İran’da güvenlik politikaları ve iç tehdit algısı yeniden sertleşiyor. Tahran’da el yapımı patlayıcılarla silahlı saldırı planladıkları iddia edilen iki kişi, muhalif bir grupla bağlantılı oldukları gerekçesiyle idam edildi. Karar, ülke gündeminde geniş yankı uyandırırken, İran yönetiminin son dönemde artan operasyonlarının da dikkat çekici bir parçası oldu.
HEDEFTE “HALKIN MÜCAHİTLERİ” VAR
İran Yargı Erki’ne bağlı basın organlarında yer alan bilgilere göre, idam edilen kişilerin İran Halkın Mücahitleri Örgütü ile bağlantılı olduğu öne sürüldü. Söz konusu kişilerin Tahran’da el yapımı patlayıcılar kullanarak silahlı saldırılar planladıkları iddiası, idam kararının temel gerekçesi olarak gösterildi.
Yetkililer, kimlikleri açıklanmayan iki kişinin ne zaman gözaltına alındığı ya da yargı sürecinin nasıl ilerlediğine ilişkin detay paylaşmadı. Bu durum, uluslararası kamuoyunda şeffaflık tartışmalarını da beraberinde getirdi.
ABD-İSRAİL BAĞLANTILI 138 KİŞİ GÖZALTINDA
İdam kararının hemen ardından İran’ın Huzistan eyaletinden gelen haberler, ülkedeki güvenlik operasyonlarının boyutunu gözler önüne serdi. İran polisi tarafından yapılan açıklamaya göre, ABD ve İsrail ile bağlantılı olduğu öne sürülen 138 kişi düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı.
Yetkililer, gözaltına alınan kişilerin muhalif medya organlarıyla bağlantılı olduğunu iddia ederken, özellikle “Iran International” ve “Manoto” televizyon kanallarına bilgi aktardıkları öne sürüldü.
“CASUSLUK VE BİLGİ SIZDIRMA” SUÇLAMASI
İran polisi, gözaltına alınan şüphelilerin hassas askeri ve sivil noktalar hakkında telefonla bilgi topladıklarını, fotoğraf ve video çekerek bu görüntüleri yurt dışı bağlantılı medya ağlarına ilettiklerini ileri sürdü. Bu faaliyetlerin “casusluk” kapsamında değerlendirildiği belirtilirken, soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğü ifade edildi.





