Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) yayımladığı “Kayıp Potansiyel: Türkiye’de NEET Gençlerin Profili, NEET’e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları” başlıklı araştırma raporu, Türkiye’de gençlerin eğitim ve istihdamdan uzaklaşmasının ulaştığı boyutu ortaya koydu. Raporda, özellikle 15-29 yaş grubunda yer alan gençlerin önemli bölümünün ne eğitim hayatında ne de çalışma yaşamında yer aldığı belirtilirken, bu durumun yalnızca sosyal değil aynı zamanda ekonomik açıdan da ciddi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.
ASO tarafından hazırlanan çalışmada, gençlerin üretim süreçlerine dahil edilmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması, sanayi üretimi, verimlilik kapasitesi ve küresel rekabet gücü açısından kritik önemde olduğu vurgulandı. Rapor, mevcut tabloyu yalnızca genç işsizliği olarak değerlendirmeyip eğitim sistemi, iş gücü piyasası ve sosyal politikalar arasındaki yapısal uyumsuzlukların sonucu olarak ele aldı.
TÜRKİYE’DE HER DÖRT GENÇTEN BİRİ NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA
Araştırmada yer alan verilere göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biri konumunda bulunuyor. 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 25,9’unun ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığı belirtilirken, kadınlarda bu oranın yüzde 36,5’e kadar çıktığı ifade edildi. Türkiye’deki NEET oranının OECD ortalamasının yaklaşık iki katına ulaştığı kaydedildi.

Raporda, gençlerin üretim süreçlerinden uzak kalmasının ekonomik büyümeden toplumsal refaha kadar pek çok alanı doğrudan etkilediği belirtildi. Beşerî sermaye kaybının uzun vadede Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısı yapıldı.
“DİPLOMALI AMA MESLEKSİZ” NESİL RİSKİ
Çalışmada dikkat çekilen en önemli başlıklardan biri de eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluk oldu. Raporda, Türkiye’de NEET oranlarının yüksek olmasının yalnızca bireysel tercihlerden kaynaklanmadığı, uygulamalı eğitimden uzak ve beceri temelli olmayan eğitim sisteminin de bu tabloyu beslediği ifade edildi.
ASO raporunda “diplomalı ama mesleksiz” gençlik riskine vurgu yapılarak, eğitim-istihdam bağının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Özellikle uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılması ve gençlerin üretim süreçleriyle daha erken dönemde buluşturulmasının önem taşıdığı kaydedildi.
SANAYİ ELEMAN ARIYOR, GENÇLER İŞ GÜCÜNÜN DIŞINDA KALIYOR
Raporda yer alan ASO istihdam anketi sonuçlarına göre işletmelerin yüzde 48’i en büyük sorun olarak “yetkin ve yetişmiş personel bulamama” problemini gösterdi. Bu durumun Türkiye’de aynı anda hem yüksek genç işsizliği hem de ciddi nitelikli personel açığı yaşandığını ortaya koyduğu ifade edildi.

Özellikle imalat sanayiinde CNC operatörü, kaynakçı, bakım-onarım uzmanı ve endüstriyel otomasyon teknisyeni gibi alanlarda ara eleman ihtiyacının giderek arttığı vurgulandı. Buna karşın gençlerin daha çok masa başı işlere yöneldiği belirtilirken, mesleki eğitim kurslarının yaygınlaştırılması gerektiği kaydedildi.
KADINLARDAKİ YÜKSEK ORAN YAPISAL SORUNLARI GÖSTERİYOR
Araştırmada kadınların NEET oranının erkeklerin iki katından fazla olmasının tesadüfi olmadığına dikkat çekildi. Bakım ekonomisi, toplumsal rol dağılımı ve kadınların iş gücü piyasasına erişimde karşılaştığı engellerin bu tabloyu doğrudan etkilediği ifade edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılım sağlayabilmesi için bakım hizmetlerinin artırılması, esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi ve hedef odaklı destek programlarının uygulanması gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca geçici koruma altındaki mülteci gençler ile engelli bireylerin de mevcut sistem içerisinde görünmez kalan kırılgan gruplar arasında yer aldığı vurgulandı. Politika araçlarının bu kesimleri de kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiği kaydedildi.

NEET SORUNUNUN EKONOMİYE MALİYETİ MİLYARLARCA DOLAR
ASO’nun araştırmasında, Türkiye’deki NEET probleminin yıllık ekonomik maliyetinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 2,8 ila yüzde 3,5’i arasında olduğu tahmin edildi. Bunun yaklaşık 38 milyar ila 47,5 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe karşılık geldiği ifade edildi. Raporda, etkili politikaların uygulanması halinde Türkiye’nin her yıl savunma bütçesi büyüklüğünde ek ekonomik potansiyeli üretime kazandırabileceği belirtildi.
Yapılan “odaklı senaryo” analizine göre ise 2025 yılında 4,7 milyon seviyesinde bulunan 15-29 yaş arası NEET sayısının, doğru politika uygulamaları sayesinde 2030 yılına kadar 3,2 milyon seviyesine düşürülebileceği öngörüldü. Bu dönüşümün yaklaşık 18 milyar dolarlık ekonomik kazanç sağlayabileceği ifade edildi.
ÇÖZÜM İÇİN BEŞ TEMEL POLİTİKA ÖNERİSİ
Raporda Almanya’nın ikili eğitim sistemi, İtalya’nın koordinasyon modeli ve Güney Kore’nin psikososyal destek yaklaşımı örnekleri incelenerek Türkiye’ye yönelik uygulanabilir çözüm önerileri geliştirildi. ASO’nun öne çıkardığı beş temel politika başlığı şöyle sıralandı:
Hedefe duyarlı politika tasarımı
Güçlü kurumsal eşgüdüm
Sonuç odaklı izleme kapasitesi
Kadın NEET’lere yönelik bakım ve esnek çalışma desteği
Ankara’nın pilot uygulama merkezi olarak değerlendirilmesi

Raporda Ankara’nın sanayi altyapısı, üniversite ekosistemi, kurumsal kapasitesi ve genç nüfus yapısıyla NEET politikalarının uygulanabilirliğini test edebilecek önemli bir model şehir olabileceği vurgulandı.
Ayrıca İŞKUR, MEB, YÖK, yerel yönetimler, sanayi odaları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışacağı bir “Ulusal NEET Koordinasyon Kurulu” kurulması önerildi. Büyükşehirlerde kariyer danışmanlığı, psikososyal destek ve işveren eşleştirmesi hizmetleri sunacak “NEET Destek Merkezleri” oluşturulmasının da çözüm sürecine katkı sağlayacağı ifade edildi.
SEYİT ARDIÇ: “GENÇLERİMİZİ KAYIP KUŞAK OLARAK GÖRMÜYORUZ”
ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin değerlendirmesinde genç nüfusun Türkiye’nin en büyük kalkınma gücü olduğunu belirterek, mevcut tabloya yalnızca işsizlik perspektifiyle bakılmaması gerektiğini söyledi.

Ardıç, “Bugün Türkiye’de her dört gencimizden biri ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Kadınlarda ise bu oran çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Biz bu tabloyu yalnızca bir istihdam sorunu olarak değerlendirmiyoruz. Bu konu Türkiye’nin üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve gelecekteki rekabet gücü açısından stratejik bir başlıktır” ifadelerini kullandı.
Sanayide nitelikli personel ihtiyacının arttığını vurgulayan Ardıç, gençlerin iş gücü piyasasının dışında kalmasının temel nedenlerinden birinin beceri uyumsuzluğu olduğunu söyledi. Mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Ardıç, gençlerin üretim süreçleriyle daha erken yaşta buluşmasının önemine dikkat çekti.
Raporda kadınların iş gücüne katılımını destekleyecek bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri, NEET destek merkezleri ve güçlü kurumsal koordinasyon gibi somut önerilere yer verdiklerini belirten Ardıç, “Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak, geleceğimiz için yapılacak en stratejik yatırımların başında gelmektedir” dedi. ASO’nun yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm önerileri geliştiren bir yaklaşım benimsediğini ifade eden Ardıç, hazırlanan araştırma raporlarının politika yapıcılara yol gösterici analizler sunduğunu belirtti.





