Türkiye’de son haftalarda artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler, yatırımcıları yeniden altına yöneltti. Özellikle fiyatlardaki ani değişimleri fırsat olarak gören vatandaşların alımları hızlanırken, bankalar üzerinden yapılan altın işlemlerinde de ciddi artış gözlendi. Uzmanlara göre bu eğilim, yalnızca bireysel yatırımcıyla sınırlı değil; aynı zamanda kurumsal ve uluslararası yatırımcıların da Türkiye’de altına ilgisi artmış durumda.
PİYASALARDA YÖN BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR
Piyasalardaki dalgalanmanın temelinde küresel gelişmeler yer alıyor. İslam Memiş, özellikle son dönemde gelen ateşkes ve diplomatik temas haberlerinin piyasalarda günlük bazda farklı fiyatlamalara neden olduğunu vurguladı.
Borsa İstanbul endeksinin 11 bin puan seviyesini aşarak günü yükselişle kapattığını hatırlatan Memiş, buna rağmen piyasaların sağlıklı bir yön bulamadığını ifade etti. Altın ve gümüşte toparlanma görülürken petrol fiyatlarında düşüş yaşandığını, ancak bu hareketlerin kalıcı olmayabileceğini belirtti.
ALTINA KÜRESEL TALEP DEVAM EDİYOR
Belirsizlik ortamının kısa vadede sona ermeyeceğine dikkat çeken Memiş, yatırımcıları kısa vadeli ve kaldıraçlı işlemlerden uzak durmaları konusunda uyardı. Özellikle bankaların ve merkez bankalarının altın talebinin sürdüğünü belirten uzman isim, bu durumun geleceğe yönelik fiyat beklentilerini de desteklediğini söyledi.
Başta Çin olmak üzere birçok ülkenin altın alımlarını artırdığına dikkat çekilerek, bu eğilimin küresel ölçekte önemli bir dönüşümün işareti olduğu vurgulandı.
DOLAR GERİLERKEN YUAN ÖNE ÇIKIYOR
Küresel rezerv para dengelerinde de önemli değişimler yaşanıyor. İslam Memiş, doların dünya rezervlerindeki payının ciddi şekilde gerilediğini belirterek, ülkelerin alternatif olarak Çin yuanına yöneldiğini ifade etti.
Çin’in altın destekli yeni bir para sistemi üzerinde çalıştığına yönelik beklentilerin arttığını belirten Memiş, bunun küresel finans sisteminde dengeleri değiştirebileceğini dile getirdi.
YURT DIŞI YATIRIMCI DA TÜRKİYE’YE YÖNELDİ
Türkiye’deki altın talebine ilişkin veriler de dikkat çekici. Bankalardaki yüzlerce tonluk altın rezervinin önemli bir kısmının yurt dışında yaşayan yatırımcılara ait olduğu belirtilirken, bu oranın son yıllarda hızla arttığı ifade ediliyor.
FİZİKİ ALTIN YERİNE “KAĞIT ALTIN” TERCİHİ
Son dönemde yatırımcı davranışlarında da değişim gözleniyor. Fiziki altın yerine bankalarda tutulan “kâğıt altın” yatırımlarının daha fazla tercih edildiği belirtiliyor. Bu yöntem, işçilik maliyetlerinden kaçınmak isteyen yatırımcılar için avantaj sağlıyor. Memiş’e göre bu eğilim, altının uzun vadede değerini koruyacağı beklentisini güçlendiriyor.
MERKEZ BANKALARI VE FAİZ BELİRSİZLİĞİ
Küresel piyasalarda en kritik başlıklardan biri de merkez bankalarının politikaları. Federal Reserve’in “bekle-gör” stratejisi izlediğini belirten Memiş, bu yaklaşımın altın fiyatlarını desteklediğini ifade etti.
Türkiye’de ise gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Nisan’da açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Ancak mevcut piyasa koşullarında öngörü yapmanın zorlaştığını belirten uzmanlar, kararın son ana kadar netleşmeyebileceğini ifade ediyor.
ALTIN VE GÜMÜŞTE YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ
Uzun vadeli beklentilerde ise tablo daha net. İslam Memiş, altın ve gümüş fiyatlarında yıl sonuna kadar yukarı yönlü hareketin süreceğini öngörüyor. Aynı zamanda borsa için de orta ve uzun vadede yükseliş beklentisinin korunduğunu ifade ediyor. Döviz tarafında ise Euro’nun dolar karşısında daha avantajlı olabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor.
PETROL FİYATLARINDA ALT SINIR TAHMİNİ
Enerji piyasalarına da değinen Memiş, petrol fiyatlarında savaş sona erse bile sert düşüş beklemediğini belirtti. Mevcut koşullarda petrolün 80 dolar seviyesinin altına inmesinin zor olduğunu ifade eden uzman isim, piyasalarda uzun vadeli planlamanın daha sağlıklı olacağını vurguladı.