YAĞIŞLAR HENÜZ YERALTI SUYUNA YANSIMADI
Konya’da son dönemde görülen yağışlar kuraklık ve yeraltı su kaynakları açısından umut oluştururken, yapılan ölçümlerde henüz beklenen artışın görülmediği belirtildi.
Konya Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, yağışların yeraltı sularına etkisinin ölçümlere net şekilde yansımadığını, mevcut verilerin su seviyesindeki düşüşün sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
ÇİFTÇİLERE EKİM DÖNEMİ İÇİN UYARI
Ekim döneminde toprağın yeterince nemlenmesinin önemine işaret eden Arık, çiftçilere yeraltı suyuna daha fazla yüklenmek yerine yağışlarla oluşan toprak neminden yararlanmaları tavsiyesinde bulundu.
Yeraltı su kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayan Arık, bölgede su kullanımına ilişkin daha etkin ve kalıcı planlamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

“YERALTI SUYUNDAKİ DÜŞÜŞÜN DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİZ”
Prof. Dr. Fetullah Arık, mevcut duruma ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yağışlar bizleri biraz umutlandırdı ancak ölçümlerde maalesef bu etkinin yeraltı suyunda çok net bir şekilde görülmediğini hatta yeraltı suyundaki düşüşün devam ettiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu kış döneminde, ekim döneminde, toprağın nemlenmesi gerekiyor. Zaten şu anda ekim dönemindeyiz. Ancak çiftçilerimizin çok acele etmeden, mevcut yağışlı dönemin biraz daha devam etmesini beklemelerini umuyoruz. Bu nedenle yeraltı suyuna yüklenmekten ziyade, mümkünse yağışlarla nemlenen toprağa ekim yapmalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü yeraltı suyunu hepimizin koruması ve kollaması gerekiyor. Bu dönem içerisinde, bölgedeki yeraltı suyu kullanımıyla ilgili mutlaka daha etkin ve kalıcı planlamaların yapılması gerekiyor"
BÖLGEDEKİ 734 OBRUĞUN 704’Ü KONYA’DA
Obruk sayısındaki son duruma da değinen Arık, Konya, Karaman ve Aksaray’da yaklaşık 734 obruk bulunduğunu, bunların 704’ünün Konya sınırları içerisinde yer aldığını açıkladı.
Obruk sayısında artış yaşanmasına rağmen oluşum hızındaki artışın bir miktar yavaşladığına işaret eden Arık, tek yıllık veriler üzerinden kesin bir sonuca ulaşmanın doğru olmayacağını belirtti.
Prof. Dr. Arık şöyle konuştu:
"Bölgede yaklaşık 734 obruk var. Bunların 704'ü Konya'da, diğerleri ise Karaman ve Aksaray'da bulunuyor. Sayısal olarak baktığımız zaman obruk sayısının yükselmiş olmasına rağmen artış ivmesinin biraz azaldığını gözlemleyebiliyoruz. Tabii ki yalnızca bir yılda yapılan gözlemle bu sonuca ulaşmak çoğu zaman doğru olmayabilir. Önümüzdeki yıllardaki obruk oluşum sayılarını da takip etmek gerekiyor. Çiftçilerimiz artık işin farkındalar. Daha fazla yeraltı suyu kullandıkları zaman obruk oluşumunun tetikleneceğini görüyorlar. Konya, Karaman ve Aksaray'da yaklaşık 734 obruk bulunduğu, bunların 704'ünün Konya'da yer aldığı belirtildi. Obruk sayısında artış görülmesine rağmen oluşum hızındaki ivmenin bir miktar azaldığı ifade edilirken, yalnızca bir yıllık veriler üzerinden kesin değerlendirme yapılmasının doğru olmayacağı kaydedildi. Bununla ilgili bölgede birçok çalışma da sürdürülüyor. Obrukların azalmasını, hatta tamamen durmasını ümit ediyoruz"
OBRUKLAR İÇİN ERKEN UYARI SİSTEMLERİ ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR
Bölgede obruk oluşumlarının izlenmesi ve suyun daha verimli kullanılması amacıyla farklı çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Arık, Karatay Belediyesi ile birlikte yürütülen Avrupa Birliği projesine de değindi.
Proje kapsamında daha tasarruflu sulama yöntemlerinin geliştirilmesi, yeraltı suyu kullanımının azaltılması ve daha az suyla tarımsal verimin korunmasına yönelik çözümler üzerinde çalışıldığı belirtildi. Obruklardaki hareketliliğin belirli bir seviyeyi aşması durumunda devreye girebilecek erken uyarı sistemleri de yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor.
“YERALTI SUYUNU DAHA TASARRUFLU KULLANIRSAK OBRUK OLUŞUMLARININ AZALMASINI ÜMİT EDİYORUZ”
Arık, yürütülen çalışmalar ve bölgenin jeolojik yapısıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Bizim özellikle bu bölgede Karatay Belediyesi ile birlikte yürüttüğümüz Avrupa Birliği projemizde, hem daha tasarruflu sulama yöntemleri kullanarak yeraltı suyunun tasarruf edilmesi hem de suyun daha az kullanılmasıyla verimin düşmemesi için birtakım çözümler üzerinde çalışılıyor. Bu çalışmalara özellikle Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin de katkıları bulunuyor. Bizim de devam eden çalışmalarımız var. Çalışmalarımızda özellikle obrukların izlenmesi ve hareketin belirgin bir eşiği aştığı yerlerde erken uyarı sistemlerinin oluşturulması üzerinde duruyoruz. Umarım buna çok gerek kalmayacak. Yakın gelecekte yeraltı suyunu daha tasarruflu kullanırsak obruk oluşumlarının azalmasını ümit ediyoruz. Zamana bağlı olarak, yeraltı sularımızın karakterine ve kimliğine, öte yandan kayaların niteliğine bağlı olarak çözünmeler oluşacaktır. Yer altında çok büyük rezervlerde kayalar var. Tuzlu kayalar ve tuzlu dağ olarak nitelendirdiğimiz yapılar bulunuyor. Bu yapıların önemli bir bölümünün çözünmesi de mümkün. Dolayısıyla burada yaptığımız çalışmalarda, özellikle Orta Anadolu Havzası'nda çok kalın bir tuz tabakası olduğunu biliyoruz. Buradaki tuzlu seviyeler özellikle biraz derinde kaldıkları için orada da çözünmeler olacaktır. Dünyanın bazı bölgelerinde, özellikle tuzlu ve jipsli alanlarda obrukların çok yoğunlaştığını gözlemleyebiliyoruz. Ülkemizde de Sivas, Çankırı ve Çorum bölgelerinde benzer durumlar söz konusu"





