Eğitim-Bir-Sen, 2026-2027 Akademik Yılı'nın başlaması dolayısıyla yükseköğretim alanındaki beklenti ve önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Sendika tarafından yapılan değerlendirmede, “Terörsüz Türkiye”, üniversitelerde kontenjan ve insan gücü planlaması, idari personelin yer değişikliği, deprem bölgesindeki geliştirme ödeneği, üniversitelerde karar mekanizmalarına katılım ve toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması gibi başlıklar öne çıktı.

Yeni akademik yılın hayırlı olması temennisinde bulunan Eğitim-Bir-Sen, akademik ve idari personelin sahadan aktardığı sorunların yanı sıra yükseköğretim sisteminin geleceğine ilişkin çözüm önerilerini de gündeme taşıdı.

Kırklar Meclisi Ankara'da devam ediyor: Bu kez Ahmet İnam konuk olacak
Kırklar Meclisi Ankara'da devam ediyor: Bu kez Ahmet İnam konuk olacak
İçeriği Görüntüle

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” AKADEMİK YILININ TEMALARINDAN BİRİ OLSUN

Eğitim-Bir-Sen, üniversitelerde 2026-2027 Akademik Yılı açılış törenleri ve ilk derslerde “Terörsüz Türkiye” hedefinin ele alınmasını önemsediklerini bildirdi. Sendika, bilimsel üretimin ve akademik düşüncenin gelişmesi açısından güvenliğin, toplumsal huzurun ve istikrarın önemli bir zemin oluşturduğunu savundu. Bu kapsamda “Terörsüz Türkiye” temasının yalnızca güvenlik politikası çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, terörle mücadeleye ayrılan kaynakların gelecekte Ar-Ge, eğitim, bilimsel altyapı ve gençlerin geleceğine daha fazla yönlendirilebilmesinin Türkiye'nin kalkınmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Eğitim-Bir-Sen, bu hedefin Türkiye'nin uzun yıllardır karşı karşıya olduğu bir sorunun geride bırakılması ve daha güçlü bir gelecek perspektifi oluşturulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

KONTENJANLAR İNSAN KAYNAĞI İHTİYACINA GÖRE BELİRLENSİN

Yükseköğretimde kontenjan politikasının da yeniden ele alınması çağrısında bulunan sendika, yalnızca üniversitelerin mevcut kapasitesi ve öğrenci talebinin dikkate alınmasının yeterli olmadığını belirtti. Kontenjanların belirlenmesinde Türkiye'nin orta ve uzun vadeli insan kaynağı ihtiyacı, demografik değişimler, öğrencilerin tercih ve kayıt eğilimleri, bölgesel ihtiyaçlar ve mezunların istihdam olanaklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

A W803203 02

Bazı programlarda kontenjanların boş kalması, bazı alanlarda ise ihtiyaçların üzerinde mezun verilmesinin daha kapsamlı bir planlamaya ihtiyaç bulunduğunu gösterdiği belirtildi. YÖK başta olmak üzere ilgili kurumların, Milli Eğitim Bakanlığı, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve diğer paydaşlarla birlikte uzun vadeli bir yükseköğretim insan gücü planlaması oluşturması istendi.

YÖK'ün 2024-2028 Stratejik Planı'nda da yükseköğretim kontenjanlarının üniversite kapasitesi ile eğitim-öğretim arz ve talep dengesinin gözetilmesi ve programların doluluk oranlarının izlenmesi hedefleri bulunuyor.

ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİ İÇİN YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİ

Açıklamanın bir diğer başlığını üniversitelerde görev yapan idari personelin yer değişikliği oluşturdu. Toplu sözleşme kapsamında YÖK nezaretinde hayata geçirilen üniversiteler arası karşılıklı yer değişikliği uygulamasının önemli bir başlangıç olduğu belirtilirken, bunun kalıcı ve kapsamlı bir sisteme dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi.

