ABD ile İran arasında aylardır devam eden diplomatik temaslara ilişkin dikkat çekici bir iddia Amerikan basınında gündeme geldi. ABD merkezli CBS News’in, Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Tahran yönetiminin yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tasfiye edilmesini içeren bir mutabakata prensipte olumlu yaklaştığı öne sürüldü.
Haberde konuşan ABD’li yetkili, tarafların yürüttüğü müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildiğini ancak henüz nihai anlaşmanın imzalanması aşamasına gelinmediğini belirtti. Yetkili, hafta sonu içerisinde resmi bir imza sürecinin beklenmediğini ifade ederken, görüşmelerin teknik ve siyasi ayrıntılar üzerinde yoğunlaştığını aktardı.
“NİHAİ MUTABAKAT HENÜZ SAĞLANMADI”
ABD’li yetkiliye göre Washington yönetimi, İran dini lideri Mücteba Hamaney’in anlaşma taslağına prensipte onay verdiğine inanıyor. Ancak taraflar arasında resmi imzaların atılabilmesi için nihai mutabakatın tamamlanması gerektiği kaydedildi.

Yetkili, ABD’nin temel beklentisinin İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını tasfiye etmeyi kabul etmesi ve diğer tartışmalı nükleer başlıklarda da yükümlülük üstlenmesi olduğunu dile getirdi. Görüşmelerin özellikle nükleer materyalin nasıl bertaraf edileceği ve hangi mekanizmaların devreye alınacağı üzerinde sürdüğü belirtildi.
URANYUMUN NASIL BERTARAF EDİLECEĞİ TARTIŞILIYOR
Müzakerelerde taraflar arasında temel anlaşmazlığın uranyum stoklarının ortadan kaldırılıp kaldırılmaması değil, bunun hangi yöntemle gerçekleştirileceği olduğu ifade edildi. ABD’li yetkili, Washington ile Tahran arasında zenginleştirilmiş nükleer materyalin tasfiyesi konusunda genel bir uzlaşı bulunduğunu savundu. Buna karşın teknik sürecin ayrıntıları üzerinde görüşmelerin devam ettiği aktarıldı. Özellikle uranyumun başka bir ülkeye transfer edilmesi, seyreltilmesi veya uluslararası denetim altında imha edilmesi gibi seçeneklerin masada olduğu değerlendiriliyor.
2015 NÜKLEER ANLAŞMASINDAN “DAHA GÜÇLÜ” VURGUSU
ABD’li yetkili, müzakere edilen yeni çerçevenin, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan daha kapsamlı ve daha güçlü olacağını düşündüklerini söyledi.

Bilindiği üzere 2015’te imzalanan anlaşma, İran’a belirli sınırlar dahilinde uranyum zenginleştirme hakkı tanırken, karşılığında uluslararası yaptırımların hafifletilmesini öngörüyordu. Ancak Donald Trump yönetimi 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı çekilmiş ve İran’a yönelik ağır yaptırımları yeniden devreye sokmuştu. Bu gelişmenin ardından bölgede tansiyon yükselmiş, Tahran yönetimi de nükleer faaliyetlerini hızlandırmıştı.
HÜRMÜZ BOĞAZI DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Haberde yer alan bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise Hürmüz Boğazı’na ilişkin oldu. İddiaya göre anlaşma kapsamında ABD’nin, İran limanlarına giriş çıkış yapan gemilere yönelik uyguladığı abluka ve baskı politikalarında değişikliğe gitmesi bekleniyor. Ayrıca ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile Körfez ülkeleri arasında, ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturulmasının planlandığı belirtildi. Yetkili, kurulacak sistemin bir “geçiş ücreti uygulaması” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
TRUMP EKİBİNİN ÖNEMLİ İSİMLERİ SÜREÇTE
ABD tarafında yürütülen diplomatik temaslarda önemli isimlerin rol aldığı da aktarıldı. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in süreçte aktif görev üstlendiği ifade edildi. Washington yönetiminin ayrıca Orta Doğu’daki müttefik ülkeleri de müzakere sürecine dahil etmeye çalıştığı belirtilirken, bölgedeki güvenlik dengelerinin yeni anlaşmanın şekillenmesinde önemli rol oynadığı kaydedildi.




