Ankara’da küçük bir atölyede başlayan bir hikâye, bugün Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından araç sahiplerini aynı noktada buluşturuyor. “Orijinal Çözümler Atölyesi”nin kapısı, yalnızca araçlarını değil, güvenini de teslim etmek isteyenlerin uğrak noktası haline geldi. Ambulans şoförlüğünü mesleği olarak sürdüren Hüseyin Ayık, nöbet günlerinin dışında yürüttüğü bu çalışmayla, sanayide alışılmışın dışında bir anlayış sunuyor. Ayık, araç içi onarım ve restorasyon sürecine uzanan hikâyesini Ankara Net Haber muhabiri Cansel Yıldız'a anlattı.

Orijinal Çözümler Atölyesi’nin sahibi Hüseyin Ayık, Yaklaşık 23 yıldır şoförlük yaptığını ifade ederek, ileri sürüş teknikleri uzmanı olduğunu ve şu anda bir kurumda ambulans şoförü olarak görev yaptığını söyledi. Araçlara olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını, bu merakın zamanla bir hobiye dönüştüğünü anlatan Ayık, otomobillerle iç içe büyüdüğünü vurgulayarak, “Araba hevesim yüzünden futbolu bile bıraktım. Bu işi gerçekten severek yapıyorum” dedi.

Hüseyin Ayık Orijinal Çözümler Atölyesi (5)

"Bir Merakla Başladı"

Araçlarla ilgili merakının direksiyon derisi değiştirmekle başladığını anlatan Ayık, sürecin zamanla geliştiğini belirtti. “Önce direksiyon derisi, ardından vites topuzu derisi derken bu iş ilerledi. Ama bunların hepsi kendi aracım içindi. Hiçbir zaman başkasının arabasını ya da para karşılığı bir iş yapmadım” ifadelerini kullandı.

SİN-FED ve ANKA-BİR’den kahvaltılı istişare toplantısı
SİN-FED ve ANKA-BİR’den kahvaltılı istişare toplantısı
İçeriği Görüntüle

Evinde, kendi imkânlarıyla aracının iç aksamında tamiratlar yaptığını söyleyen Ayık, “Bir parça alır, evde tamir eder, sonra arabama takardım. Bazen bir ışık alırdım, aracıma monte ederdim. Amacım arabayı daha güncel hale getirmek, yeni özellikler kazandırmaktı” dedi. Kendi aracında koltuk düzenlemesi bile yaptığını aktaran Ayık, “Mesela kendi arabamda yolcu koltuğu yaptırdım. Yani ihtiyaç gördüğüm her noktada kendim çözüm üretmeye çalıştım” sözleriyle hobi olarak başlayan bu sürecin bugün geldiği noktayı özetledi.

Hüseyin Ayık Orijinal Çözümler Atölyesi (1)

Yanlış Bir Alım, Doğru Bir Başlangıç Oldu

Hüseyin Ayık, 2019 yılında satın aldığı araca ilişkin yaşadıklarını da ayrıntılarıyla anlattı. O yıl Citroën C5 aldığını belirten Ayık, aracı ilk gördüğünde büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Ayık, “Arabayı aldıktan sonra kendi kendime ‘Ben nasıl böyle bir hata yaptım?’ dedim. Aracın içi gerçekten çok kötü durumdaydı. Her yeri soyulmuştu, deriler yırtıktı. Koltuklar nispeten iyiydi ama onun dışındaki plastik aksamda kırıklar, yırtıklar vardı” ifadelerini kullandı.

Zamanla, kendi aracında karşılaştığı sorunların benzerlerinin pek çok kullanıcıda da olduğunu fark ettiğini anlatan Ayık, çözüm sürecini Facebook gruplarında paylaşmaya başladığını söyledi. Ayık, “Arabamdaki sorunları tek tek giderdikçe gruplarda paylaştım. İnsanlar kendileri de yapabilsin diye anlattım. Parça nasıl sökülür, neyle temizlenir, hangi deri kullanılır, hangi boyayla boyanır… Boyanın markasından rengine kadar her detayı açıklamalı şekilde yazıyordum” diye konuştu.

