Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gündeme dair önemli mesajlar verdi.
Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“ANADOLU KADINININ ASALETI”
"Bilhassa bir asır önce istiklal harbimizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den grup salonumuza teşrif eden Zeynep Güneş ile birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum.
Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi, 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 şubat artığı bu faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum.
Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü eğitim, kamuda çalışma hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde taşıdığı yazma, tülbent, şalvar, çarşaf, fistanına dil uzatanlarla, milletimize tepeden bakan, hor ve hakir görenlerle mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum.
Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız.
SURİYE'NİN İSTİKRARA HUZURA KAVUŞMASI EN BÜYÜK TEMENNİMİZ
Dış ilişkiler noktasında yoğun bir temas trafiğimiz söz konusu. Bugün Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis'i ülkemizde ağırlayacağız. Yarın Sırbistan Cumhurbaşkanı Sayın Vucic, Ankara'ya gelecek. Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor.
Suriye'nin istikrara, huzura kavuşması en büyük temennimizdir. Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde geleceklerini omuz omuza inşa etmesi arzumuzdur. Bizim Suriye meselesindeki tavrımız ilk günden beri nettir. Suriye'de tek bir canın yitip gitmesi, bizim de canımızdan can kopması demektir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Taraflar yanlış hesap yapmamalı, hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir.
Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir.
BİZ CHP'NİN BAŞINDAKİ ZATTAN BİR SİYASET ORTAYA KOYMASINI BEKLEMİYORUZ
Biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsesin, bunu esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. CHP'de gelen gideni aratır gerçeği asla değişmiyor.
Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Sayın Şara'ya yönelik ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye'yi yönetmeye talipler ama ne kendilerini ne de CHP'yi yönetebiliyorlar. Millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; çayı, çekirdeği alıp her akşam CHP'nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, tuzak, komedi, trajedi... Ne ararsan var. Allah bunlara akıl, CHP'li kardeşlerime de sabır versin.
Deprem bölgesinde imkansız denileni üç yılda hayata geçirdik. Bu büyük başarıya rağmen ana muhalefet ve yoldaşları yapılan işlere çamur atıyor, deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor. Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken; çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken bunlar utanıp sıkılmadan Kahramanmaraş'taki yolları diline doluyor.
Şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. Üç yıl sonra bile -cekli -caklı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısındaki bu kapsamlı açıklamaları, iç siyasetteki polemiklerin yanı sıra Suriye politikası ve deprem bölgesindeki çalışmalar açısından da yeni tartışmaların kapısını araladı.





