ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimin ardından yeni bir diplomatik sürecin kapısını aralayabilecek nitelikteki 14 maddelik mutabakat metni kamuoyuna açıklandı. Üst düzey bir ABD'li yetkili tarafından düzenlenen telekonferansta paylaşılan metin, iki ülke arasındaki nihai anlaşmanın hazırlanması için 60 günlük bir müzakere süreci öngörüyor.
Mutabakat metni, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Orta Doğu'nun güvenlik dengelerini de doğrudan etkileyebilecek maddeler içeriyor. Özellikle İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması, bölgesel askeri operasyonların sonlandırılması ve yüz milyarlarca dolarlık ekonomik destek planı uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.
İRAN'A 300 MİLYAR DOLARLIK KALKINMA PLANI
Metindeki en çarpıcı başlıklardan biri, ABD'nin İran'ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir plan hazırlamayı taahhüt etmesi oldu.
Söz konusu planın uygulanma mekanizmasının, taraflar arasında 60 gün içerisinde imzalanması planlanan nihai anlaşmanın bir parçası olarak netleştirileceği belirtildi. Ayrıca ABD'nin, planın uygulanabilmesi için gerekli tüm lisans, muafiyet ve izinleri sağlayacağı ifade edildi. Bu madde, daha önce ABD Başkanı Donald Trump tarafından yalanlanan İran'a ekonomik destek iddialarını yeniden gündeme taşıdı.

TÜM CEPHELERDE ASKERİ OPERASYONLAR DURACAK
Mutabakatın ilk maddesi, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesine ilişkin önemli taahhütler içeriyor. Metne göre ABD ile İran, başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı şekilde sonlandırıldığını ilan etmeyi, birbirlerine karşı savaş başlatmamayı, güç kullanmaktan ve güç kullanma tehdidinden kaçınmayı taahhüt ediyor. Ayrıca Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin güvence altına alınması konusunda da ortak irade ortaya konuluyor.
EGEMENLİĞE SAYGI VE İÇ İŞLERİNE KARIŞMAMA TAAHHÜDÜ
Mutabakat metninde tarafların birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstereceği, karşılıklı olarak iç işlerine müdahalede bulunmayacağı da açık şekilde ifade edildi. Madde, uzun yıllardır karşılıklı suçlamalarla şekillenen Washington-Tahran ilişkilerinde yeni bir diplomatik çerçevenin oluşturulabileceğine işaret ediyor.
ABD, DENİZ ABLUKASINI KALDIRACAK
Anlaşmanın en önemli maddelerinden biri de İran'a yönelik deniz ablukasının sona erdirilmesi oldu. Metne göre mutabakatın imzalanmasının hemen ardından ABD, İran'a yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi kaldırmaya başlayacak. Deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen sona erdirilmesi hedefleniyor. ABD ayrıca nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran sınırlarına yakın bölgelerdeki askeri güçlerini geri çekmeyi de taahhüt ediyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN AÇILACAK
Küresel enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'na ilişkin düzenlemeler de mutabakatın en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. İran, ticari gemilerin İran Körfezi ile Umman Denizi arasında ücretsiz ve güvenli şekilde geçiş yapabilmesi için gerekli tüm düzenlemeleri yapmayı kabul etti. Ticari gemi trafiğinin derhal başlaması ve teknik ile askeri engellerin kaldırılmasının ardından düzenlemelerin 30 gün içinde yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Metne göre İran, Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimi ve denizcilik hizmetlerinin belirlenmesi konusunda Umman Sultanlığı ile diyalog yürütecek ve diğer Basra Körfezi ülkeleriyle de görüşmeler gerçekleştirecek.

YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI GÜNDEME GELDİ
Mutabakat metni, İran'a yönelik uluslararası yaptırımlar konusunda da kapsamlı hükümler içeriyor. ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu kararları ve tüm tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere birincil ve ikincil yaptırımların üzerinde mutabık kalınacak takvim doğrultusunda kaldırılmasını taahhüt ediyor.
Taraflar, yaptırımların kaldırılması meselesinin kritik önem taşıdığı konusunda ortak görüş bildirirken, müzakerelerde bu konunun öncelikli başlıklardan biri olacağını vurguladı.
İRAN NÜKLEER SİLAH GELİŞTİRMEYECEĞİNİ KABUL ETTİ
Mutabakatın sekizinci maddesi, İran'ın nükleer programına ilişkin önemli taahhütler içeriyor. İran, nükleer silah edinmeyeceğini ve geliştirmeyeceğini yeniden teyit etti. Taraflar ayrıca zenginleştirilmiş nükleer malzeme stoklarının imha edilmesi konusunda, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülecek bir mekanizma üzerinde çalışma konusunda mutabakata vardı.
Nükleer zenginleştirme faaliyetleri ve İran'ın nükleer ihtiyaçlarına ilişkin diğer konuların ise nihai anlaşma görüşmelerinde ayrıntılı şekilde ele alınacağı belirtildi.
ABD YENİ YAPTIRIM UYGULAMAYACAK
Nihai anlaşma imzalanana kadar geçecek süreçte İran mevcut nükleer programını koruyacak, ABD ise yeni yaptırımlar uygulamama ve bölgeye ilave asker konuşlandırmama taahhüdünde bulunacak. Ayrıca ABD Hazine Bakanlığının, İran'ın ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatıyla ilgili bankacılık, sigortacılık ve nakliye işlemlerine yönelik muafiyetler sağlaması öngörülüyor.
DONDURULMUŞ VARLIKLARIN SERBEST BIRAKILMASI PLANLANIYOR
Mutabakatın 11'inci maddesi, İran'a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımının tamamen açılmasını öngörüyor. Tarafların, bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usulleri müzakereler sırasında belirleyeceği ifade edilirken, söz konusu kaynakların İran Merkez Bankası tarafından belirlenecek nihai lehtarlara aktarılabilmesi için ABD'nin gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt ettiği kaydedildi.





