İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında Türkiye’de vakıf üniversitelerinin öncülerinden biri olarak kuruldu. Kuruluş sürecinde Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı temel yapı olarak öne çıkarken, üniversite özellikle sosyal bilimler, hukuk ve iletişim alanlarındaki akademik yaklaşımıyla dikkat çekti.

Kaan Yılancıoğlu kimdir kaç yaşında? Ne doktoru? İşte hayatı ve kariyeri
Kaan Yılancıoğlu kimdir kaç yaşında? Ne doktoru? İşte hayatı ve kariyeri
İçeriği Görüntüle

Kurucu kadroda Latif Mutlu ve Zafer Mutlu gibi isimlerin yanı sıra akademik çevreden Prof. Dr. Gülten Kazgan gibi önemli isimlerin yer aldığı biliniyor. Bu yönüyle üniversite, Türkiye’de “özgürlükçü ve liberal eğitim modeli” ile anılan kurumlar arasında gösterildi.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ KİMİN, SAHİBİ KİM ?

Bilgi Üniversitesi, hukuki olarak bir vakıf üniversitesidir ve mülkiyet Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’na aittir. Ancak zaman içinde yönetim yapısında değişiklikler yaşandı.

2019 yılında üniversitenin kontrol yapısında önemli bir dönüşüm gerçekleşti. Can Holding, Laureate International Universities’den yapılan devirle üniversitenin fiili yönetiminde etkili hale geldi. Bu süreçte üniversitenin idari ve mali kontrolü büyük ölçüde bu yapıya geçti.

Bu nedenle güncel tartışmalarda “resmi vakıf sahipliği” ile “fiili yönetim” arasında ayrım yapılması gerektiği vurgulanıyor.

MASONLARIN MI?

İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında zaman zaman kamuoyunda ortaya atılan en tartışmalı iddialardan biri de Masonluk bağlantısı.

Bu iddiaların merkezinde, 2011–2015 yılları arasında rektörlük yapan Prof. Dr. Remzi Sanver’in Remzi Sanver geçmişi bulunuyor. Sanver’in, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nda “Büyük Üstat” görevinde bulunmuş olması, bazı çevrelerde üniversite ile Masonluk arasında bağ kurulmasına neden oldu.

Bilgi Üniversitesi Kimin

KAPATILDI MI? SON DURUM NE?

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatıldığı yönündeki iddialar, 2025 sonrası yaşanan gelişmelerle birlikte gündeme geldi.

Can Holding’e yönelik Eylül 2025’te başlatılan geniş çaplı soruşturmada, “suç örgütü kurma, dolandırıcılık ve kara para aklama” gibi iddialar kapsamında holding bünyesindeki çok sayıda şirkete el konuldu. Bu süreçte üniversite de incelemeye dahil edildi.

Daha sonra kurucu vakfa kayyum atanması ve yükseköğretim otoritelerinin devreye girmesiyle birlikte üniversitenin faaliyet izni iptal edildi. Bu karar, 22 Mayıs 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile kesinleşti.

NEDEN KAPATILDI?

Resmî süreçte üniversitenin kapatılmasına giden yol, doğrudan akademik bir karardan ziyade mali ve hukuki soruşturmalarla bağlantılı gelişti.

Can Holding’e yönelik yürütülen operasyonlar, malvarlığına el koyma ve kayyum atama süreçlerini beraberinde getirdi. Bu gelişmelerin ardından yükseköğretim mevzuatı kapsamında üniversitenin faaliyet izni sonlandırıldı.

Yetkililer, kararın gerekçesini ekonomik suç iddiaları ve kurumsal yönetim sorunları çerçevesinde değerlendirirken, öğrencilerin mağdur olmaması için farklı üniversitelere geçiş imkanlarının sağlandığı ifade edildi.

“TAMAMEN KAPANDI MI?”

Resmî olarak faaliyet izninin iptali, üniversitenin eğitim faaliyetlerini durdurduğu anlamına geliyor. Ancak süreç teknik olarak “kurumsal tasfiye” ve “öğrenci aktarım modeli” ile yürütüldüğü için, tamamen fiziki bir kapanmadan ziyade akademik yapının başka kurumlara devri süreci olarak da değerlendiriliyor.

Bu kapsamda öğrencilerin devlet üniversitelerine yönlendirilmesi ve eğitim haklarının korunması için Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda bir geçiş süreci işletiliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