Ankara Net Haber muhabiri Cansel Yıldız'ın, "AB’nin karbon düzenlemeleri Türk sanayisini nasıl etkiliyor? İhracat yapan şeker üreticileri için en kritik riskler neler?" sorusunu yanıtlayan Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında yürürlüğe koyduğu karbon düzenlemelerinin uluslararası ticarette yeni bir dönemi başlattığını söyledi. Gök, “Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği karbon düzenlemeleri, uluslararası ticaretin kurallarını önemli ölçüde değiştirmektedir. Günümüzde yalnızca ürünün kalitesi ve fiyatı değil, üretim sürecindeki karbon ayak izi de rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.
“Dönüşüm yatırımlarını geciktiren işletmeler rekabet avantajını kaybedebilir”
Karbon düzenlemelerinin Türk sanayisi açısından hem risk hem de fırsat içerdiğini belirten Gök, üretim süreçlerinin yeni kurallara uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çekerek, “Türk sanayisi açısından bu durum hem bir risk hem de önemli bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Karbon yoğun üretim yapan işletmeler gerekli dönüşüm yatırımlarını zamanında gerçekleştiremezse ilave maliyetlerle karşılaşabilir ve ihracat pazarlarında rekabet avantajı kaybedebilir.” dedi.
Şeker sektöründe dönüşüm yalnızca fabrikalarla sınırlı değil
Karbon düzenlemelerinin etkilerinin şeker sektöründe yalnızca nihai ürün ihracatıyla sınırlı olmadığını ifade eden Başkan Gök, “Şeker sektörü özelinde bakıldığında konu yalnızca nihai ürün ihracatıyla sınırlı değildir. Şeker üretiminde kullanılan enerji, sanayi altyapısı, lojistik süreçleri ve tedarik zincirinin tamamı bu dönüşümden etkilenmektedir. Bu nedenle enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirlik standartlarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” ifadelerine yer verdi.
Kuraklık ve su stresi sektörün önündeki temel riskler arasında
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine de değinen Gök,“Öte yandan şeker pancarı üretimi iklim koşullarına doğrudan bağlı stratejik bir tarımsal faaliyettir. Kuraklık, su stresi ve aşırı hava olayları verimlilik üzerinde baskı oluşturabilmektedir. Dolayısıyla sektörümüzün hem iklim değişikliğinin fiziksel etkilerine hem de uluslararası ticarette ortaya çıkan yeni çevresel standartlara aynı anda hazırlıklı olması gerekmektedir. Uzun vadede çevresel dönüşümü başarıyla gerçekleştiren işletmelerin uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyoruz.” dedi.






