class="detail-photo img-fluid" height="787" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/etlik-sehir-hastanesi-farkindalik.png" width="1112" /></p>

<h2><strong>Anne ve anne adaylarının soruları yanıtlandı</strong></h2>

<p><strong>Kadın Doğum Hastanesi</strong> ve <strong>Çocuk Hastanesi</strong> girişlerinde kurulan stantlarda sağlık çalışanları, anne ve anne adaylarının emzirme süreciyle ilgili merak ettikleri soruları yanıtladı. Doğru emzirme teknikleri, anne sütünün artırılmasına yönelik öneriler ve emzirme döneminde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Etkinlik boyunca vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, emzirme konusunda profesyonel destek alınmasının önemine de dikkat çekildi.</p>

<p>Her yıl <strong>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası</strong>, anne sütünün teşvik edilmesi ve emzirme konusunda toplumun bilinç düzeyinin artırılması amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmalarıyla anne ve anne adaylarının doğru bilgiye ulaşması ve emzirmenin yaygınlaştırılması hedefleniyor. <strong>Ankara Etlik Şehir Hastanesi</strong> yetkilileri de Dünya Emzirme Haftası boyunca düzenlenen farkındalık faaliyetleriyle, anne sütünün bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişmesindeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekmeyi ve emzirme konusunda toplumsal bilinci güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Böylece hem anne hem de bebek sağlığının desteklenmesine yönelik koruyucu sağlık hizmetlerine katkı sunulması hedefleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cansel Yıldız</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/ankarada-saglikli-yasam-icin-bilgilendirme-seferberligi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/emzirme-ankara.png" type="image/jpeg" length="58557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayağı kesilmek üzere olan emekli madenci çözünebilir deri tedavisiyle yeniden yürümeye başladı]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/ayagi-kesilmek-uzere-olan-emekli-madenci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/ayagi-kesilmek-uzere-olan-emekli-madenci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde diyabete bağlı oluşan enfeksiyonlu yara nedeniyle ayağının diz altından kesilmesi önerilen 72 yaşındaki emekli madenci Ahmet Üstünkul, yüksek teknoloji ürünü "biyo-bozunur dermal matriks" tedavisi sayesinde ayağını kaybetmekten kurtuldu. Yaklaşık bir buçuk ay süren tedavi sürecinin ardından yeniden ayağına basabilen Üstünkul, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>DİYABETE BAĞLI YARA NEDENİYLE AYAĞININ KESİLMESİ ÖNERİLDİ</strong></h2>

<p>Karadeniz Ereğli ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki emekli maden işçisi Ahmet Üstünkul'un ayağında, şeker hastalığına bağlı olarak derin enfeksiyonlu bir yara oluştu. Başvurduğu bir sağlık kuruluşunda enfeksiyonun ilerlediği belirtilen Üstünkul'a, ayağının diz altından kesilmesi (amputasyon) önerildi.</p>

<p>Bu kararın ardından farklı bir tedavi yöntemi arayan Üstünkul, tedavisini sürdürmek amacıyla ilçedeki özel bir hastaneye başvurdu. Burada Özel Hastane Başhekimi ve Ortopedi-Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Volkan Tutuş tarafından değerlendirilen hasta için amputasyon yerine ayağın kurtarılmasına yönelik tedavi planı oluşturuldu.</p>

<p>Yaklaşık bir buçuk ay süren yoğun tedavi sürecinde uygulanan yara bakımı, vakum tedavisi, antibiyotik desteği ve "biyo-bozunur dermal matriks" uygulamasıyla hastanın ayağı kesilmekten kurtarıldı.</p>

<p><img alt="A W760976 01" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w760976-01.jpg" width="1152" /></p>

<h2><strong>"ESKİSİNE NAZARAN ÇOK İYİYİM"</strong></h2>

<p>Tedavisinin ardından yeniden ayağına basabilen Ahmet Üstünkul, yaşadığı süreci anlatarak doktoruna teşekkür etti.</p>

<p>Üstünkul, "Volkan Hoca'yı duyduk, 'iyi bir hoca' diye kayıt yaptırmaya geldik. Sonra işte hocam altını kazıdı ve yapay deriyle kapattı orayı. Hocamdan Allah razı olsun. Eskisine nazaran iyiyim, iyi" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>"AMPUTE EDİLMESİ ÖNERİLMİŞTİ, BİZ EMEK VERMEYİ SEÇTİK"</strong></h2>

<p>Şeker hastalığına bağlı yaraların tedavisinde erken müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Volkan Tutuş, hastanın ilk başvurusunda amputasyon önerildiğini ancak kendilerinin farklı bir tedavi süreci planladığını söyledi.</p>

<p>Tutuş, "Başka bir sağlık kuruluşunda hastamızın ayağının diz altından kesilmesi önerilmiş. Biz yaraya baktığımızda evet, yarası çok kötüydü ama biraz emek vermemiz gerektiğini gördük. Hastayla konuşup yarayı iyileştirme yönünde birlikte yola çıktık. Hasta ve hekim uyumu burada çok önemliydi. İlk aşamada, bir buçuk ay önce yara kazıma işlemi yaptık. Sonrasında antibiyotik ve vakum tedavileriyle hastanın kemiğine kadar açılan yarasını kapatmaya çalıştık ve bu durum başarılı geçti" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W760976 02" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w760976-02.jpg" width="1152" /></p>

<h2><strong>YÜKSEK TEKNOLOJİLİ BİYOLOJİK İSKELET UYGULANDI</strong></h2>

<p>Tedavi sürecinin ilerleyen aşamalarında enfeksiyonun kontrol altına alınmasının ardından yüksek teknoloji ürünü biyoteknolojik bir yöntem uygulandığını belirten Op. Dr. Volkan Tutuş, kullanılan yöntemin özellikle ileri düzey yaralarda önemli avantaj sağladığını ifade etti.</p>

