Türk basın tarihinin en köklü kurumlarından biri olan Anadolu Ajansı, kuruluşundan günümüze uzanan dönüşüm süreciyle yeni bir esere konu oldu. Gazeteci-yazar Atakan Çelik’in kaleme aldığı “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” adlı kitap, Nobel Yayınları etiketiyle yayımlandı. Eser, ajansın Milli Mücadele dönemindeki kuruluş ruhundan küresel ölçekte faaliyet gösteren çok dilli bir medya yapısına dönüşümünü kapsamlı biçimde ele aldı. Gazetecilik deneyimi ile akademik araştırmayı bir araya getiren kitap, yaklaşık dört yıllık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıktı. Atakan Çelik’in meslek hayatından edindiği saha deneyimleri ile Sakarya Üniversitesi’nde hazırladığı yüksek lisans tezinin geliştirilmesiyle şekillenen eser, hem akademik hem de gazetecilik perspektifi sundu. Çelik, kitabın kendisi açısından taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:

“Bu eser, hem sahada geçen meslek hayatımın bir özeti hem de akademik bir çalışmanın kitaplaşmış halidir. Anadolu Ajansı benim için sadece bir kurum değil, aynı zamanda bir okul ve bir hayat tecrübesidir.”

Ankara'da kadınların gücüne güç katacak proje: İki yeni BELMEK yolda!
Ankara'da kadınların gücüne güç katacak proje: İki yeni BELMEK yolda!
İçeriği Görüntüle

Milli Mücadele’den Küresel Medya Gücüne

Kitapta, Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türkiye’nin yakın siyasi ve toplumsal dönüşümleriyle birlikte ele alınıyor. Milli Mücadele yıllarında ortaya çıkan kurucu iradenin, zaman içinde uluslararası yayıncılık anlayışıyla nasıl genişlediği ayrıntılı biçimde inceleniyor. Çelik, ajansın tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmesinde, “Anadolu Ajansı, Milli Mücadele döneminde bir milletin sesini dünyaya duyurmak ve o dönemde yürütülen algı ve dezenformasyona karşı hakikati ortaya koymak için kuruldu. Bugün de aslında aynı görevi sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.

Geyve’den Dünyaya Uzanan Yayın Ağı

Kitapta Anadolu Ajansı’nın gelişim süreci anlatılırken kuruluş dönemine özel bir yer ayrılıyor. Ajansın geçirdiği dönüşümü değerlendiren Çelik, “Geyve’de bir telgraf hattında filizlenen bu fikir, bugün çok dilli yayıncılıkla dünyanın dört bir yanına ulaşan küresel bir medya gücüne dönüştü. Bu süreç, sadece bir büyüme değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür.” şeklinde konuştu.

Saha Tanıklıkları Kitabın Önemli Bölümünü Oluşturuyor

“Yüzyılın Tanığı” kitabı, yalnızca kurumsal tarih anlatımıyla sınırlı kalmıyor; gazetecilik sahasından doğrudan tanıklıkları da içeriyor. Kitapta, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan gelişmeler, Arap Baharı sürecindeki bölgesel dönüşüm, Pakistan’daki sel felaketi ve Bosna’daki saha deneyimleri detaylı biçimde aktarılıyor. Bu örnekler üzerinden Anadolu Ajansı’nın kriz dönemlerinde üstlendiği habercilik rolü ve uluslararası kamuoyuna bilgi aktarımındaki işlevi ele alınıyor.

Kitapta Gazze’de yaşanan gelişmelere de özel bir bölüm ayrılıyor. Anadolu Ajansı'nın sadece haber üretmediğini vurgulayan Çelik, “Gazze’de sadece insanlar değil, hakikat de hedef alındı. Anadolu Ajansı bu süreçte sadece haber üretmedi; ‘Tanık’, ‘Kanıt’ ve ‘Sanık’ eserleriyle yaşananları belgeleyerek tarihe not düştü.” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi