Başkent Ankara’da aylardır devam eden kuraklık, baraj doluluk oranlarını kritik seviyelere kadar düşürmüştü. ASKİ’nin yeni su kaynakları ve tasarruf önlemleriyle süreci yönetmeye çalıştığı dönemde, yılbaşından sonra etkili olan kar yağışları ve son günlerde artan yağmurlar, baraj havzalarında beklenen hareketliliği başlattı. Özellikle çevre ilçelerde yoğunlaşan yağışların ardından, Ankara’nın içme suyu sistemine aktarılan su miktarında artış gözlendi.

YAĞIŞLAR BARAJLARI NASIL ETKİLEDİ?

Bu ayın başında aktif doluluk oranı yüzde 1 seviyesine kadar gerileyen Ankara barajlarında, yağışların ardından kademeli bir yükseliş yaşandı. Kar yağışının ardından dereler ve akarsuların debisinin artması, barajlara giren su miktarını doğrudan etkiledi. Son verilere göre Ankara’ya içme suyu sağlayan barajların aktif doluluk oranı yüzde 1’den yüzde 1,17 seviyesine çıktı. Oran hâlâ düşük olsa da, uzmanlar artışı “kritik eşikten dönüş sinyali” olarak yorumladı.

Yoğun kar ve tipi yolu kapattı: Çelikhan–Malatya hattı ulaşıma kapalı
Yoğun kar ve tipi yolu kapattı: Çelikhan–Malatya hattı ulaşıma kapalı
İçeriği Görüntüle

Ekran Görüntüsü 2026 01 09 170717

GEREDE’DEN ÇAMLIDERE’YE UMUT TAŞIYAN AKIŞ

Geçtiğimiz günlerde eriyen kar sularının Gerede Çayı üzerinden Çamlıdere Barajı havzasına ulaşması, Ankara’nın su geleceği açısından dikkat çekici gelişmelerden biri oldu. Bölgedeki akış, vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedilirken görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Yetkililer, bu doğal akışın düzenli şekilde devam etmesinin barajlardaki toparlanmayı hızlandırabileceğine işaret ediyor.

Uzman değerlendirmelerine göre kar erimeleriyle birlikte Ankara baraj sistemine yalnızca bir gün içinde yaklaşık 2,5 milyon metreküp su girişi gerçekleşti. Son aylarda baraj seviyelerinin hızla düştüğü düşünüldüğünde, bu miktarın kısa vadede önemli bir katkı sunduğuvurgulanıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 01 09 170731

Gerede–Çamlıdere Su Sistemi, Ankara’nın içme ve kullanma suyunu sağlayan en kritik altyapılardan biri olarak biliniyor. Bolu havzasından alınan sular, uzun tüneller ve isale hatlarıyla Çamlıdere Barajı’na aktarılıyor ve buradan Başkent’in ana dağıtım ağına veriliyor. Özellikle kurak dönemlerde bu sistem, Ankara’nın su güvenliği açısından önemli rol üstleniyor.

ANKARA’NIN SU KRİZİNDE NELER YAŞANDI?

Son yıllarda Ankara’da yaşanan su sıkıntısının arkasında birden fazla neden bulunuyor. Yağışların mevsim normallerinin altında kalması, uzun süren kuraklık dönemleri, artan nüfus ve yükselen su tüketimi ile iklim değişikliğine bağlı düzensiz yağış rejimi, baraj seviyelerini baskı altında tutuyor.

ASKİ Genel Müdürlüğü, kuraklık riskine karşı son aylarda bir dizi önlemi devreye aldı. Çamlıdere Barajı’nda aktif su seviyesinin altındaki kaynakların sisteme dahil edilmesi için iki platformun çalışmaya başladığı, bu sayede içme suyu şebekesine günlük yaklaşık 440 bin metreküp ek su sağlandığı açıklanmıştı. Üçüncü platformun ise tamamlanma aşamasında olduğu belirtilmişti.

Ekran Görüntüsü 2026 01 09 170706

ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, 2025’te yaşanan kuraklığın 2026 yılında da devam etme ihtimaline dikkat çekerek, kar yağışlarına rağmen barajlara gelen suyun henüz yeterli seviyeye ulaşmadığını vurgulamıştı. Akçay, vatandaşlara tasarruf çağrısını yineleyerek özellikle binalarda hidrofor ve su deposu kullanımının önemine işaret etmişti.

ALTERNATİF KAYNAKLAR DEVREYE ALINDI

ASKİ, barajlara ek olarak yeraltı kuyuları, Kesikköprü üzerinden oluşturulan yeni isale hatları ve mevcut hatların iyileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü açıklamıştı. Park ve bahçelerde sulama düzenlemeleri, yüksek tüketimli abonelere yönelik uygulamalar ve hobi bahçelerine verilen suyun azaltılması sayesinde aylık milyonlarca metreküp tasarruf sağlandığı belirtilmişti.

Su yönetimi konusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi ile DSİ arasında zaman zaman karşılıklı açıklamalar da gündeme geldi. DSİ, barajlardaki aktif doluluk oranlarının hâlâ düşük seviyelerde olduğunu vurgularken, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması halinde kente onlarca günlük ek su kazandırılabileceğini ifade etmişti. ASKİ ise su sorununun yalnızca bugüne ait değil, uzun vadeli ve yapısal bir risk olduğuna dikkat çekmişti.

Kaynak: Haber Merkezi