Hüseyin Ayık Orijinal Çözümler Atölyesi (6)

"Bir Video, Aracın Yolunu Ankara’ya Düşürdü"

Paylaşımlar sonrasında farklı tepkilerle karşılaştığını dile getiren Ayık, “Bazı arkadaşlar anlattıklarımı uyguladı ve başarılı oldu. Ama söküp parçayı daha kötü hale getirenler de oldu” dedi. Bu süreçten sonra Ankara’da yaşayan grup üyelerinden bir teklif aldığını belirten Ayık, “Müsait bir gün buluşalım, parçaları birlikte yapalım dediler. Bir araya geldik, çay-kahve içtik. Üç-beş arkadaşın parçasını oturup yaptım, ardından geri montajlarını da gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı. Yapılan işlemlerin ardından grup paylaşımlarının yön değiştirdiğini söyleyen Ayık, “Bu arkadaşlar, yapılan parçaların fotoğraflarını grupta paylaştı. Paylaşımların altına da ‘Hüseyin Ayık sağ olsun vites topuzumuzu yaptı’, ‘Kimsenin çözemediği güneşlik kapağının ışık sorununu çözdü’ gibi notlar düşmeye başladılar” dedi.

Bu paylaşımların zamanla kendisi için beklenmedik bir algı oluşturduğunu dile getiren Ayık, “Beni tanıyanlar bilir, ben bu işi ticari olarak yapmam, esnaf değilim. Ama beni tanımayanlar, bu paylaşımları görünce ustası sandı” sözleriyle yaşanan süreci özetledi.

Hüseyin Ayık, paylaşımlarının ardından kendisine gelen mesajların giderek arttığını, Facebook Messenger üzerinden sürekli talepler almaya başladığını belirterek, “Mesajlar geliyordu; ‘Usta kaça yaparsın?’, ‘Ücreti ne olur?’, ‘Parçayı söküp mü gönderelim?’ diye soruyorlardı. Herkese tek tek yazıyordum: ‘Ben usta değilim, bu işi meslek olarak yapmıyorum. İstersen tarif edeyim, yapabiliyorsan kendin yap’ diyordum” dedi.

Hüseyin Ayık Orijinal Çözümler Atölyesi (4)

"Orijinal Çözümler Atölyesi ortaya çıktı"

Ayık, kısa süre sonra pandemi sürecinin başladığını hatırlattı. Evde olduğu bu dönemde daha önce kendisiyle iletişime geçen bazı kişilerin taleplerini kabul ettiğini söyleyen Ayık, “Evdeyim, 15-20 gün müsaitim dedim. Parçaları gönderdiler, ben de yaptım ve geri gönderdim” diye konuştu. Bu sürecin, hobi olarak başlayan uğraşının farklı bir noktaya evrilmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Kendisine gönderilen parçalar için hiçbir zaman ücret talep etmediğini vurgulayan Ayık, “Herkese şunu söylüyordum: Bana sadece malzemeleriyle gönderin, para istemiyorum. Boyayı kendileri alıyordu, deriler zaten bende vardı. Açıkçası bir arabadan kazandığım, bir günlük yevmiyeyi geçmiyordu. Dereyi geçerken at değiştirmeden, günü kurtaracak kadar” dedi. Artan talepler üzerine bir atölye tutmak zorunda kaldığını dile getiren Ayık, “Aslında çok büyük bir yer değil, küçük bir atölye. Böylece Orijinal Çözümler Atölyesi ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Atölyenin isminin nasıl belirlendiğini de anlatan Ayık, yaptığı işin temel yaklaşımına dikkat çekti. Ayık, “Ben parçaların şeklini, rengini değiştirmiyorum. Her şeyi aracın kendi orijinal rengine ve haline döndürüyorum. Sorunu birlikte çözüyoruz ama çözüm, aracın orijinaline sadık kalıyor. ‘Orijinal’ kelimesi buradan geldi, ‘çözüm’ de yaptığımız işten. Atölye fikriyle birleşince ismi Orijinal Çözümler Atölyesi oldu” dedi.

Atölyenin 2020 yılı Şubat-Mart döneminde faaliyete geçtiğini belirten Ayık, bu sürecin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Zamanla ismin tanınır hale geldiğini vurgulayan Ayık, “Beni tanıyanlar zaten Hüseyin Ayık olarak bilir. Ama Orijinal Çözümler Atölyesi adı da üç-dört yıldır oturdu” diye konuştu.

