Uluslararası finans piyasalarında Türkiye’nin son dönemde attığı adımlar yeniden gündemin merkezine yerleşti. Bloomberg tarafından yayımlanan haberde, Türkiye’nin mart ayında ABD Hazine tahvili varlıklarının neredeyse tamamını elden çıkardığı ileri sürüldü.

ABD Hazine Bakanlığı verilerine dayandırılan analizde, Türkiye’nin yaklaşık 16 milyar dolar seviyesinde bulunan ABD tahvili portföyünün 1,8 milyar dolara kadar gerilediği aktarıldı. Bu sert düşüş, küresel finans çevrelerinde “stratejik yeniden konumlanma” olarak yorumlanırken, satışın zamanlaması ve gerekçesi piyasalarda tartışma yarattı.

Bakan Vedat Işıkhan duyurdu: Kurban Bayramı öncesi 5 farklı ödeme aynı anda yatırılacak!
Bakan Vedat Işıkhan duyurdu: Kurban Bayramı öncesi 5 farklı ödeme aynı anda yatırılacak!
İçeriği Görüntüle

JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE TL’Yİ KORUMA HAMLESİ

Bloomberg’in haberinde, söz konusu satışların arka planında Orta Doğu’da artan jeopolitik tansiyonun etkili olduğu belirtildi. Özellikle İran merkezli gerilimlerin ve bölgesel çatışma riskinin yükselmesiyle birlikte küresel piyasalarda oynaklığın arttığına dikkat çekildi.

Bu süreçte Türkiye’nin, döviz piyasalarındaki dalgalanmaya karşı Türk Lirası’nı desteklemek amacıyla portföyünde yeniden düzenlemeye gittiği ifade edildi. Analize göre, ABD tahvillerinin önemli ölçüde azaltılması, likidite yönetimi ve kur istikrarını koruma hedefiyle bağlantılı değerlendiriliyor.

Borsaa

MERKEZ BANKASI REZERV HAMLELERİ GÜNDEMDE

Piyasalardaki hareketlilik yalnızca tahvil satışlarıyla sınırlı kalmadı. Aynı dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da döviz ve altın rezervleri üzerinden çeşitli müdahalelerde bulunduğu hatırlatılıyor.

Ekonomistler, bu tür rezerv hareketlerinin kısa vadede kur üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçladığını, ancak küresel risk iştahındaki düşüş nedeniyle etkinin sınırlı kalabildiğini belirtiyor. TL üzerindeki baskının devam etmesi, para politikasına yönelik tartışmaları da yeniden alevlendirmiş durumda.

ENFLASYON VE TAHVİL FAİZLERİNDE YÜKSELİŞ

Finansal dalgalanmaların etkisi iç ekonomik göstergelere de yansıdı. Son verilere göre enflasyonun yüzde 32,4 seviyesine yükseldiği belirtilirken, devlet tahvili faizlerinde de tarihi zirvelerin görüldüğü ifade ediliyor.

Küresel ölçekte de benzer bir tablo dikkat çekiyor; özellikle ABD ve Avrupa tahvil piyasalarında faizlerde yukarı yönlü hareketin sürdüğü, yatırımcıların riskten kaçınma eğiliminin güçlendiği değerlendiriliyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde ek baskı oluşturuyor.

Borsa Istanbul Aa 1487978 1

FİNANSAL İSTİKRAR KOMİTESİ’NDEN KRİTİK DEĞERLENDİRME

Ekonomik görünümün ele alındığı önemli toplantılardan biri de bugün gerçekleştirildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi, hem iç hem de dış piyasalardaki gelişmeleri masaya yatırdı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, küresel ve yerel ekonomik koşulların finansal sistem üzerindeki olası etkilerinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, Türkiye ekonomisinin mevcut politika çerçevesi ve güçlü sermaye tamponları sayesinde dış şoklara karşı görece dirençli olduğu vurgulandı.

Komite ayrıca, makrofinansal istikrarın korunması, dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi ve finansal sistemin sağlıklı işleyişinin devamı için gerekli tüm adımların kurumlar arası eşgüdümle atılacağını bildirdi.

Kaynak: Bloomberg