Eğitim-Bir-Sen, diğer kamu kurumlarında olduğu gibi üniversite idari personeli için de objektif, somut, öngörülebilir ve denetlenebilir kriterlere dayanan sürekli bir yer değişikliği sisteminin oluşturulmasını talep etti.

DEPREM BÖLGESİNDE GELİŞTİRME ÖDENEĞİ ÇAĞRISI

6 Şubat depremlerinden etkilenen illerdeki üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının ekonomik koşullarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Eğitim-Bir-Sen, geliştirme ödeneğinin artırımlı şekilde uygulanmasının sürdürülmesini istedi.

Sendika, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya için öngörülen geliştirme ödeneği oranlarının en az 18 ay daha yüzde 250 oranında uygulanmasını talep etti. Ayrıca 6 Şubat depremlerini ağır şekilde yaşayan Gaziantep'in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinin de kapsama alınması ve bu ilçelerde görev yapan öğretim elemanlarının düzenlemeden yararlandırılması istendi.

ÜNİVERSİTELERDE KARAR SÜREÇLERİNE DAHA FAZLA KATILIM

Eğitim-Bir-Sen, üniversitelerin karar mekanizmalarında farklı paydaşların daha fazla temsil edilmesi gerektiğini de savundu. Açıklamada, öğrenciler, akademik ve idari personel ile yetkili sendika temsilcisinin senato çalışmalarına konuya ve çalışmanın niteliğine göre karar ortağı veya gözlemci olarak katılabilmesi gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşımın üniversitelerde katılımcı yönetim anlayışını güçlendireceği ve farklı kesimlerin karar süreçlerine katkı sunmasına imkan sağlayacağı belirtildi.

A W803203 03

TOPLU SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ İÇİN UYGULAMA VURGUSU

Toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması da açıklamada özel bir başlık olarak yer aldı. Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında imzalanan toplu sözleşme hükümlerinin taraflar açısından bağlayıcı olduğu belirtilerek, düzenlemelerin zamanında ve eksiksiz şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

Eğitim-Bir-Sen, toplu sözleşmeyle kabul edilen hükümlerin iki yıllık geçerlilik süresi boyunca uygulanması gerektiğini belirterek, ilgili kamu kurumları ve yöneticilerin bu düzenlemeler konusunda tercih yapma yetkisinin bulunmadığını savundu.

ÜNİVERSİTELERDEN GAZZE VE SOYKIRIM KONUSUNDA TUTUM ÇAĞRISI

Açıklamada uluslararası gelişmelere de yer veren Eğitim-Bir-Sen, Gazze başta olmak üzere savaş ve insan hakları ihlallerine ilişkin akademik çevrelerin tutumuna dikkat çekti. Küresel ölçekte öğrenciler ve akademisyenler tarafından gerçekleştirilen eylemler hatırlatılarak, insan yaşamını ve evrensel barışı tehdit eden devlet, şirket ve kurumlara yönelik akademik ve ekonomik boykotların şiddet içermeyen sivil itiraz yöntemlerinden biri olduğu ifade edildi.

Sendika, Türkiye'deki üniversitelerin de evrensel ahlaki ilkeler doğrultusunda hareket eden, çağın gelişmelerini takip eden ve uluslararası standartlarda bilimsel bilgi üreten kurumlar olarak geleceğin şekillenmesinde daha güçlü rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

“ORTAK AKLI İŞLETMEYE DAVET EDİYORUZ”

Eğitim-Bir-Sen açıklamasının sonunda siyasi karar alıcıları, YÖK'ü, Milli Eğitim Bakanlığını ve akademik camiayı yükseköğretimin geleceği için ortak akılla hareket etmeye çağırdı. Sendika, 2026-2027 Akademik Yılı'nın yalnızca yeni bir eğitim döneminin başlangıcı olarak değil, yükseköğretimde yapısal sorunların ele alınacağı ve çözüm odaklı adımların atılacağı bir dönem olması gerektiğini vurguladı. Açıklama, yeni akademik yılın öğrenciler, akademisyenler, idari personel ve üniversiteler için hayırlı olması temennisiyle sona erdi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı