Ankara’da bir kadının öldürülmesi ve bir kadının ağır yaralanmasının ardından kadınlar, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasına dikkat çekmek amacıyla Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Ankara Kadın Platformu çağrısıyla düzenlenen eylem, 31 Ocak Cumartesi günü saat 15.00’te İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirildi. Basın açıklamasına çok sayıda kadın ve sivil toplum temsilcisi katılırken, kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğu ve koruma mekanizmalarının işletilmediği yönünde mesajlar verildi.
“6284 Uygulanmadığı İçin Bir Kadın Daha Katledildi”
Basın açıklamasında, Ankara’da eski damadı tarafından öldürülen Ülker Koçak anıldı. Yapılan açıklamada, olayın ani ve öngörülemez olmadığı, failin uzun süredir tehditlerde bulunduğu ve şiddetin göz göre göre geldiği ifade edildi. Açıklamaya göre fail Erkan Baltacı, boşanmayı ve reddedilmeyi kabullenemeyerek eski eşini sistematik biçimde tehdit etti. 27 Ocak’ta eski eşini ağır yaralayan fail, kızını korumaya çalışan Ülker Koçak’ı öldürdü. Olayın ardından failin intihar ettiği bilgisi paylaşıldı. Kadın Platformu, bu sürecin etkili koruma ve önleme mekanizmaları işletilmediği için ölümle sonuçlandığını savundu. Basın açıklamasında, kadınların şiddeti defalarca bildirmelerine rağmen yalnız bırakıldığı ifade edildi. Koruma talep eden kadınların taleplerinin yeterince dikkate alınmadığı, başvuruların “aile meselesi” olarak değerlendirildiği ve tehditlerin ciddiye alınmadığı belirtildi Açıklamada, bu durumun kadınları yalnız, çaresiz ve korumasız bıraktığına dikkat çekildi.
Koruma Kararları Kadınları Korumuyor
Platform tarafından yapılan açıklamada, erkek şiddetiyle öldürülen kadınların önemli bir bölümünün daha önce koruma kararı aldığına dikkat çekildi. Ancak bu kararların yalnızca kâğıt üzerinde kaldığı, denetim, takip ve risk analizi yapılmadığı vurgulandı. Koruma kararlarının etkin şekilde uygulanmamasının kadınların yaşamını doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. Basın açıklamasında, 6284 sayılı Kanun’un bir lütuf değil, kadınların uzun mücadeleleri sonucunda kazanılmış ve devlet açısından bağlayıcı bir hukuki yükümlülük olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından 6284’ün de etkisizleştirilmeye çalışıldığı görüşü dile getirildi. Kadın Platformu, devletin koruma ve önleme sorumluluğunu yerine getirmediğini savundu. Açıklamada, kadın cinayetlerinin bireysel suçlar olarak ele alınamayacağı, yapısal ve sistematik bir sorun olduğu vurgulandı. Erkek şiddetinin siyasal ve toplumsal zemin bulduğu, bu nedenle giderek olağanlaştığı ifade edildi. Etkin soruşturma yürütülmemesi, yargı süreçlerinde uygulanan indirimler ve kadınları sorgulayan yaklaşımlar eleştirildi.
2026’nın İlk Ayında 23 Kadın Yaşamını Yitirdi
Basın açıklamasında paylaşılan verilere göre, 2026 yılının ilk ayı sona ermeden erkek şiddeti sonucu 23 kadın hayatını kaybetti. Çok sayıda kadın ölümü ise “şüpheli” olarak kayıtlara geçti. Kadın Platformu, bu tablonun kadınların yaşam hakkının yeterince korunmadığını gösterdiğini ifade etti. Açıklamanın sonunda kadınlar, yaşam haklarından, kazanılmış haklarından ve birbirlerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Erkek şiddetini olağanlaştıran düzene karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirten platform üyeleri, sokakların ve meydanların mücadele alanları olduğunu ifade etti. Basın açıklaması, “Erkek adalet değil, gerçek adalet istiyoruz” ve “Erkek ve devlet şiddeti karşısında susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla sona erdi.






