Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Sincan İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde “Okulda Diyabet Farkındalık Eğitim Semineri” gerçekleştirildi. Program, diyabetli öğrencilerin eğitim hayatında karşılaşabileceği risklerin azaltılması ve öğretmenlerin acil durum yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlendi.
Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen programa 112 öğretmen ile diyabetli öğrenciler ve veliler katıldı. Eğitimde, okul ortamında diyabet yönetimi, acil durumlara müdahale yöntemleri ve öğretmen, aile iletişiminin güçlendirilmesi ele alındı.
“EĞİTİM VE SAĞLIK ORTAK NOKTADA BULUŞTU”
Programda konuşan SBÜ Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Gülüm, eğitim ile sağlığın ortak zeminde buluşmasının toplum sağlığı açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
Gülüm, özellikle kronik hastalığı bulunan öğrencilerin okul yaşamında öğretmen desteğinin kritik rol oynadığını vurgulayarak, farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. “Sağlıklı Nesil, Sağlıklı Gelecek” anlayışıyla bu tür programların sürdürüleceği mesajı verildi.
ÖĞRETMENLERİN ROLÜ KRONİK HASTALIK YÖNETİMİNDE ÖNE ÇIKTI
Program kapsamında yapılan değerlendirmelerde, öğretmenlerin yalnızca eğitim sürecinde değil, aynı zamanda sağlık takibi açısından da kritik bir konumda olduğu belirtildi. Özellikle diyabetli öğrencilerin günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri risklerin erken fark edilmesinde öğretmenlerin belirleyici olduğu ifade edildi.
SBÜ Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Habip Almiş, okul ortamında öğretmenler ile sağlık çalışanları arasındaki iletişimin güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Almiş, kronik hastalıklarda erken belirti tanıma ve doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını belirterek eğitim faaliyetlerinin artırılacağını ifade etti.
OKULDA DİYABET YÖNETİMİ DETAYLANDIRILDI
Eğitimde çocukluk çağı diyabetine ilişkin temel bilgiler paylaşılırken, okul ortamında karşılaşılabilecek durumlar ve müdahale yöntemleri uygulamalı şekilde ele alındı. Hipoglisemi ve hiperglisemi belirtileri, öğretmenlerin ilk müdahale adımları ve aileye bilgi verilmesi gereken durumlar ayrıntılı olarak anlatıldı.
Ayrıca kan şekeri ölçüm yöntemleri, sensör (CGM) kullanımı ve insülin uygulamalarına ilişkin teknik bilgiler de öğretmenlerle paylaşıldı. Diyabetli öğrencilerin okul gününde beslenme düzeni, kantin alışkanlıkları ve fiziksel aktivite öncesi-sonrası dikkat edilmesi gereken noktalar da programın önemli başlıkları arasında yer aldı.
PSİKOSOSYAL BOYUT VE OKUL ORTAMI
Programda çocuk psikiyatrisi alanında yapılan sunumda diyabetli öğrencilerin karşılaşabileceği psikososyal zorluklara dikkat çekildi. Akran zorbalığı, farklı hissetme, sınav stresi ve aile–okul iletişimi gibi başlıklar ele alınarak öğretmenlerin yaklaşım biçimlerinin öğrencilerin uyum sürecine etkisi değerlendirildi.
Diyabet hemşireleri tarafından okul ortamında karşılaşılabilecek senaryolar üzerinden uygulamalı eğitimler gerçekleştirildi. Öğretmenlere acil durumlarda izlenecek adımlar pratik örneklerle anlatıldı.
“KENDİMİ GÜVENDE HİSSEDİYORUM”
Programa katılan 13 yaşındaki Tip 1 diyabet hastası Erva Erdoğan, üç yıldır sensör kullandığını ve anlık değerlerini dijital olarak takip edebildiğini ifade etti. Erdoğan, düzenlenen eğitim programının kendisi, ailesi ve öğretmenleri için faydalı olduğunu belirterek artık okul ortamında daha güvende hissettiğini söyledi.