Atölyeyi açtıktan sonra işlerin giderek arttığını belirten Hüseyin Ayık, bu büyümeyi bilinçli şekilde kontrol altında tutmaya çalıştığını söyledi. Ayık, “İşler açtıktan sonra daha da büyüdü ama ben özellikle kontrollü gitmek istiyorum. Çünkü ambulans şoförlüğünü seviyorum, mesleğimi seviyorum ve oradan ayrılmak istemiyorum. Bu işi biraz da stres atmak için yapıyorum” dedi.

Hüseyin Ayık Orijinal Çözümler Atölyesi (2)Ankara’dan Dünyaya Uzanan Bir İlgi

Hüseyin Ayık, Orijinal Çözümler Atölyesi’ne yalnızca Ankara’dan değil, Türkiye’nin dört bir yanından araç sahiplerinin geldiğini anlattı. Yaptığı işlemlerin sosyal medyada paylaşıldığını belirten Ayık, bazı ilan ve paylaşımlarda “Ankara’da ve Türkiye’de tek, Hüseyin Ayık tarafından yapılmıştır” ifadelerinin yer aldığını söyledi.

Araçların büyük bölümünün Ankara dışından geldiğine dikkat çeken Ayık, “Yaptığım işlerin yaklaşık yüzde 70’i şehir dışından gelen araçlara ait” diye konuştu. Yurt dışından da araç kabul ettiğini anlatan Ayık, Belçika’dan gelen bir aracı da yaptığını söyledi. Ayık, yaşanan süreci şöyle anlattı:

“Belçika’da yaşayan, aslen Ordulu bir arkadaş beni sosyal medyadan takip ediyormuş. Bir gün aradı ve her yıl Türkiye’ye bir aylığına tatile geldiklerini söyledi. Eğer arabamı sen yaparsan bu yıl uçakla değil, arabayla geleceğiz dedi. Arabayla geldi, aracını yaptım. Yani Belçika’dan da araç yapmışlığımız oldu.”

Ayık, bu örneğin atölyenin ulaştığı noktayı gösterdiğini belirterek, Ankara merkezli başlayan bir uğraşın zamanla Türkiye geneline ve yurt dışına uzanan bir ilgiye dönüştüğünü ifade etti.

Hüseyin Ayık, Ankara dışındaki araç sahipleriyle nasıl çalıştığını da ayrıntılarıyla anlattı. Şehir dışında yaşayan ve el becerisine güvenen araç sahiplerine uzaktan destek verdiğini belirten Ayık, “Sökülmesi nispeten kolay olan parçalar varsa, görüntülü aramayla adım adım yardımcı oluyorum. Parçanın nereden başlanarak söküleceği çok önemli. Nereden tutulacak, nereden çekilecek, tornavida nereye girecek; hepsini görüntülü aramada tarif ediyorum” dedi. Bu şekilde sökülen parçaların kargo ile kendisine gönderildiğini aktaran Ayık, “Bana ulaştıktan sonra işlemler genelde iki gün sürüyor. Parçaları yaptıktan sonra tekrar kargolayıp geri gönderiyorum. Montaj aşamasında da yine görüntülü aramayla destek oluyorum, nasıl takılacağını birlikte takip ediyoruz” diye konuştu.

El becerisi olmayan ya da bu süreci tercih etmeyen araç sahiplerinin ise doğrudan Ankara’ya geldiğini belirten Ayık, “Nöbetimin olmadığı günleri ayarlıyoruz. Tekirdağ, Edirne, İzmir’den çok gelen oldu. Muğla, Antalya, Mersin, Marmaris, Hatay derken Hakkari’den bile aracıyla gelen oldu. Hatta Şırnak’tan gelen bir arkadaş, yola çıkmadan önce Facebook’ta ‘Bugün aracımın iç restorasyonu için Hüseyin Ayık’ın yanına gidiyorum’ diye paylaşım yapmıştı” ifadelerini kullandı.

Orijinal Çözümler Atölyesi Hüseyin Ayık Ankara Net Haber (1)"Kablosuz şarj sistemi kurabiliyorum"

Araçlarda kronikleşmiş iç trim sorunlarına yöneldiğini belirten Ayık, “Bu araçlarda bulunması zor olan ve zamanla kırılan iç plastik parçalar var. Kırılan parçaları eski kondisyonuna yakın şekilde onarabiliyoruz. İç kapı çekme kolları, konsol çevresi gibi bölümler bunlardan bazıları” diye konuştu. Araç içindeki zamanla silinen tuşların da yeniden elden geçirildiğini söyleyen Ayık, “Silinen tuş sembollerini, orijinalindeki şekil ve renge sadık kalarak yeniden işleyebiliyoruz. Tuşu tekrar işlevsel ve okunur hale getiriyoruz” dedi. Bunun yanı sıra araçlara sonradan bazı özellikler de kazandırdığını ifade eden Ayık, “Bluetooth olmayan araçlara bluetooth ekleyebiliyoruz. Bagajı otomatik açılır hale getirebiliyoruz. Kablosuz şarj sistemi kurabiliyoruz. Çakmak soketini iptal edip yerine hızlı şarj modülü takabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Orijinalinde eksik ya da zamanla vazgeçilmiş donanımlar üzerinde de çalıştığını belirten Ayık, özellikle bardaklık konusuna dikkat çekti. Ayık, “D segmentte olmasına rağmen bardaklık bulunmayan araçlara başka bir markanın kullandığı bardaklık sistemini bu araca, sanki kendi orijinal parçasıymış gibi entegre edebiliyoruz” diyerek yaptığı işin kapsamını özetledi.

Orijinal Çözümler Atölyesi Hüseyin Ayık Ankara Net Haber (2)

Piyasada Olmayan Parçalar Atölyede Hayat Buluyor

Hüseyin Ayık, atölyede yalnızca onarım değil, aynı zamanda üretim de yaptıklarını belirtti. Piyasada bulunmayan bazı parçaları kendilerinin ürettiğini söyleyen Ayık, “Enjeksiyon döküm dediğimiz plastik döküm yöntemiyle ürettiğimiz parçalar var. Özellikle multimedya sistemi takıldıktan sonra boşa çıkan ekranlar ya da iptal edilen teyplerin yerine uyum consideration sağlamak için özel çerçeveler üretiyoruz” dedi.

Sıklıkla kırılan parçalar için de çözüm geliştirdiklerini ifade eden Ayık, “Kolçak pimi gibi neredeyse herkesin başına gelen sorunlar var. Bu parçaları 3D baskı yöntemiyle yeniden üretiyoruz” diye konuştu. Bunun yanı sıra deri işçiliğinin de atölyenin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Ayık, “Direksiyon, vites topuzu gibi deri aksamların tamamını dikiyoruz. Birebir orijinal kalıpla, aynı renkte ve aynı ölçülerde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kullandıkları deri malzemeye de dikkat çeken Ayık, fabrika çıkışlı parçalara kıyasla daha dayanıklı ürünler tercih ettiklerini söyledi. Ayık, “Fabrikalar bazı yerlerde hakiki deri kullanıyor. Hakiki deri bakteri barındırdığı için zamanla çabuk yıpranıyor. Biz ise birinci sınıf, ‘nappa’ olarak adlandırılan ve bazı üst segment markaların tercih ettiği daha kaliteli deriler kullanıyoruz. Orijinal consideration olmasa bile, orijinalden daha uzun ömürlü malzemelerle çalışıyoruz” dedi.

Orijinal Çözümler Atölyesi Hüseyin Ayık Ankara Net Haber (3)

"Tamir edilmiş gibi değil, sanki yeni alınmış gibi olsun istiyorum"

Sanayi anlayışından farklı bir çizgide durduğunu belirten Ayık, yapılan işte titizliğin en önemli kriter olduğunu vurguladı. “Buraya gelen her araca kendi arabammış gibi yaklaşıyorum” diyen Ayık, bu titizliğin kendisi için vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, “Tamir edilmiş gibi değil, sanki yeni alınmış gibi olsun istiyorum. Benim beklentim bu” sözleriyle iş anlayışını özetledi.

Atölyeye gelen herkesle kalıcı bir bağ kurmayı önemsediğini dile getiren Ayık, “Buradan giden birinin, bir daha beni gördüğünde hatırlamasını istiyorum. ‘Bir iş yaptırdık da bir daha tövbe gitmem’ demesini asla istemiyorum” ifadelerini kullandı. Yaptığı işin zoraki değil, isteyerek ve karşılıklı güvenle ilerlemesini önemsediğini belirten Ayık, bu nedenle kiminle çalıştığına da dikkat ettiğini söyledi.

Kaynak: Cansel Yıldız