CHP’de günlerdir süren “grup toplantısını kim yapacak” tartışmalarının ardından gözlerin çevrildiği TBMM’de kürsüye Özgür Özel çıktı. Meclis Başkanlığı’nın ziyaretçi yasağı kararı ve yaşanan gerginliklerin gölgesinde gerçekleşen toplantıda konuşan Özel, hem parti içindeki sürece hem de olası kurultay takvimine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“BUGÜN BURADAKİ DURUŞ ÇOK ANLAMLI”

Özgür Özel, TBMM kapısında yaşanan yoğunluk ve grup toplantısının gerçekleşme sürecine değinerek, yaşananları bir “zafer” olarak görmediğini söyledi.

Özel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye’deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir.”

Demokrasi ve sandık vurgusu yapan Özel, şöyle devam etti:

“Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığa inanırız. Seçene ve seçilene saygılıyız.”

“TESLİM OLMAMAKTIR, DİRENMEKTİR”

Konuşmasının devamında yaşanan süreci “direniş” olarak tanımlayan Özgür Özel şu ifadeleri kullandı:

“Onun için bugün buradaki duruş çok anlamlıdır. Bir zafer değil, bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Teslim olmamaktır. Direnmektir. Bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir.”

“BEN BURADA LAZIMDIM”

Hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in anma programına katılmayı planladığını belirten Özel, Ankara’da yaşanan gelişmeler nedeniyle Meclis’te kalma kararı aldığını söyledi.

Özel şu açıklamayı yaptı:

“Manisa’ya cenaze töreni sığmadı. Kardeşimizi ancak Ferdi’ye nasip olabilecek bir törenle uğurladık. Orada olmak hepimize düşerdi. Orada olacaktık.”

Özel, kendisinin Manisa’da bulunmasının Ankara’daki süreç açısından fırsat olarak görülmek istendiğini savunarak şunları söyledi:

“Bugün bizim orada olmamızı burada grup toplantısı yapmak için fırsat görüldü.”

“26 TEMMUZ’U GEÇİRMEDEN KURULTAY YAPILMALI”

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde kurultay sürecine değinen Özgür Özel, seçim takvimi açısından kritik uyarıda bulundu.

Özel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kamu, seçim hukukçuları ‘Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun’ diyor. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım.”

“Burada yapılacak iş 26 Temmuz’u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir.”

“ERDOĞAN’I RAKİPSİZLEŞTİRMEK İSTİYORLAR”

Özgür Özel konuşmasında parti içi muhalefeti ve yargı süreçlerini de eleştirdi.

Bazı girişimlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı rakipsiz bırakmayı hedeflediğini savunan Özel, CHP’nin bu süreçte geri adım atmayacağını söyledi.

Özel, parti içi demokrasiye vurulmak istenen darbeyi ve YSK süreçlerini eleştirirken şunları kaydetti:

"Kim gelecek onlarla, partinin kapısına kim geldiyse onlar gelecekti. Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı, yöneticileri olmayacak. Kimin geleceğini, nasıl planladıklarını gördük. Millet bir karar verir o karar burada tecelli edilir. Herkese danıştım, en son Ferdi'nin sesiyle kararı verdim. Hep Manisa'ya gitmem gerekir, burada da bir şey çıkar. 'Sen orada lazımsın' derdi. Ben bugün burada lazımdım, burada kaldım. Bu kumpası çözmezsen, 'CHP'nin iç işi' dersin. Kim karışır CHP'nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son 4 kurultayı yok say. YSK'ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi."

Özel, hedefin "Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz." mantığı olduğunu belirterek ekledi:

Kılıçdaroğlu’ndan kritik karar: Grup toplantısını Meclis yerine genel merkezde yapacak
Kılıçdaroğlu’ndan kritik karar: Grup toplantısını Meclis yerine genel merkezde yapacak
İçeriği Görüntüle

"Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem. Bu işi kim yapar? Bu işi bu çocuk yapar. Vaktiyle bütün kararları kim aldıysa, talimatla yapan birisine yargı kollarını kurdurdular."

