AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’da düzenlediği basın toplantısında son günlerde siyasetin merkezine oturan CHP Genel Merkezi’nin tahliyesi ve parti içi kriz tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çelik, yaşanan sürecin AK Parti ile ilişkilendirilmesine sert tepki gösterirken, tartışmanın tamamen CHP’nin kendi iç dinamiklerinden kaynaklandığını savundu. Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarını hedef alan Çelik, son günlerde kullanılan siyasi dilin “sınırları aştığını” ifade etti.
“BU OLAYIN HİÇBİR YERİNDE YOKUZ”
AK Parti Sözcüsü, CHP içerisindeki tartışmaların bilinçli şekilde AK Parti’ye mal edilmeye çalışıldığını ileri sürerek bunun “yalan siyaseti” olduğunu söyledi. Çelik, “Biz bu olayın bir yerinde değiliz. Buradaki çatışma CHP’lilerin kendi içinde yaşadığı bir çatışmadır” ifadelerini kullandı.
Siyasi eleştirinin demokratik zeminde yapılabileceğini belirten Çelik, hakaret, tehdit ve hedef göstermeye varan söylemlere ise sert karşılık vereceklerini dile getirdi. AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konusunda tavrının net olduğunu belirten Çelik, “Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Siyasi tehdit diline asla izin vermeyiz” dedi.

“ÖZGÜR ÖZEL YETERSİZLİĞİNİ GİZLEMEYE ÇALIŞIYOR”
Çelik’in en sert eleştirilerinden biri CHP lideri Özgür Özel’e yönelik oldu. AK Parti Sözcüsü, Özel’in parti içindeki sorunları perdelemek amacıyla AK Parti’yi hedef aldığını savundu. Çelik, “Sayın Özgür Özel kendi yetersizliğini gizlemek için sürekli AK Parti’yi suçlayan bir siyaset yürütüyor” ifadelerini kullandı. Son iki günde yapılan açıklamaların siyasi nezaket sınırını aştığını belirten Çelik, tehdit ve baskı diliyle siyaset yapılmasına müsaade etmeyeceklerini kaydetti.
“SİYASİ EŞKIYALIĞA İZİN VERMEYİZ”
AK Parti Sözcüsü açıklamalarında “siyasi eşkıyalık” ifadesini de kullandı. Çelik, şantaj, tehdit ve hakaret içeren siyasi söylemlerin demokratik siyasetle bağdaşmadığını belirterek, bu tür yöntemlere karşı net tavır alacaklarını söyledi.
Yargı süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, CHP cephesinden gelen “yargı eliyle siyaset dizayn ediliyor” eleştirilerine karşı çıktı. Hukukun bağımsız işleyişine vurgu yapan Çelik, ortaya çıkan iddiaların büyük bölümünün CHP’lilerin kendi açıklamalarıyla gündeme geldiğini savundu.

“YOLSUZLUKTAN SORUMLU BİR KOLUNUZ VAR”
Çelik’in açıklamalarında en dikkat çeken bölümlerden biri de CHP yönetimine yönelik “yolsuzluk” suçlamaları oldu. Özgür Özel’in AK Parti hakkında kullandığı “yargı kolları” ifadesine tepki gösteren Çelik, “AK Parti’de yargı kolları yok. Ama sizin yönetiminiz döneminde Türkiye’nin gördüğü bir tablo var; yolsuzluktan sorumlu bir yapınız olduğu yönünde iddialar ortaya atıldı” dedi. Çelik, CHP yönetiminin ortaya çıkan iddialara karşı yeterli adım atmadığını ve bazı isimleri koruduğuna yönelik eleştirilerin yine CHP içerisinden geldiğini öne sürdü.
CHP’DE “MUTLAK BUTLAN” TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Öte yandan CHP hakkında verilen “mutlak butlan” kararına ilişkin tartışmalar da siyaset gündemindeki yerini koruyor. Konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme de MHP cephesinden geldi. Feti Yıldız, siyasi partilerle ilgili davalarda uygulanacak hukuk kurallarına ilişkin açıklama yaptı. Yıldız, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu yürürlükteyken Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağını savundu.

FETİ YILDIZ: “ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN YETKİSİ SINIRLIDIR”
MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Yıldız, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin siyasi partilerin kongre süreçlerine ilişkin yetki alanının sınırlı olduğunu söyledi. Yıldız açıklamasında, “2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21’inci maddesinin 11’inci fıkrası yürürlükteyken Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu hükümleri uygulanamaz. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetki alanı genel kurulun seçim maddesine kadar olan işlemlerle sınırlıdır” ifadelerine yer verdi.
SİYASİ PARTİLER KANUNU NE DİYOR?
Tartışmaların merkezinde yer alan 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi, siyasi partilerin büyük kongreleri ile il ve ilçe kongrelerinde yapılan seçimlere ilişkin usulleri düzenliyor. Kanunun ilgili hükmüne göre, seçimlere yönelik itirazların seçim kurulları tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca hakim, seçim sonuçlarını etkileyecek ciddi bir usulsüzlük tespit etmesi halinde seçimlerin iptaline karar verebiliyor. Böyle bir durumda seçimlerin en az bir ay, en fazla iki ay içerisinde yenilenmesi gerekiyor.


