Fatih Süleyman Denizolgun’dan Süleymancılar cemaatiyle ilgili dikkat çeken açıklamalar: Ali Erhan Kuriş hakkında ne dedi?

27. Dönem İstanbul Milletvekili ve Süleymancılar cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ali Erhan Kuriş’in Süleyman Hilmi Tunahan’ın manevi yolunun varisi olmadığını öne sürdü. Denizolgun, cemaatin geçmişi, Kemal Kacar’ın konumu ve 1999 sonrası dönem hakkında da çeşitli iddialarda bulundu. Süleymancılar cemaati içerisinde uzun süredir tartışma konusu olan isimlerden Ali Erhan Kuriş hakkında, cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu ve 27. Dönem İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun tarafından dikkat çeken bir açıklama yapıldı.

Denizolgun, sosyal medya hesabından yayımladığı uzun mesajında Ali Erhan Kuriş’in Süleyman Hilmi Tunahan’ın manevi yolunun varisi olmadığını savundu. Açıklamasında kendi aile geçmişine, Süleyman Hilmi Tunahan’ın sözlerine, Kemal Kacar dönemine ve cemaatin 1999 sonrasındaki yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Denizolgun, çok sayıda iddiayı da gündeme taşıdı.

Denizolgun

“Ali Erhan Kuriş varisi değildir”

Denizolgun açıklamasında, Ali Erhan Kuriş’in Süleyman Hilmi Tunahan’ın manevi mirasının varisi olmadığını ileri sürdü. Denizolgun, bu konudaki görüşünün kesin olduğunu belirtirken, açıklamasında yemin ifadelerine de yer verdi. Denizolgun ayrıca Ali Erhan Kuriş’i, dedesi Süleyman Hilmi Tunahan’ın yoluna, talebelerine, Kemal Kacar’a, kendi ailesine, ümmete, millete ve devlete ihanet etmekle suçladı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral'dan Kuytul'a Sert Uyarı: 'Sıra Sana da Gelecek'
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral'dan Kuytul'a Sert Uyarı: 'Sıra Sana da Gelecek'
İçeriği Görüntüle

Süleyman Hilmi Tunahan’ın 1950’li yıllardaki sözlerini aktardı

Denizolgun, paylaşımının devamında dedesi Süleyman Hilmi Tunahan’ın 1950’li yıllarda söylediğini belirttiği bazı sözleri gündeme getirdi. Denizolgun’un aktarımına göre Süleyman Hilmi Tunahan, vefatından önce cemaat üzerindeki toplu manevi etkinin vefatından sonra yaklaşık 40 yıl devam edeceğini, ardından manevi anlamda bir fetret döneminin yaşanacağını söyledi. Denizolgun, dedesinin bireysel tasarruf ve rabıtanın devam edeceğini ancak cemaatin toplu şekilde korunamayacağını ifade ettiğini öne sürdü. Paylaşımında ayrıca Süleyman Hilmi Tunahan’ın ilerleyen dönemde cemaatlerin yönetimlerinde çeşitli sorunlar yaşanacağına ilişkin sözler söylediğini iddia etti.

Fatih Suleyman Denizolgun Kimin Oglu 1786606332 Z81J U C

“1999 yılında cemaat üzerindeki tasarruf bitti”

Denizolgun’un açıklamasındaki en dikkat çekici iddialardan biri de 1999 yılı ile ilgili oldu. Denizolgun, Süleyman Hilmi Tunahan’ın vefatından yaklaşık 40 yıl sonra, 1999 yılında cemaat üzerindeki toplu tasarrufun sona erdiğini savundu. Denizolgun’a göre bu tarihten sonra bireysel tasarruf ve rabıta devam etti ancak cemaatin toplu şekilde korunması sona erdi. Denizolgun, bu dönemin ardından cemaatin Süleyman Hilmi Tunahan’ın çizgisinden uzaklaştığını ileri sürdü.

Kemal Kacar hakkında da dikkat çeken ifadeler

Fatih Süleyman Denizolgun, açıklamasında Kemal Kacar dönemine ilişkin değerlendirmelere de geniş yer verdi. Denizolgun, Kemal Kacar’ın Süleyman Hilmi Tunahan’ın yolunu yaklaşık 40 yıl boyunca takip ettiğini ve onun çizgisini muhafaza ettiğini öne sürdü. Kacar’ın kendisini Süleyman Hilmi Tunahan’ın manevi varisi veya şeyhi olarak göstermediğini belirten Denizolgun, Kacar’ın kendisini yalnızca cemaat içerisindeki idari işlerden sorumlu bir kişi olarak tanımladığını savundu.

Denizolgun, açıklamasında Kemal Kacar’ın kendisinden sonrası için “tufan” ve “kaos” ifadelerini kullandığını da iddia etti. Ayrıca Kacar ile kendi amcası arasında geçmişte yaşandığını öne sürdüğü anlaşmazlıklara ilişkin çeşitli iddialar ortaya atan Denizolgun, Kacar’ın bazı görevlendirmelere karşı çıktığını ve dönemin siyasi gelişmelerinden rahatsızlık duyduğunu ileri sürdü. Denizolgun, bu iddiaların geçmişte yaptığı sosyal medya paylaşımlarında da ayrıntılı şekilde yer aldığını belirtti.

Süleymancılar Kurişi Açıklama

Vasiyet iddiasını da gündeme taşıdı

Açıklamanın bir diğer bölümünde Kemal Kacar’ın vasiyeti konusunda iddialar yer aldı. Denizolgun, Kacar’ın gerçek bir vasiyet hazırladığını, ancak 28 Şubat döneminin şartları nedeniyle cemaat üzerindeki etkinin değiştiğini ve söz konusu vasiyetin daha sonra bir istişare heyeti vasiyetine dönüştürüldüğünü öne sürdü. Denizolgun ayrıca hem gerçek olduğunu belirttiği vasiyetin hem de sonradan ortaya çıktığını söylediği vasiyetin uygulanmadığını iddia etti.

Süleymancılar Kurişi

Kemal Kacar’ın “Mesih” iddiasına karşı çıktığını söyledi

Denizolgun, paylaşımında Kemal Kacar hakkında geçmişte bazı kişiler tarafından farklı dini yakıştırmalar yapıldığını da ileri sürdü. Kacar’ın bu tür yakıştırmaları kabul etmediğini ve kendisine bağlanılmaması gerektiğini söylediğini aktaran Denizolgun, Kacar’ın bu kişilere tepki gösterdiğini ifade etti. Denizolgun’un anlatımına göre Kacar, kendisinin manevi bir makamın sahibi olarak görülmesine karşı çıkıyor ve insanların kendisine değil, Süleyman Hilmi Tunahan’ın çizgisine bağlı kalmasını istiyordu.

Denizolgun, açıklamasının son bölümünde Süleymancılar cemaatinin 1999 sonrası dönemine ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Cemaat üzerindeki toplu manevi etkinin sona ermesinin ardından cemaatin Süleyman Hilmi Tunahan’ın çizgisinden uzaklaştığını öne süren Denizolgun, sonraki dönemde yönetim kadrolarına yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Denizolgun, bazı cemaat yöneticilerinin dini açıdan yanlış uygulamalara yöneldiğini ileri sürerek bu yapının Süleyman Hilmi Tunahan'ın çizgisini temsil etmediğini savundu. Paylaşımının sonunda ise dini ve siyasi açıdan oldukça ağır ifadeler kullanan Denizolgun, bazı din adamları ve cemaat yöneticilerine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Kaynak: Haber Merkezi