"İSPATLAYAMAZSANIZ ALÇAKSINIZ"

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in itiraflarıyla ilgili açıklama yapan Özel, vefat eden isimlerin kumpaslara alet edildiğini savundu:

"Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum'a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, 'Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.' Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, 'Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim' deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz? En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar."

"ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana 'Hırsız' demeye başladılar. Mesele Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor."

Özel, parti tabanına seslenerek hakkını helal etmediği kesimleri de şöyle tarif etti:

"Kapıda da söyledim, size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye'yi kuruluş ayarlarına karşı kopmayan halkasınınız. O yüzden hem Ferdi'nin ölüm yıldönümünde bize bunları yapanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu Meclis'in altında cürret edilen meseleye kim eğer alet olup el veriyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum."

"O BİNADA KİMLER VAR BİLİYOR MUSUNUZ?"

Kılıçdaroğlu'nun destekçilerinin bulunduğu Genel Merkez binasındaki isimlere dikkat çeken Özel, geçmişte Kılıçdaroğlu'nu fiziksel saldırılardan koruyan isimlerin o binada barındırılmadığını dile getirdi:

"Partiye saygımızdan ağzımızı açmıyor, susuyorum. Ama bu partiye yaşatılanları gördükçe ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var biliyor musunuz? Saymadığım isim üstüne alınmasın. O gün partinin üyesi olmayan milletvekillerimiz bile, CHP ile ilgili olmayan seçmenlerimiz bile herkes gözümde bambaşka bir yerdedir. O binada bugün Kemal Bey'e Çubuk'ta organize bir linç yaşatılırken ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran mesele Murat Emir orada yok. Kemal Bey saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikasta uğrayan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey'e orada ateşler açılırken Kemal Bey'in üstüne kapanan Seyit Torun'u iki kolundan tutup da attılar binanın dışarısına. Belediye başkanlarımız yok o salonda ama 'Bir sonraki operasyon şu CHP'li belediye' deyip haysiyet suikastı yapanlar o binada geziyorlar. Aykut Erdoğdu yok o binada ama İBB borsasında olan avukat, Yunanistan'a kaçarken yakalattığım avukat o binada 'Arınma başladı' diye paylaşıyor."

"CHP'DE GÖREV YAPMIŞ KİMSEYE YAKIŞTIRMAM"

Son olarak parti içindeki tartışmalarda kullanılan terminolojiye itiraz eden Özgür Özel, hukuki sürecin önemini vurgulayarak sözlerini tamamladı:

"Her şeyi yapın ama bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni hain ilan eden dille; demokrasiyi tehdit gördüğü için her direnişe 'ayaklanma' her mitinge 'Türkiye'yi karıştırmak' diye bakan sığ anlayışının terminolojisini CHP'de görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla CHP'ye paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız gibi iftiralara teslim olursak biz CHP olmayız. Elbette hukuka güveneceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız"

KURULTAY GÜNDEMİ

Özel, kurultay gündemine ilişkin ise muhalefet partilerinin çağrılarını anımsattı.

"Tarihi bir eşikte" olduklarını belirten Özel, şöyle konuştu:

"Bu eşik dönülemez bir hale gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan sonra bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin tane kurultay istemeyen seçilmiş yönetsin demeyini bulamazsınız. O bin tane de bayramlaşma yapalım, getirelim grup yapalım; o bin tane gezdirilmişle ne kurultay ne bayramlaşma ne grup toplantısı yapabilirsiniz. O yüzden herkesin nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri derhal kurultay yapılsın diyor. Kendilerinin de talim olduğu bu sistem ortadan kalkarsa demokrasi ortadan kalkacağı için bunu söylüyorlar."

"26 TEMMUZ GEÇİRİLMEMELİ"

Özel, kurultay için de 26 Temmuz tarihine dikkat çekti:

"Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur. 'Kurultay yapacağız' söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. 'Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım'. Burada yapılacak iş 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz."

Kaynak: Haber Merkezi