Engelli bireylerin de herkes gibi yaşamlarını sürdürebilmek için çalışma, eğitim, ulaşım ve sosyal yaşama katılım hakkına sahip olduğunu belirten Öztürk, mevcut uygulamaların yeterli olmadığını söyledi. Resmi kurumlarda ve özel sektörde engelli istihdamına yönelik kota uygulamaları bulunduğunu hatırlatan Öztürk, buna rağmen engelli bireylerin büyük bölümünün iş hayatına katılamadığını vurguladı.
Şehir yaşamında karşılaşılan fiziki engellerin de önemli bir sorun olduğunu dile getiren Öztürk, yüksek kaldırımlar, standart dışı girişler, engelli kullanımına uygun olmayan alt ve üst geçitler ile kaldırımlara park edilen araçların günlük yaşamı zorlaştırdığını kaydetti. Avrupa’daki erişilebilir şehir örneklerine değinen Öztürk, “Bir ülkenin medeniyet seviyesi kaldırımlarından anlaşılır” ifadelerini kullandı.

Engelli bireylerin çalışma hayatında engellerine uygun alanlarda istihdam edilmesinin önemine dikkat çeken Öztürk, doğru yönlendirme ve uygun çalışma koşulları sağlandığında engelli bireylerin üretken ve başarılı bireyler olabileceğini belirtti. Özellikle epilepsi hastalarına yönelik önyargıların sosyal yaşamda ciddi sorunlara yol açtığını ifade eden Öztürk, bazı gençlerin yalnızca sağlık durumları nedeniyle çeşitli organizasyon ve etkinliklerden dışlanabildiğini söyledi.
Eğitim konusuna da değinen Öztürk, engelli çocukların eğitim süreçlerinde ailelerin rehber öğretmenler ve özel eğitim birimleriyle iş birliği içerisinde olması gerektiğini vurguladı. Engelli bireylerin yükseköğretime katılım oranlarının düşük seviyede olmasının düşündürücü olduğunu belirten Öztürk, eğitimde fırsat eşitliğinin önemine dikkat çekti.
Toplumda engelli bireylere yönelik “acıma” yaklaşımının yanlış olduğunu ifade eden Öztürk, “Acımayın, destek olun” çağrısında bulundu. Engelli bireylerin sosyal yaşamdan dışlanmaması gerektiğini belirten Öztürk, empati kültürünün yaygınlaşmasının toplumsal farkındalığı artıracağını söyledi.
Dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking, halk ozanı Aşık Veysel, besteci Ludwig van Beethoven ve ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt gibi isimleri örnek gösteren Öztürk, engellerin başarıya engel olmadığını ifade etti.
Öztürk açıklamasının sonunda kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve topluma çağrıda bulunarak, engelli bireylerin yalnızca Engelliler Haftası’nda değil, yaşamın her alanında hatırlanması gerektiğini belirtti. Engelsiz şehirler, erişilebilir yaşam alanları ve toplumsal duyarlılıkla daha güçlü bir toplum oluşturulabileceğini ifade eden Öztürk, “Engellilerin engellenmediği bir dünya mümkündür” dedi.



