5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada dikkat çeken gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Yıllardır kamuoyunun gündeminden düşmeyen dosyada, hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş’ın ABD güvenlik makamları tarafından gözaltına alınması soruşturmayı yeniden Türkiye’nin en çok konuşulan başlıklarından biri haline getirdi.
Başlangıçta kayıp dosyası olarak yürütülen soruşturma, ilerleyen süreçte “cinayet” şüphesi çerçevesinde ele alınmaya başlandı. Dosyada hem yeni tutuklamalar hem de kamu görevlilerine yönelik ağır suçlamalar dikkat çekiyor.
ABD’DE GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında kritik isimlerden biri olarak gösterilen Umut Altaş’ın 2022 yılında Meksika’ya gittiği, daha sonra yasa dışı yollarla ABD’ye geçtiğinin değerlendirildiği belirtilmişti. Hakkında yakalama kararı ve kırmızı bülten bulunan Altaş’ın ABD’de gözaltına alınmasıyla birlikte, Türkiye’ye iade edilip edilmeyeceği sorusu gündeme geldi. Dosyada önemli bir konumda bulunan Altaş’ın daha önce yaptığı açıklamalar ise kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

“ÇOK BAĞIRIYORDU, BEN DE SIKTIM” İDDİASI
Bir gazeteye konuşan Umut Altaş, tutuklu bulunan Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürdü. Altaş’ın açıklamalarındaki ifadeler soruşturmanın en çarpıcı bölümleri arasında yer aldı. Altaş, şu sözleri kullandı:
“Konutta bana, ‘Çok bağırıyordu ben de sıktım’ dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum. Hafızam gitti, hayatla bağlantımı kestim. Alzheimer gibi oldum, şoka girdim. Yaşananları yeni yeni hatırlıyorum.”
Altaş ayrıca Gülistan Doku’nun cansız bedeninin ortadan kaldırıldığına ilişkin de ciddi iddialarda bulundu.
CESEDİN GÖMÜLDÜĞÜ YERE İLİŞKİN ÇARPICI İDDİALAR
Umut Altaş, cansız bedenin eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma müdürü olduğu belirtilen Şükrü Eroğlu tarafından “halledildiğini” öne sürdü. Cesedin tam yerini bilmediğini ifade eden Altaş, arama yapılması gerektiğini düşündüğü bölgeleri de açıkladı:
“Cesedin tam yerini bilmiyorum ama üniversite civarında, insanların gelmediği ıssız yerlerde, Aktuluk Mahallesi civarında bir yerde olabilir. O mahallede hiç kimsenin uğramadığı kör noktalara baksınlar. Ayrıca Bayraktepe’de, su arıtma tesislerinin yanındaki çöplük alana kesinlikle bakılmalı.”
VALİNİN OĞLU “KASTEN ÖLDÜRME” SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile dönemin İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte çok sayıda kişi hakkında da işlem yapıldı.
Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer ile firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ve annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve dönemin yakın koruması olduğu belirtilen Şükrü Eroğlu, “suç delillerini gizleme ve yok etme” suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
HASTANE KAYITLARI İDDİASI
Dosyada dikkat çeken bir diğer gelişme ise dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir hakkında yaşandı. Özdemir’in hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla gözaltına alındığı, ardından “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlamasıyla tutuklandığı öğrenildi.

ESKİ VALİYE YÖNELİK AĞIR SUÇLAMALAR
Soruşturma kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e yönelik de dikkat çekici suçlamalar yöneltildi.
Dosyada Sonel hakkında şu iddiaların yer aldığı belirtildi:
“Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”
“Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme”
“Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”
“Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek”
Ayrıca Sonel’in oğlunu soruşturmadan kurtarmak amacıyla kamu kaynaklarını kullandığının ileri sürüldüğü belirtildi.
DOSYAYA GİREN MESAJLAR GÜNDEM OLDU
Soruşturma dosyasına giren ve 9 Ocak 2026 tarihini taşıdığı belirtilen mesajlaşmalar da dikkat çekti. Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’a gönderdiği mesajlarda şu ifadelerin yer aldığı öne sürüldü:
“Sen öyle kolay sanıyorsun değil mi? Yaptıklarınızın bir bedeli olacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum.”
Mesajların devamında Umut Altaş’ın, “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim” dediği iddia edildi.
Babasının ise “Söyle niye yollamışız seni?” yanıtını verdiği aktarıldı.





