Özel laboratuvarlarda yapılan ve resmi adı “Bağımlılık Yapıcı Madde Tarama Testi” olan uygulamaya talep hızla artarken, bazı laboratuvarların “SGK’lıya indirim” kampanyaları dikkat çekiyor.
STANDART PROSEDÜR HALİNE GELİYOR
Edinilen bilgilere göre, birçok işveren sağlık raporlarına ek olarak madde testini zorunlu tutuyor. Bazı şirketlerde bu uygulama yazılı prosedür olarak yer alırken, bazı firmalarda ise mülakatın ileri aşamalarında adayın karşısına çıkıyor.
Özellikle güvenlik riski taşıyan iş kollarında testin daha sistematik şekilde istendiği belirtiliyor. Ancak artık sadece riskli sektörlerde değil, beyaz yakalı pozisyonlarda da benzer taleplerin arttığı ifade ediliyor.
LABORATUVARLARDA YOĞUNLUK 6-7 KAT ARTTI
İşverenlerin artan talepleri özel laboratuvarlara da yansıdı. Sektör temsilcilerinden alınan bilgilere göre, işveren kaynaklı test başvurularında 6-7 kat artış yaşanıyor. İstanbul’da her gün on binlerce işveren talepli tarama testi yapıldığı belirtiliyor.
Test ücretlerinin 2 bin liranın üzerine çıktığı ifade edilirken, bazı laboratuvarların kurumsal paket anlaşmaları sunduğu, hatta “SGK’lıya indirim” kampanyaları düzenlediği görülüyor. Artan talep, laboratuvar sektöründe ciddi bir rekabet ortamı oluşturmuş durumda.

HANGİ SEKTÖRLER TEST İSTİYOR?
Madde testini zorunlu hale getiren kurum ve sektörler arasında kamu ve özel sektörün stratejik alanları öne çıkıyor.
Tüpraş, stajyerler dahil olmak üzere tüm adaylar için testi zorunlu tuttuğunu doğruladı.
Büyükşehir belediyelerine bağlı ulaşım iştiraklerinde düzenli test uygulamaları başlatıldı. Son iki yılda madde kullanımı tespiti nedeniyle yaklaşık 50 kişinin iş akdinin feshedildiği bildiriliyor.
TCDD, işe alım kriterlerinde madde kullanımına yönelik kontrolleri üst sıralara taşıdı.
Savunma sanayii şirketleri arasında yer alan ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ, çalışan ve üretim güvenliği gerekçesiyle hem işe alımlarda hem de mevcut personelde denetimleri sıkılaştırdı.
Uluslararası şirketlerde ise uygulama uzun süredir yürürlükte. ExxonMobil, BP, UPS ve FedEx gibi küresel firmalar, madde testini standart işe alım prosedürü olarak uyguluyor.
İŞVEREN MADDE TESTİ İSTEYEBİLİR Mİ?
Hukukçulara göre işverenlerin madde testi talep etmesi tamamen yasak değil. Ancak bu talep belirli şartlara bağlı.
Öncelikle testin, adayın yapacağı işin niteliğiyle doğrudan bağlantılı olması gerekiyor. İş güvenliği açısından risk barındırmayan görevlerde keyfi test talebi hukuki sorun doğurabiliyor.
Adaydan mutlaka açık rıza alınması şart. Ayrıca test sonuçları kişisel sağlık verisi niteliği taşıdığı için gizlilik büyük önem taşıyor. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat gereği sonuçların korunması ve üçüncü kişilerle paylaşılmaması gerekiyor.
Hukukçular, işyerinde uyuşturucu kullanımı ya da bulundurulmasının İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında değerlendirilebileceğini ve bunun işverene tazminatsız fesih hakkı tanıyabileceğini hatırlatıyor.
TEST SONUÇLARI İŞVERENE Mİ GİDİYOR?
En çok merak edilen konulardan biri de test sonuçlarının kime teslim edildiği. Mevzuata göre laboratuvarlar sonuçları doğrudan işverene iletemiyor. Sonuçlar yalnızca testi yaptıran kişiye teslim edilebiliyor.
Sonuçların işverene gönderilebilmesi için adayın ayrıca ve açık şekilde rıza vermesi gerekiyor. Genel uygulamada test sonucu kapalı zarfla ya da yalnızca kişinin erişebileceği dijital sistem üzerinden paylaşılıyor. Aday, uygun görmesi halinde sonucu işverene kendisi iletiyor.
Uyuşturucu operasyonlarının ardından iş dünyasında güvenlik hassasiyetinin arttığı görülüyor. Uzmanlar, işe alım süreçlerinde sağlık verilerinin kullanımında ölçülülük ve hukuka uygunluk ilkesinin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulunurken, madde testinin yaygınlaşması, bir yandan iş güvenliği ve kurumsal sorumluluk diğer yandan kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği ekseninde yeni hukuki tartışmaların kapısını araladı.


