Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail Meclisi (Knesset) tarafından Filistinli mahkumlara idam cezası getiren tartışmalı yasanın onaylanmasına sert tepki gösterdi.

Etimesgut Belediyesi’nde zimmet soruşturması: 11 milyon 990 bin lira zimmete geçirildi!
Etimesgut Belediyesi’nde zimmet soruşturması: 11 milyon 990 bin lira zimmete geçirildi!
İçeriği Görüntüle

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bu düzenlemenin Gazze’de süren soykırımı Batı Şeria’ya taşıma niyetinin açık bir göstergesi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini belirtti.

KURTULMUŞ: “TÜM DEVLETLER SAFINI BELLİ ETMELİ”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, yaptığı açıklamada, yasanın fiili işgali ceza hukuku kisvesi altında kalıcılaştırma girişimi olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, “İsrail yönetimi, Gazze’de sürdürdüğü soykırımı şimdi de yargı düzeni üzerinden Batı Şeria’ya taşıma niyetini açıkça ortaya koymuştur. İşgal altındaki Filistinlilere karşı ölüm cezası uygulamaya teşebbüs etmek, adil yargılanma ilkesi başta olmak üzere tüm temel prensiplere açık saldırıdır” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, ayrıca uluslararası toplumun bu yasa karşısında sessiz kalmasının İsrail’i ve benzer ayrımcı uygulamaları cesaretlendireceğine dikkat çekti ve tüm devletlerin insan hayatını evrensel değer olarak savunması gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş’un açıklamasının tamamı şöyle:

Knesset, Filistinli mahkûmlara idam cezası getiren düzenlemeyi savaş suçlusu Netanyahu’nun da desteğiyle yasalaştırdı. Düzenleme, Batı Şeria’da ölümle sonuçlandığı iddia edilen “terör” eylemlerinde Filistinliler için idam yolunu açarken, İsrail vatandaşları bakımından farklı bir ceza rejimi öngörüyor. İsrail’de son idam infazı 1962’de uygulanmıştı ve yasa muhtemeldir ki Yüksek Mahkeme denetimine götürülecek.

Knesset’te kabul edilen bu düzenleme fiili işgali ceza hukuku kisvesi altında kalıcılaştırma girişimidir. Bu durum, kimlikleri esas alarak devlet gücünü ölüm yetkisine dönüştüren tehlikeli bir eşiktir. Etnik aidiyete göre işleyen ayrımcı ceza rejimi tahkim edilmektedir. Aynı fiil bakımından bir topluluğa idam, diğerine başka bir yaptırım öngören yaklaşım hukuki değildir; apaçık bir zulümdür. İsrail yönetimi, Gazze’de sürdürdüğü soykırımı şimdi de yargı düzeni üzerinden Batı Şeria’ya taşıma niyetini açıkça ortaya koymuştur.

İşgal altında yaşayan Filistinlilere karşı ölüm cezasını uygulamaya teşebbüs etmek, adil yargılanma ilkesi başta olmak üzere tüm temel prensiplere açık saldırıdır. Netanyahu hükûmeti, bir kez daha meselenin Filistin halkını hukuk önünde de eşit insan saymayan bir tahakküm düzenini kalıcı hâle getirmek olduğunu göstermiştir. Bu yasa, uluslararası sistemin meşruiyet krizini daha da derinleştirecektir. Uluslararası toplum, İsrail parlamentosunun bu menfur kararını birkaç cılız açıklamayla geçiştirirse, İsrail hükümetini ve benzer ırkçı, ayrımcı, apartheid uygulamalarını da cesaretlendirmiş olacaktır.

Mesele artık ahlâkî, siyasi ve medeni bir turnusol kâğıdıdır. Tüm devletler safını belli etmelidir. Ya insan hayatını evrensel bir değer olarak savunacaklar ya da kimliğe göre değişen bir hukuk sistemine sessiz kalacaklar.

Biz, bu barbar, insanlık dışı kararın takipçisi olacağız. Parlamentolar, uluslararası kuruluşlar ve hukuk mercileri nezdinde gerekli tüm girişimlerin yürütülmesi için çağrımızı açık biçimde yineliyoruz. İsrail hükûmeti şunu bilmelidir ki işgali kalıcılaştıran her adım, insaf ve vicdan sahibi geniş kitlelerce lanetlenecek, İsrail’in meşruiyetini ortadan kaldıracaktır.

İSRAİL MECLİSİ’NDEN TARTIŞMALI KARAR

Knesset Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, Filistinli mahkumlara idam cezası getiren yasa tasarısı 62 oyla kabul edilirken, 48 milletvekili karşı oy kullandı. Onaylanan yasaya göre, infazlar İsrail Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilen gardiyanlarca asılma yöntemiyle gerçekleştirilecek ve infazı uygulayan gardiyanlara kimlik gizliliği ile cezai dokunulmazlık tanınacak. İdam cezasına mahkum edilenler ayrı gözaltı merkezlerinde tutulacak, avukat görüşmeleri yalnızca görüntülü olarak yapılacak ve af veya temyiz hakkı uygulanamayacak.

Yasa, özellikle işgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinlileri hedef alıyor ve İsrailliler için farklı bir ceza rejimi öngörüyor. İsrail’de son idam infazı 1962 yılında uygulanmıştı ve yeni düzenlemenin Yüksek Mahkeme denetimine taşınması bekleniyor.

ŞAMPANYA EŞLİĞİNDE KARARI KUTLADILAR

Yasanın onaylanmasının ardından İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, aşırı sağcı bir grup milletvekili ile Batı Kudüs’te Meclis’te şampanya ile kutlama yapmaya kalktı; ancak güvenlik görevlileri bunu engelledi. Ben-Gvir, yasaya öncülük eden ve Filistin karşıtlığı ile bilinen isimlerden biri olarak, infazların artırılmasını savundu ve “Teröristleri idam edelim, mümkün olduğunca fazla” sözleriyle tehditkar mesajlar verdi.

Ben-Gvir’in Bakanlık döneminde, işgal altındaki hapishanelerde Filistinli mahkumlara yönelik işkence ve kötü muamelenin belirgin şekilde arttığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana 89 Filistinli esirin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Yeni düzenleme, Filistinlilere yönelik infaz yetkisini askeri mahkemelere de tanıyor. Savunma Bakanı, yargı heyetine görüş bildirme hakkına sahip olacak ve idam cezası için oy birliği şartı aranmayacak; karar basit çoğunlukla alınabilecek. Yasanın, kimlik temelinde uygulanan ayrımcı bir ceza rejimini kalıcı hale getirdiği, evrensel hukuk ve adil yargılanma ilkelerine açıkça aykırı olduğu ifade ediliyor.

Knesset’te yapılan oylama sırasında, Demokratlar Partisi milletvekili Gilad Kariv ile aşırı sağcı milletvekiller arasında sözlü atışmalar yaşandı.

Kaynak: Haber Merkezi