Fransa’da aldığı eğitim ve tıp tahsilinin ardından Türkiye’ye dönen Münir Derman, bir dönem Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde ders verdi. Başkentte akademik çevrelerle temas kuran Derman, daha sonra Anadolu’da doktorluk görevlerini sürdürdü. Ancak onun adı özellikle tıp alanında gerçekleştirdiği dikkat çekici bir ameliyatla duyuldu. 1960’lı yıllarda kopmuş bir ayağı başarılı bir operasyonla yerine dikerek Türk tıp tarihinde önemli bir başarıya imza attı. Bu gelişme uluslararası çevrelerde de büyük yankı uyandırdı.

HACI BAYRAM’DAKİ VAAZLARI DA AKILLARDA KALDI

Dr. Münir Derman’ın Ankara’daki en belirgin izlerinden biri, Hacı Bayram Veli Camii başta olmak üzere çeşitli camilerde verdiği vaazlardı. Başkentte özellikle Ramazan aylarında yaptığı sohbetler geniş kitlelerce takip edildi. Maltepe ve Aslanhane camilerinde de konuşmalar yapan Derman, dini meseleleri fen ilimleriyle birlikte ele alan üslubuyla dikkat çekti. Milli konulara duyarlılığıyla da bilinen Derman’ın, Atatürk ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözü üzerine kaleme aldığı yazının Ankara’daki sohbetlerinde sıkça gündeme geldiği naklediliyor.

Münir Derman3

Berrin Çopur ile Pırlangıç Çocuk Caz Konseri Ankara’da müzikseverlerle buluşuyor
Berrin Çopur ile Pırlangıç Çocuk Caz Konseri Ankara’da müzikseverlerle buluşuyor
İçeriği Görüntüle

BAŞKENTTE BİR OTEL ODASINDA YAŞADI

Akademik kariyerine ve uluslararası tecrübelerine rağmen Münir Derman, Ankara’da gösterişten uzak bir hayat sürmeyi seçti. Uzun yıllar kent merkezinde bir otel odasında yaşadı. Herhangi bir mülk edinmedi, sade bir yaşam benimsedi. Ziyaretçileri, odasının neredeyse boş olduğunu ve mütevazı şartlarda hayatını devam ettiğini anlatıyor. Farklı meslek gruplarından insanlar onu Ankara’daki bu odasında ziyaret etti. Ancak, kalabalık yapılara ve cemaatleşmeye mesafeli bir duruş sergiledi.

TARİKAT ANLAYIŞINA DAİR SÖZLERİ

Ankara’daki sohbetlerinde günümüz tarikat anlayışına yönelik eleştirileriyle de gündeme geldi. “Size beş vakit namaz, Allah ve Resulü yeter. Bu devir, tarikat devri değil, her şeyin sahte olduğu bir devir.” sözleri, onun yaklaşımını özetleyen ifadeler arasındaydı. Toplu zikir ve gösterişli dini etkinliklere izin vermediği, bireysel ibadet ve samimiyeti ön plana çıkardığı da biliniyor. “Allah’a giden yol birdir” diyerek cemaatleşmenin fitne doğurabileceğini dile getirdi.

Münir Derman1

MEMLİK KÖYÜ’NDE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Dr. Münir Derman, 2 Aralık 1989 tarihinde Ankara’da vefat etti. Vasiyetinde cenazesinin sade olmasını ve kalabalık yapılmamasını istediği aktarılıyor. 3 Aralık 1989’da Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Memlik Köyü’nde defnedildi. Soğuk ve karlı bir günde gerçekleşen defin törenine, vasiyetine rağmen çok sayıda kişinin katıldığı ifade ediliyor. Kabri bugün de ziyaret ediliyor; sevenleri onun hatırasını yaşatmayı sürdürüyor.

ANKARA’DA YAŞAYAN BİR HATIRA

Hayattayken kitap yayımlamayan Derman’ın sohbetleri, vefatından sonra talebeleri tarafından “Allah Dostu Der Ki!” adıyla derlendi. Ankara’da hem camilerdeki vaazları hem de mütevazı yaşamı ile tanınan Derman, başkentte iz bırakan isimlerden biri olarak anılmaya devam ediyor.

Münir Derman

Kaynak: Haber Merkezi