Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından başlayan siyasi ve hukuki tartışmalar sürerken, parti geçmişinde önemli görevler üstlenmiş 221 eski milletvekili dikkat çeken bir ortak bildiri yayımladı. Açıklamada, söz konusu kararın kabul edilmediği belirtilirken, CHP'nin karşı karşıya kaldığı tartışmalı sürecin demokratik yöntemlerle aşılması gerektiği vurgulandı.
Eski milletvekilleri, partide ortaya çıktığını ifade ettikleri hukuki temsil sorununa dikkat çekerek, çözümün gecikmeden Olağanüstü Kurultay'a gidilmesi olduğunu savundu. Bildiride, parti içindeki belirsizliklerin ve tartışmaların büyümeden sona erdirilmesi gerektiği ifade edildi.
"SİYASİ MEŞRUİYETİN KAYNAĞI ÜYELERİN İRADESİDİR"
Ortak açıklamada CHP'nin karar mekanizmalarının temelinde örgütlerin ve üyelerin özgür iradesinin bulunduğu vurgulandı. Eski milletvekilleri, demokratik süreçlerle ortaya çıkan siyasi iradenin yargı kararlarıyla gölgelenmemesi gerektiğini belirterek, parti tabanının tercihinin esas alınması gerektiğini dile getirdi.

Açıklamada, siyasi meşruiyetin kaynağının halkın ve parti üyelerinin iradesi olduğu ifade edilirken, seçimle ortaya çıkan sonuçların tartışmalı yargı süreçleriyle ortadan kaldırılmasının demokrasi açısından ciddi sorunlar doğurabileceği görüşü savunuldu.
"EN GEÇ 45 GÜN İÇİNDE OLAĞANÜSTÜ KURULTAY"
Bildirinin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise kurultay çağrısı oldu. Eski milletvekilleri, CHP içerisinde yaşanan tartışmaların sona erdirilmesi ve ortaya çıkan hukuki belirsizliğin giderilmesi için Olağanüstü Kurultay'ın kaçınılmaz olduğunu belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Demokratik ve Laik Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP içinde yaratılmak istenen ayrışma ve tartışmaların büyümeden çözümü için en doğru, meşru ve hukuki çözüm yolu DERHAL Olağanüstü Kurultay Çağrısı yapmaktır. Şu anda yargı eliyle yaratılmış bulunan 'hukuki temsil boşluğu' en hızlı şekilde, en geç 45 gün içinde gidilecek olan Olağanüstü Kurultay iradesiyle çözümlenir."
Eski vekiller, kurultayın parti içindeki tartışmaları sonlandıracak ve meşruiyet tartışmalarını ortadan kaldıracak en önemli demokratik mekanizma olduğunu savundu.

YSK VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ
Bildiri metninde anayasal süreçlere de geniş yer verildi. Açıklamada, seçim süreçlerinin denetim ve gözetiminin Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütüldüğü hatırlatılarak, YSK'nın verdiği kararların kesin nitelik taşıdığı ifade edildi.
Anayasa'nın 79. maddesine atıfta bulunan eski milletvekilleri, seçim sonuçlarının ve seçim süreçlerinin değerlendirilmesinde YSK'nın yetkili kurum olduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca yargının siyasi alanı düzenleyen bir araç haline getirilmesinin demokratik sistem açısından risk oluşturabileceği görüşüne yer verildi. Bildiride şu değerlendirme yapıldı:
"YSK, usulsüzlük bulmaz ve itirazı reddederse seçilmişe mazbatasını verir. 79. maddeye göre YSK'nın verdiği karar kesindir ve itiraz edilemez. İktidar yargısının, siyaseti düzenlemenin aracı durumuna getirilmesi, demokratik düzen açısından çok sakıncalıdır."
"SANDIK İRADESİ YOK SAYILMAMALI"
Eski milletvekilleri açıklamanın son bölümünde sandık iradesinin korunmasının önemine vurgu yaptı. Demokratik sistemin temel unsurunun seçimler olduğuna dikkat çekilen bildiride, seçmen iradesinin tartışmaya açılmasının toplumsal güven üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtildi.
Açıklamada, "Sandıkta ortaya çıkan iradenin yok sayılması, siyasal kurumlara ve adalete olan toplumsal güveni sarsmaktadır. Mutlak butlan kararı ile anayasal düzene siyasallaşmış yargı eliyle müdahale edilmiştir. Mutlak butlancılar, tarihin doğru tarafında durmayan ve yarınlardan umudu olmayanlardır" ifadeleri kullanıldı.
CHP'NİN ÖNEMLİ İSİMLERİ DE İMZA ATTI
Ortak bildiriye imza atanlar arasında CHP'nin geçmiş dönemlerde öne çıkan birçok önemli ismi de yer aldı. Eski milletvekilleri arasında Kemal Anadol, Mustafa Balbay, Süheyl Batum, Musa Çam, Tolga Çandar, Oktay Ekşi, Uluç Gürkan, Atilla Kart, Haluk Koç, Faruk Loğoğlu ve Nur Serter gibi parti kamuoyunda bilinen isimler bulunuyor.




