Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin ardından gözler yeniden ülke genelindeki deprem risklerine çevrildi. Uzun yıllardır “deprem açısından görece güvenli şehirler” arasında gösterilen Ankara’da da riskin boyutu yeniden gündeme geldi. AFAD’ın güncel Türkiye Deprem Tehlike Haritası, MTA’nın diri fay verileri ve uzmanların son açıklamaları, başkentte deprem riskinin tamamen yok sayılamayacağını ortaya koyuyor.
AFAD HARİTASINA GÖRE ANKARA’NIN RİSK SEVİYESİ
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 2019 yılında yürürlüğe giren ve sonraki yıllarda güncellenen Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na göre Ankara genel olarak 3. derece deprem riski taşıyan iller arasında yer alıyor. Haritada deprem bölgeleri yerine yer ivmesi değerleri esas alınıyor ve Ankara çoğunlukla sarı tonlu alanlarda gösteriliyor.
Bu sınıflandırmaya göre başkent, İstanbul, İzmir ve Hatay gibi birinci derece deprem riski bulunan illere kıyasla daha düşük risk grubunda bulunuyor. Ankara, deprem tehlikesi açısından Edirne, Konya, Nevşehir, Aksaray ve Karaman gibi illerle benzer kategoride değerlendiriliyor.
Bununla birlikte bazı ilçelerde risk seviyesi daha da düşük görülüyor. Özellikle Etimesgut ve Mamak çevresinde riskin 4. dereceye kadar indiği belirtiliyor.

ANKARA ÇEVRESİNDE HANGİ FAY HATLARI VAR?
Uzmanlara göre Ankara doğrudan büyük bir fay hattının üzerinde yer almıyor. Ancak şehir çevresinde aktif fay zonlarının bulunması, potansiyel riskin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Başkent çevresinde Ankara’yı etkileyebilecek başlıca fay sistemleri şöyle sıralanıyor:
Kuzey Anadolu Fay Hattı
Eskişehir Fay Zonu
Tuz Gölü Fay Zonu
Keskin ve Ezinepazarı fay sistemleri
Bu fay hatlarının Ankara’ya uzaklığı farklı olsa da, büyük bir kırılma durumunda başkentte hissedilebilir sarsıntılar oluşturabileceği ifade ediliyor.
BAĞLICA FAYI TARTIŞMASI
Son yıllarda Ankara’da en çok dikkat çeken gelişmelerden biri ise Bağlıca Fayı ile ilgili yapılan çalışmalar oldu. 2025 yılında yapılan araştırmalarla aktifliği yeniden gündeme gelen bu fayın yaklaşık 25 kilometre uzunluğunda olduğu ve başkent sınırları içinde yer aldığı belirtiliyor.
Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Alan, söz konusu fayın aktif olduğunu ve 6 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceğini ifade ediyor. Alan, özellikle kent içindeki yapı stokunun bu tür sarsıntılara göre tasarlanmadığını belirterek kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
2025 yılında Ankara çevresinde meydana gelen küçük ölçekli bazı sarsıntıların da bölgedeki fayların aktif olduğunu gösterdiği ifade ediliyor.

DAHA BÜYÜK DEPREM POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKİLİYOR
Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu da başkent çevresindeki tektonik hareketlere dikkat çeken isimlerden biri. Seyitoğlu, Eldivan–Elmadağ tektonik kuşağında önemli bir sıkışma hareketi bulunduğunu ve olası bir kırılma durumunda 6.5 ile 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli olduğunu dile getiriyor.
Uzmanlar özellikle zemin yapısı ve eski bina stoğunun deprem riskini artırabileceğine işaret ediyor.
ANKARA’DA RİSKLİ İLÇELER HANGİLERİ?
Jeoloji uzmanlarının değerlendirmelerine göre Ankara’da deprem riskini belirleyen en önemli faktörler fay hatlarına yakınlık, zemin yapısı ve yapı kalitesi olarak öne çıkıyor.
Araştırmalara göre riskli bölgeler şöyle;
Yüksek riskli bölgeler: Demetevler çevresi, Bağlıca, Elmadağ, Beypazarı ve Polatlı
Orta riskli bölgeler: Çankaya, Keçiören, Altındağ ve Mamak
Görece daha güvenli bölgeler: Gölbaşı, Haymana ve Bala
Güney ilçelerdeki sağlam kaya zemininin deprem riskini görece azalttığı belirtiliyor.
UZMANLARDAN “ANKARA SAKİN DEĞİL” UYARISI
Deprem uzmanları Ankara’nın tamamen güvenli bir şehir olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Jeolog Dr. Süleyman Pampal, başkentin çevresinde 7 büyüklüğüne kadar deprem üretebilecek fay sistemleri bulunduğunu ifade ediyor.
Uzmanlar özellikle eski yapıların yoğun olduğu bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
DEPREM RİSKİNE KARŞI HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?
Uzmanlar Ankara’da yaşayan vatandaşların deprem riskine karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor.
Bu kapsamda şu adımların önemli olduğu ifade ediliyor:
-Binaların deprem dayanıklılığının kontrol edilmesi
-Zorunlu deprem sigortasının güncellenmesi
-Riskli yapıların kentsel dönüşüm kapsamına alınması
-Acil durum çantası hazırlanması
-Aile içi deprem planı oluşturulması
Ayrıca vatandaşların AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası üzerinden kendi yaşadıkları bölgenin risk durumunu inceleyebileceği belirtiliyor.
PANİK DEĞİL, HAZIRLIK ÖNEMLİ
Uzmanlar Ankara’da deprem riskinin tamamen yok sayılamayacağını ancak paniğe gerek olmadığını vurguluyor. Bilimsel veriler doğrultusunda alınacak önlemler, yapı güvenliğinin artırılması ve bireysel hazırlıkların yapılmasının olası riskleri önemli ölçüde azaltabileceği ifade ediliyor.
Deprem gerçeğinin Türkiye’nin tamamı için geçerli olduğunu hatırlatan uzmanlar, güvenli şehir algısından çok bilinçli yapılaşma ve hazırlığın hayat kurtaracağını belirtiyor.





