Uzun süredir kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında soruşturma yeni bir aşamaya geçti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen süreçte, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in 21 sayfalık ifadesi alındı. Toplam 78 sorudan oluşan sorgunun ardından Sonel, “delil karartma”, “resmi belgeyi yok etme” ve “bilişim sistemlerine müdahale” gibi ağır suçlamalar kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Soruşturmanın kapsamı yalnızca kayıp vakasıyla sınırlı kalmazken, delillerin akıbeti ve resmi süreçlerin nasıl işletildiği de detaylı şekilde inceleniyor.
78 SORULUK SORGUDA DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR
Savcılık tarafından yöneltilen sorular, dosyanın en kritik başlıklarını kapsadı. SIM kart incelemesinden güvenlik kamerası kayıtlarına, hastane verilerinden tanık ifadelerine kadar pek çok konu masaya yatırıldı.
İfade tutanaklarına göre Sonel’e; oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve dosyada adı geçen diğer kişilerle ilişkisi hakkında ayrıntılı sorular yöneltildi. Savcılık, soruşturmanın kapsamını genişleterek olayın yalnızca kayıp vakası değil, olası delil karartma ve örtbas iddiaları çerçevesinde de ele alındığını ortaya koydu.

SİM KART İTİRAFI DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Sorgunun en dikkat çekici başlıklarından biri, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi makamlar yerine farklı bir kişiye gönderilmesi oldu. Tuncay Sonel, SIM kartı koruma polisi aracılığıyla Gökhan Ertok isimli kişiye ilettiğini kabul etti. Sonel, bu adımı “kayıp kişiye daha hızlı ulaşmak” amacıyla attığını ifade ederken, savcılık ise bu işlemin neden resmi prosedürler dışında gerçekleştirildiğini sorguladı. SIM kartın adli birimlere teslim edilmemesi, dosyanın en kritik tartışma başlıklarından biri haline geldi.
DELİL ZİNCİRİ VE TAŞIMA YÖNTEMİ TARTIŞMA KONUSU
Soruşturma kapsamında SIM kartın resmi kayıt sistemi dışında, otobüsle gönderildiği iddiası da gündeme geldi. Bu da delillerin korunması ve taşınmasında gerekli adli zincirin kurulup kurulmadığı sorusunu doğurdu. Sonel, bu sürece ilişkin detaylı bilgi sahibi olmadığını savunurken, savcılık delil güvenliği açısından ciddi soru işaretleri bulunduğunu değerlendirdi.
KAMERA VE HASTANE KAYITLARI MERCEK ALTINDA
Dosyada yıllardır tartışılan güvenlik kamera kayıtları da yeniden gündeme taşındı. Savcılık, bazı kamera sistemlerinde değişiklik yapıldığı ve kayıtların eksik olduğu yönündeki iddiaları Sonel’e yöneltti. Özellikle köprü çevresindeki kamera kayıtlarıyla ilgili çelişkili tutanaklar dikkat çekti. Öte yandan, 31 Aralık 2019 tarihine ait olduğu belirtilen hastane kaydının sistemlerde bulunmaması ve silinmiş olabileceği yönündeki teknik değerlendirmeler de sorguda yer aldı. Sonel, bu konularla ilgili herhangi bir talimat vermediğini ifade etti.

OĞLU HAKKINDAKİ İDDİALAR SORGUDA GÜNDEME GELDİ
Soruşturmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, Mustafa Türkay Sonel hakkında dile getirilen iddialar oldu. Savcılık, genç isim hakkında çeşitli tanık beyanlarına dayanan iddiaları tek tek gündeme getirdi. Tuncay Sonel ise bu iddiaların tamamını reddederek, oğlunun olayla hiçbir bağlantısı olmadığını savundu. İfadelerinde, söz konusu iddiaları “iftira” ve “kurgu” olarak nitelendirdi.
PARA HAREKETLERİ VE BAĞLANTILAR İNCELENİYOR
Soruşturma kapsamında mali hareketler de mercek altına alındı. MASAK verilerine dayandırılan sorguda, bazı kişilere yapılan para transferleri gündeme geldi. Sonel, bu ödemelerin yardım amaçlı olduğunu belirtirken, savcılık bu transferlerin gerekçesini detaylı şekilde araştırıyor.
AĞIR SUÇLAMALARLA MAHKEMEYE SEVK
Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Tuncay Sonel hakkında 5 ayrı suç kapsamında “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu ifade edildi. Bu suçlamalar arasında delil yok etme, bilişim sistemlerine müdahale, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanımı ve resmi belgelerin yok edilmesi gibi başlıklar yer aldı. Ayrıca, soruşturma kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da atıf yapılarak, olayın toplumsal etkisine dikkat çekildi.




