Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkeme kararı sonrasında yaşanan liderlik tartışması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilecek grup toplantısı öncesinde yeni bir aşamaya ulaştı. CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile mevcut parti yönetimi arasında yaşanan yetki polemiği, gözleri Meclis'te yapılacak toplantıya çevirdi.
Parti içinde yaşanan gelişmeler, sadece CHP'nin geleceği açısından değil, Türk siyasetindeki dengeler bakımından da yakından takip ediliyor. Özellikle grup toplantısının hangi yetki çerçevesinde gerçekleştirileceği ve kürsüye kimin çıkacağı soruları siyasi gündemin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.
KILIÇDAROĞLU'NDAN TBMM BAŞKANLIĞI'NA RESMİ BAŞVURU
Krizin fitilini ateşleyen gelişme, Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a yaptığı resmi başvuru oldu. Mahkeme kararının ardından yeniden genel başkanlık görevine dönen Kılıçdaroğlu, parti grubunun kendi bilgisi ve onayı dışında toplanamayacağını savundu.

Milletvekillerine gönderdiği yazıda grup toplantısının tarihi, gündemi ve yerinin genel başkan tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu konularda kendi talimatı olmadan yapılacak çağrıların geçerli olmayacağını belirtti. Kılıçdaroğlu'nun milletvekillerine gönderdiği mesajda şu ifadeler yer aldı:
"TBMM CHP Grup Genel Kurul toplantı tarihi, henüz tarafımdan belirlenmemiştir. Toplantı tarihi, toplantı gündemi ve toplantının gerçekleştirileceği yer tarafımdan belirlenir belirlenmez gerekli bilgilendirmeler tarafınıza yapılacaktır. Bu konularda gerekli bilgilendirmeler talimatım gereği yapılmadığı sürece TBMM CHP Grup Genel Kurulu yapılmayacaktır.”
ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİNDEN KARŞI HAMLE
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının ardından CHP yönetiminden gecikmeden yanıt geldi. Parti yönetimi, grup toplantısına ilişkin yetkinin genel başkanda değil, Grup Yönetim Kurulu'nda olduğunu savunarak toplantının planlandığı şekilde gerçekleştirileceğini duyurdu. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, parti içtüzüğü ve grup çalışma esaslarına dikkat çekerek grup toplantısının tarihini, yerini ve gündemini belirleme yetkisinin Grup Yönetim Kurulu'na ait olduğunu ifade etti.

Özgür Özel de grup toplantısından vazgeçmeyeceklerinin mesajını vererek salı günü geniş katılımlı bir toplantı düzenleyeceklerini açıkladı. Parti Meclisi'nin de gerekli imzalarla toplanabileceğini vurgulayan Özel'in açıklamaları, mevcut yönetimin geri adım atmayacağını ortaya koydu.
ANKARA KULİSLERİNDE "KİLİTLİ KAPI" İDDİASI
Siyasi kulislerde ise dikkat çekici senaryolar konuşulmaya başlandı. En çok tartışılan iddialardan biri, grup toplantısının yapılacağı salonun kullanıma kapatılması veya toplantının engellenmesi ihtimali oldu. Bu olasılık üzerine CHP yönetiminin alternatif planlar üzerinde durduğu öne sürülüyor. Kulislerde konuşulan bilgilere göre, grup salonunun kullanılamaması durumunda milletvekilleri ve parti yöneticileri toplantıyı TBMM yerleşkesinde farklı bir noktada gerçekleştirebilir.
Özellikle TBMM bahçesinin alternatif toplantı alanı olarak değerlendirildiği iddiaları, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde CHP'nin grup toplantısı siyasi tarihte alışılmışın dışında bir görüntüye sahne olabilir.
GÖZLER TBMM BAŞKANLIĞI'NIN TAVRINDA
Yaşanan süreçte dikkatler yalnızca CHP içindeki güç mücadelesine değil, aynı zamanda TBMM Başkanlığı'nın alacağı tutuma da çevrilmiş durumda. Meclis yönetiminin grup salonunun kullanımı ve toplantının organizasyonu konusunda nasıl bir yaklaşım sergileyeceği merak ediliyor.




