Küresel piyasalarda haftanın son işlem günü altın fiyatları açısından oldukça sarsıcı geçti. Uzun zamandır rekor seviyelerde seyreden ons altın, cuma günü gelen yoğun satışlarla birlikte yaklaşık yüzde 11’lik değer kaybı yaşadı. Meydana gelen geri çekilme, altın piyasasında son yılların en sert günlük düşüşleri arasında yer aldı. Sert hareketin ardından yatırımcıların aklındaki ortak soru ise “Altında çöküş mü başlıyor?” şeklinde oldu.
Ocak ayı boyunca istikrarlı bir yükseliş sergileyen ons altın, ayın başında 4 bin 400 dolar seviyelerinden başladığı yolculuğunu 29 Ocak’ta 5 bin 523 dolara kadar taşıdı. Ancak hızlı yükselişin ardından cuma günü yön aşağı çevrildi.
Gün içinde artan satış baskısıyla ons fiyatı 4 bin 886 dolar seviyelerine kadar geriledi. Piyasalarda oluşan ilk algı panik havası olsa da, uzmanlar bu hareketi daha çok büyük oyuncuların pozisyon değişimi olarak değerlendirildi.
DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, yaşanan sert düşüşü yapısal bir kırılma olarak görmediklerini vurguladı. Değerlendirmelerinin yatırım tavsiyesi olmadığını özellikle vurgulayan Kitiş, süreci şu sözlerle özetledi:
“Bu bir kriz değil, bu bir temizliktir. Altının hikâyesi bitmedi; sadece kısa vadeli oyuncular masadan kalktı.”
Kitiş’e göre cuma günü gerçekleşen satışların kaynağı küçük yatırımcılar ya da fiziki altın talebi değil. Aksine, uzun süredir altın taşıyan ve ciddi kazanç elde eden büyük fonlar, zirve seviyelerde kâr realizasyonuna gitti.
Bunun yanı sıra altını kontrat üzerinden alan profesyonel trader’ların pozisyon kapatmaları ve borçla altın alan bazı oyuncuların fiyat düşünce otomatik satışa zorlanması da düşüşü hızlandırdı. Bu nedenle satış yapanların altına güvenini kaybedenler değil, altından en fazla kazanç sağlayan kesim olduğu söyleniyor.
Uzman değerlendirmelerine göre düşüş tek bir nedene bağlı değil. İlk olarak, uzun soluklu ve sert bir yükselişin ardından teknik bir düzeltme kaçınılmaz hale geldi. İkinci olarak, ABD’de faiz ve dolar beklentilerinin kısa vadede değişmesi, fonları geçici olarak nakitte kalmaya yönlendirdi.
Üçüncü unsur ise kritik teknik seviyelerin aşağı yönlü kırılmasıyla birlikte algoritmik işlemlerin devreye girmesi oldu. Yaşanan zincirleme etki, satışların çok daha sert hissedilmesine yol açtı.
Piyasalarda dolaşan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine yeni bir isim arayışında olduğu yönündeki iddialar da fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Uzmanlara göre bazı günler piyasalar haberi fiyatlamaz, fiyat hareketleri haber üretir. Cuma günü yaşanan süreç de bu duruma örnek olarak gösteriliyor.
Altındaki düşüşe gümüş de eşlik etti ancak kayıplar çok daha sert oldu. Tarihsel olarak altına kıyasla daha oynak bir yapıya sahip olan gümüş, bu tür düzeltme dönemlerinde daha derin geri çekilmeler yaşayabiliyor.
Son satışlarla birlikte altın-gümüş paritesinin yukarı yönlü hareket etmesi, kısa vadede güvenli liman tercihlerinin yeniden altına yöneldiğine vurgu yaptı.
Ahmet Cumhur Kitiş, gümüşün genellikle yükselişlerin öncüsü olduğunu ancak düzeltmelerde daha ağır bedel ödediğini belirterek, paritedeki hareketin altının yapısal gücünü koruduğunu vurguladı. Yaşanan sert geri çekilmenin, altın için oyunun bittiğini değil, piyasanın yeniden dengelendiğini gösterdiğini dile getirdi.
Uzmanlara göre kısa vadede dalgalanma sürebilir. Ancak fiziki altın talebi, merkez bankalarının alımları ve jeopolitik riskler halen güçlü şekilde masada duruyor. Bu nedenle altın, “hikâyesi bozulan” bir varlık değil, sadece “fiyatı soğuyan” bir enstrüman olarak yorumlanıyor.
Kısa vadeli ve aceleci davranan yatırımcılar için zorlu bir süreç yaşanabileceği belirtilirken, uzun vadeli düşünen ve sabırlı yatırımcıların bu dönemlerden genellikle daha güçlü çıktığına dikkat çekiliyor.