ŞEHİT POLİS AHMET TÜRKOĞLU İÇİN BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Destici, Ankara’nın Pursaklar ilçesinde uygulama sırasında silahlı saldırıya uğrayan polis memuru Ahmet Türkoğlu’nun şehit olduğunu belirterek, Türkoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve Emniyet teşkilatına başsağlığı diledi.

6-8 EKİM OLAYLARINA İLİŞKİN KONUŞTU

6-8 Ekim olaylarının yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, Selahattin Demirtaş’a yönelik görüşlerini de dile getirdi.

Cemil Tugay'ın 7 Ekim'de AK Parti’ye geçeceği iddia edildi!
Cemil Tugay'ın 7 Ekim'de AK Parti’ye geçeceği iddia edildi!
İçeriği Görüntüle

Destici şu ifadeleri kullandı:

"Aradan 12 yıl geçti ama şehit Yasin Börü'yü ve onunla birlikte hayatını kaybeden ikisi polis 37 masum insanı da unutmuş değiliz. Onları da rahmetle yad ediyoruz. 37 kişinin ölümüne sebep olan en başta PKK'lılara, PKK sempatizanlarına sokağa çıkma çağrısı yapan o dönemin HDP Eş Genel Başkanı şu anda cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'tı. Bazıları hâlâ güzelleme yapmaya devam ediyorlar ama biz burada çok açık ve netiz. O çağrıyı Selahattin Demirtaş yapmıştı ve onun çağrısı neticesinde 37 kişi hayatını kaybetti. Onun için 37 kişinin hayatını kaybetmesine vesile olan birisinin elbette ki yasalar hangi cezayı öngörmüşse ki o cezaya çarptırıldı ve o cezasını da bir gün bile eksiksiz çekmemesi gerekir diye düşünüyorum"

“OKULLARIMIZIN TEDBİRİ ELDEN BIRAKMAMASI GEREKİYOR”

İstanbul’da bir ortaokulda yaşanan bıçaklı saldırıya da değinen Destici, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirerek okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini savundu.

Destici şöyle konuştu:

"15 yaşındaki kız çocuğu sebepsiz, masum çocuklara bıçaklı saldırı gerçekleştirdi. 10 yaşında masum bir yavrucak hayatını kaybetti. Ne kadar acı bir durum. Kendisi için, ailesi için. Vicdanımızı ne kadar yaralıyor, ne kadar üzüyor? Hepimiz evlat sahibiyiz. Allah kimsenin başına vermesin. Hiçbir evladın başına gelmesin. Yavrumuz cennete gitti. Küçücük bir çocuk. Allah ailesine, arkadaşlarına, okul yönetimine, öğretmenlerine sabır versin. Onlara başsağlığı ve taziye dileklerimizi iletiyoruz. Yaralanan 7 yavrumuz daha var. Onlara da Cenabı Hak'tan acil şifalar niyaz ediyoruz. Bir daha böyle saldırıların olmaması için de tüm okullarımızın artık gerekirse teyakkuz halinde olması gerekiyor. Tedbiri elden bırakmaması gerekiyor. ‘Bizim burada bir şey olmaz' dememesi gerekiyor. Okullardaki rehber öğretmenlerin, idarecilerin sorumluluğu büyük. Dolayısıyla da inşallah tekrarı, benzeri yaşanmaz diyoruz"

A W804650 02

FON SORUŞTURMASINDA SORUMLULARIN ORTAYA ÇIKARILMASINI İSTEDİ

Fon soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Destici, yalnızca doğrudan eylemi gerçekleştirenlerin değil, sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kişi ve kurum yöneticilerinin de hesap vermesi gerektiğini savundu.

Gerçek yatırımcıların zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini belirten Destici, varsa mevzuattaki boşlukların da kapatılması çağrısında bulundu.

Destici konuya ilişkin şunları söyledi:

"Öncelikle bu vurgunu kim gerçekleştirmişse bir eksiksiz ortaya çıkarılmalı. En ağırından hak ettiği cezayı almalıdır. Türk milleti bu kadar kolay dolandırılamamalı. Bu kadar kolay soyulamamalı. Bu işte sorumlu olanlar kimse, sadece vurgunu yapanlar değil. Sorumluluğu olanlar kimse, hangi kurum, hangi kurumun yöneticileriyse onlar da en az vurgun yapanlar kadar mesuldür ve onlardan da hesap sorulmalıdır. Gerçek yatırımcıların zararı elbette tazmin edilmelidir. Bu tazmin vurgunculardan ve vurguna göz yumanlardan tahsil edilerek gerçek, doğru yatırımcının zararı tazmin edilmelidir. Yasal boşluklar varsa bu yasal boşluklardan faydalanmışlarsa ki cuma günü AK Parti'nin 10 maddelik bir yasa teklifi vereceğine hazırlık içinde olduğunu duyduk. Bu yasal boşluklar da mutlaka giderilmeli ve tekrarı katiyen yaşanmamalıdır"

DOĞU AKDENİZ’DEKİ GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRDİ

Basın toplantısında Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinen Destici, bölgedeki askeri, enerji ve güvenlik dengelerinin giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.

Destici, Türkiye’nin yalnızca yaşanan gelişmelere karşılık veren değil, gelecekte ortaya çıkabilecek dengeleri önceden değerlendirerek strateji geliştiren bir yaklaşımı güçlendirmesi gerektiğini savundu.

“ASIL MESELE YARININ GÜVENLİK MİMARİSİNİN BUGÜNDEN KURULUYOR OLMASIDIR”

Mustafa Destici, Doğu Akdeniz’e ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"1 Ekim'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde düzenlenen askeri geçitte ABD, İngiltere, Fransa ve Mısır'ın askeri unsurlarının yer alması Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki askeri işbirliğinin ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle geliştirdiği savunma ilişkilerinin geldiği noktayı göstermesi bakımından çok dikkat çekecektir. Elbette bütün bu gelişmeleri doğrudan Türkiye'ye karşı kurulmuş bir askeri ittifak olarak nitelendiremeyiz. Ancak Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin güvenlik, enerji ve deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendiren çok taraflı bir ağın giderek güçlendiğini de görmezden gelemeyiz. Mesele yalnızca bugün yaşanan gelişmeler değildir. Asıl mesele, yarının güvenlik mimarisinin bugünden kuruluyor olmasıdır. Doğu Akdeniz artık yalnızca enerji kaynaklarını veya deniz yetki alanlarının tartışıldığı bir bölge değildir. Aynı zamanda askeri güçlerin, enerji hatlarının, ticaret yollarının ve bölgesel güç dengelerinin şekillendiği stratejik bir saha ve alandır. Türkiye'nin elbette önemli güç unsurları vardır. Güçlü donanmamız, Mavi Vatan yaklaşımımız, sondaj ve araştırma kapasitemiz, Libya ile yaptığımız deniz yetki alanları mutabakatı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki vazgeçilmez askeri varlığımız bunların başlıcalarıdır. Fakat bugünün jeopolitiğinde askeri güç kadar diplomatik ve ekonomik durum da gücünüz de çevreniz de önemlidir. Bu nedenle Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yalnızca gelişmelere cevap veren değil, gelişmeleri önceden okuyup kendi denklemini kuran bir stratejiyi güçlendirmeye de ihtiyacı vardır. Ki bunu Türkiye yapmaya gayret etmektedir."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı