Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığına ilişkin yaklaşımı net kriterlere dayanıyor. Ankara, Suriye’de merkezi otoritenin ülke genelinde tam anlamıyla tesis edilmesi, Türkiye sınırlarının güvenliğinin kalıcı biçimde sağlanması ve terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması durumunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahadaki varlığının gereksiz hâle geleceğini Şam yönetimine iletti.
Kaynaklar, söz konusu şartların sadece Türkiye’nin güvenliği açısından değil, Suriye’nin uzun vadeli istikrarı için de kritik olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin, Suriye hükümetinin talep etmesi hâlinde destek vermeyi sürdüreceği ancak nihai hedefin güvenliği Suriyeli kurumların sağlaması olduğu dile getirildi.
SURİYE SAHASINDA DENGELER DEĞİŞİYOR
Suriye hükümetinin son dönemde yürüttüğü askerî operasyonlarla sahada önemli kazanımlar elde ettiği belirtiliyor. Haseke ve Ayn el-Arab bölgelerinde yapılan operasyonların ardından Suriye ordusunun kontrol alanını genişlettiği, SDG unsurlarının ise bu bölgelere sıkıştığı kaydedildi.
Güvenlik kaynakları, sahadaki gelişmelerin Suriye yönetiminin askeri ve idari kapasitesini güçlendirdiğini, bunun da Türkiye’nin ortaya koyduğu şartların uygulanabilirliğini artırdığını belirtti.
YPG SAHADA YALNIZ KALDI
Edinilen bilgilere göre, Arap aşiretlerden oluşan ve daha önce SDG bünyesinde yer alan unsurlar yapıdan ayrıldı. Sahada fiilen yalnızca YPG unsurlarının kaldığı aktarılırken, bu durumun örgütün hareket kabiliyetini ciddi şekilde sınırladığı değerlendiriliyor.
Kaynaklar, SDG’nin kendisini feshetmesi gerektiğini vurgularken, ABD’nin de artık bu yapıya önceki ölçüde destek vermediğine işaret etti. ABD’nin SDG’yi DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle kullandığı hatırlatılırken, Türkiye’nin uzun yıllardır dile getirdiği “Bir terör örgütüyle başka bir terör örgütüyle mücadele edilemez” yaklaşımının bugün sahada karşılık bulduğu ifade edildi. YPG’nin tutumlarının, ABD açısından dahi rahatsızlık verici bir noktaya ulaştığı değerlendirildi.
MUTABAKATLAR UYGULANMADI, ASKERÎ OPERASYONLAR DEVREYE GİRDİ
10 Mart’ta imzalanan mutabakatın, SDG’nin Suriye devlet yapısına entegrasyonunu hedeflediği ancak bu süreçte SDG’nin somut hiçbir adım atmadığı kaydedildi. Kaynaklar, sürecin iyi niyetle ilerlemediğini ve verilen sürenin dolmasının ardından Suriye yönetiminin kamu düzenini ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla askerî operasyonlara başladığını aktardı.
Yaşanan gelişmelerin ardından 18 Ocak’ta yeni bir anlaşma yapıldığı, söz konusu metnin SDG açısından önceki mutabakata kıyasla çok daha ağır şartlar içerdiği ifade edildi. Sahadaki askerî üstünlüğün Suriye hükümeti lehine değiştiği, SDG’nin manevra alanının ciddi şekilde daraldığı belirtildi.
“TEK DEVLET, TEK ORDU” ANLAYIŞI ÖNE ÇIKIYOR
Güvenlik kaynakları, entegrasyon sürecinin bireysel esaslara göre yürütüleceğini, terör eylemlerine karışmamış kişilerin sisteme dahil edilebileceğini ve sürecin “tek devlet, tek ordu” ilkesi temelinde ilerleyeceğini kaydetti.
YPG mensuplarının uzun süredir petrol gelirleri ve sınır geçişlerinden sağlanan kazançlarla görece rahat bir düzen kurduğu, bu imkânların kaybedilme ihtimalinin örgütün daha sert bir tutum sergilemesine yol açtığı değerlendirildi. Ancak kaynaklar, askerî açıdan YPG’nin sahada belirleyici bir güç olma niteliğini büyük ölçüde kaybettiğini aktardı.
TÜRK ASKERİ İÇİN ÇEKİLME ŞARTLARI AÇIK
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’deki varlığına ilişkin üç temel şartın değişmediği vurgulandı. Buna göre, Suriye genelinde devlet otoritesinin tam olarak sağlanması, Türkiye sınırlarının güvenliğinin kalıcı biçimde tesis edilmesi ve terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması hâlinde Türk askerinin bölgede bulunmasına gerek kalmayacak.
Harekât bölgelerinde ise idari sorumlulukların kademeli olarak Suriye hükümeti tarafından devralınmaya başlandığı bildirildi. Afrin örneğini hatırlatan kaynaklar, bölgede güvenlik güçlerine destek amacıyla görev yapan Türk polis ve jandarmasının görevlerini tamamlayarak Türkiye’ye döndüğünü, yerel güvenliğin Suriye makamlarına geçtiğini aktardı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ise üs bölgelerinde görevini sürdürdüğü belirtildi.




