İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Çiftin ifadelerinde, Özata Denizcilik hisseleri üzerinden gerçekleştirdikleri işlemlere ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.
Kaya çifti, söz konusu yatırımlarda herhangi bir kişi tarafından yönlendirilmediklerini ve kendilerine özel bir bilgi aktarılmadığını savundu. İfadelerde ayrıca hisse alım-satım tarihlerine, işlem miktarlarına ve satışlardan elde edilen tutarların daha sonraki kullanımına ilişkin bilgiler yer aldı.
ÖZATA DENİZCİLİK HİSSELERİNDEKİ İŞLEMLERİNİ ANLATTILAR
İlyas Kaya, savcılıkta verdiği ifadede Nisan 2026'da Özata Denizcilik hisselerinden yaklaşık 150 bin lot satın aldığını, bu hisselerin bir bölümünü ağustos ayında, kalan kısmını ise eylül ayında sattığını belirtti. Kaya, satıştan elde ettiği paranın bir bölümünü kısa süreli olarak Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden fonlarda değerlendirdiğini ifade etti. Yaptığı işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunan Kaya, herhangi bir manipülatif eylemde bulunmadığını söyledi.
Yatırım kararlarının kendi iradesiyle alındığını belirten Kaya, herhangi bir kişinin kendisini yönlendirmediğini ve kendisine özel bilgi verilmediğini savundu. Soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından "vicdani rahatsızlık" duyduğunu belirten Kaya, yatırımlarından elde ettiği kazançları TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiğini beyan etti.

Fatma Betül Sayan Kaya da ifadesinde Nisan 2026'da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını anlattı. Kaya, hisse satışından elde ettiği kazancı kısa süreli olarak Tera fonunda değerlendirdiğini, daha sonra fondan çıktığını ve kazanç olarak görünen tutarı TMSF tarafından belirtilen hesaba aktardığını söyledi.
“KİMSENİN YÖNLENDİRMESİ OLMADI”
Fatma Betül Sayan Kaya, yatırım kararında herhangi bir yönlendirme bulunmadığını ve kendisine özel bilgi aktarılmadığını savundu. Kaya, isnat edilen eylemlerle bağlantısının bulunmadığını belirterek suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
İlyas Kaya da benzer şekilde yaptığı işlemlerde herhangi bir kişi tarafından yönlendirilmediğini ve yatırım kararlarının kendi iradesiyle alındığını savundu. Çiftin yaklaşık 400 bin lotluk Özata Denizcilik hissesi işlemleri hakkında verdiği beyanların, soruşturma dosyasındaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirileceği belirtildi.
SORUŞTURMANIN ODAĞINDA FON İŞLEMLERİ BULUNUYOR
Kaya çiftinin ifadelerinin alındığı soruşturma, Türkiye'deki yatırım fonlarına ilişkin geniş kapsamlı incelemenin bir parçası olarak yürütülüyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026 tarihli kararlarla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. MKK kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

SPK'nın 18 Eylül'deki açıklamasında, 2025'in son çeyreğinden itibaren bazı serbest ve para piyasası fonları aracılığıyla, fiili dolaşım oranı düşük bazı hisselerde şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin gözlemlendiği belirtildi. Kurul, Ağustos 2026'da güncellenen Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber ile fonlar üzerinden oluşabilecek manipülasyon imkanlarının sınırlandırılması ve yatırımcıların korunmasına yönelik düzenlemeler yapıldığını açıkladı.
Tasfiye sürecindeki bazı fonlar için 1 Ekim'de ara ödeme mekanizması da oluşturuldu. Buna göre mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılara, nihai tasfiye tutarından mahsup edilmek üzere belirli şartlar çerçevesinde ara ödeme yapılması kararlaştırıldı.
SPK'NIN SUÇ DUYURUSU DA DOSYAYA GİRECEK
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında SPK tarafından yapılması beklenen suç duyurusunun da dosyaya dahil edilmesi bekleniyor. Burada 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 106'ncı maddesi bilgi suistimaline, 107'nci maddesi ise işlem ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığına ilişkin hükümleri içeriyor.
SPK, piyasa gözetimi sırasında 106 ve 107'nci maddelerde düzenlenen suçların işlendiğinin tespit edilmesi halinde Kanun'un 115'inci maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu belirtiyor. SPK'nın güncel açıklamalarında ayrıca 2026'nın ilk dokuz ayında 174 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bunların 96'sının fonlarla ilgili işlemler nedeniyle gerçekleştirildiği açıklandı.