<p>Tutuş, "Dokular canlılığını kazanınca cilt örtme aşamasına geldik. Bölge, 5. tarak kemiği seviyesinde olduğu için klasik 'flep cerrahisine' çok uygun değildi. Bu nedenle o bölgeye özel bir biyo-bozunur 'dermal matriks' dediğimiz yüksek biyoteknolojik implant yerleştirdik. Bu ürün, tamamen sentetik ve poliüretan yapıda olup vücudun deriyi yenilemesi için biyolojik bir iskelet görevi görüyor. Genellikle büyük merkezlerde yanık ve travma hastalarında kullanılan bu yöntemle, hastanın kendi derisini kullanmadan yarayı kapatmış olduk" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"ŞU ANDA AYAĞINA BASABİLİYOR"</strong></h2>

<p>Her diyabetik yara için aynı tedavi yönteminin uygun olmayabileceğini vurgulayan Dr. Tutuş, doğru hasta seçiminin büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Tutuş, "Bazen büyük ve sıkıntılı yaralarda bizim de kesmemiz gerekebiliyor ancak bu hastamızın yarası ve bölgesi itibarıyla iyileştirme yoluna gittik. Kesmeye de gidebilirdi tabii ki ama çok şükür tedaviler sonrası hastamız şu anda ayağına basabiliyor. İnşallah cilt de tamamen kapandıktan sonra desteksiz bir şekilde daha iyi yürüyecek" diye konuştu.</p>

<p>Başarıyla tamamlanan tedavi süreci sayesinde ayağını kaybetmekten kurtulan Ahmet Üstünkul'un sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/ayagi-kesilmek-uzere-olan-emekli-madenci</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w760976-06.jpg" type="image/jpeg" length="65992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediye otobüsünde fenalaşan yolcuya zamanla yarış: Fenalaşan yolcuyu şoför hastaneye yetiştirdi]]></title>
      <link>https://www.ankaranethaber.com/belediye-otobusunde-fenalasan-yolcuya-zamanla-yaris-fenalasan-yolcuyu-sofor-hastaneye-yetistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaranethaber.com/belediye-otobusunde-fenalasan-yolcuya-zamanla-yaris-fenalasan-yolcuyu-sofor-hastaneye-yetistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'da belediye otobüsünde yolculuk yaptığı sırada aniden fenalaşan 76 yaşındaki Hasan Öner, otobüs şoförünün hızlı ve soğukkanlı müdahalesi sayesinde kısa sürede hastaneye ulaştırıldı. Yolcuların da destek verdiği müdahale anları otobüsün güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>OTOBÜSTE FENALAŞAN YOLCU İÇİN ZAMANLA YARIŞILDI</strong></h2>

<p>Trabzon'un Çaykara ilçesinden Ortahisar ilçesine gitmek üzere Büyükşehir Belediyesi'ne ait belediye otobüsüne binen 76 yaşındaki Hasan Öner, yolculuk sırasında aniden rahatsızlandı. Yaşlı yolcunun fenalaştığını fark eden diğer yolcular, ilk müdahaleyi yaparak durumu otobüs şoförüne bildirdi.</p>

<p>Yaşanan sağlık sorunu üzerine belediye otobüsü şoförü Sinan Erdoğan, vakit kaybetmeden güzergâhını değiştirerek Hasan Öner'i en yakın sağlık kuruluşlarından biri olan Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ulaştırdı. Otobüs içerisinde yaşanan panik dolu anlar ise güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.</p>

<p><img alt="A W761031 01" class="detail-photo img-fluid" height="646" src="https://ankaranethabercom.teimg.com/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w761031-01.jpg" width="1320" /></p>

<h2><strong>HASTANEYE KALDIRILARAK TEDAVİ ALTINA ALINDI</strong></h2>

<p>Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştırılan Hasan Öner, sağlık ekiplerine teslim edilerek tedavi altına alındı. Yapılan kontrollerde böbrek yetmezliği bulunduğu öğrenilen yaşlı yolcunun hayati tehlikesinin olmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekipleri tarafından gerekli müdahaleleri yapılan Öner'in durumunun kontrol altında olduğu öğrenildi.</p>

<h2><strong>ŞOFÖRÜN SOĞUKKANLILIĞI VE YOLCULARIN DUYARLILIĞI TAKDİR TOPLADI</strong></h2>

<p>Olay sırasında belediye otobüsü şoförü Sinan Erdoğan'ın hızlı ve soğukkanlı davranışı ile yolcuların örnek dayanışması, yaşanabilecek daha ciddi bir sağlık sorununun önüne geçilmesinde önemli rol oynadı. Otobüs içerisinde bulunan vatandaşlar da fenalaşan yolcuya ilk müdahaleyi yaparak sağlık ekipleri gelene kadar destek olurken, şoförün zamanında aldığı karar sayesinde yaşlı yolcu kısa sürede hastaneye ulaştırıldı.</p>

<p>Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, yolcuların Hasan Öner'e yardımcı olduğu, şoförün ise vakit kaybetmeden hastaneye yöneldiği anlar dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.ankaranethaber.com/belediye-otobusunde-fenalasan-yolcuya-zamanla-yaris-fenalasan-yolcuyu-sofor-hastaneye-yetistirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaranethabercom.teimg.com/crop/1280x720/ankaranethaber-com/uploads/2026/08/a-w761031-02.jpg" type="image/jpeg" length="63168"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
