Yıllardır terör örgütü YPG’nin etkin olduğu bölgelerde yaşanan askeri hareketlilik, Suriye ordusunun sahada sağladığı üstünlükle yeni bir boyut kazandı. Özellikle stratejik noktaların ve enerji tesislerinin kontrolünün el değiştirmesi, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkiledi.

"ABD ÇEKİLME SEÇENEĞİNİ DEĞERLENDİRİYOR"

ABD merkezli Wall Street Journal, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Suriye’de yaklaşık bin Amerikan askerinin bulunduğunu ve bu askeri varlığın geleceğine ilişkin ciddi değerlendirmeler yapıldığını yazdı. Haberde, çekilme ihtimalinin; YPG’nin sahadaki konumunun zayıflaması, Suriye ordusunun ilerleyişi ve bölgedeki güvenlik koşullarındaki değişimle yakından bağlantılı olduğu vurgulandı.

Özellikle ordu ile YPG arasında yaşanan çatışmalar sırasında, örgütün sıkıştığı noktalarda DEAŞ’lı tutukluları serbest bırakması, ABD yönetimi açısından güvenlik risklerini artıran bir unsur olarak değerlendirildi.

ATEŞKES SONRASI ABD POLİTİKASI TARTIŞILIYOR

Suriye’de yürütülen askeri operasyonların ardından ilan edilen ateşkesle birlikte, ABD’nin bölgeye yönelik politikası yeniden gündeme geldi. ABD basınında “ABD askerleri Suriye’den çekiliyor” başlığıyla servis edilen haberler, Washington’un sahadaki rolünü yeniden tanımlayacağı yönünde yorumlandı.

MSB’den bayrak provokasyonu ve Süleyman Şah Türbesi açıklaması
MSB’den bayrak provokasyonu ve Süleyman Şah Türbesi açıklaması
İçeriği Görüntüle

Abd Suriye

A Haber’de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, ABD’nin çekilmesi durumunda oluşacak boşluğun Suriye ordusu tarafından doldurulacağını ifade etti.

“ABD ÇEKİLİYOR, SAHAYA SURİYE ORDUSU GİRİYOR”

Dr. Eray Güçlüer değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"ABD, Suriye'den çekilecek. Oluşacak boşluğu Suriye ordusu dolduracak ve süreç, üniter ve egemen bir Suriye devletine doğru ilerleyecek. Bugün aldığım saha bilgisine göre, Suriye Milli Ordusu'nun bir bölümünün Süveyda'ya yöneldiği görülüyor. Orada bir hazırlık var. Bu bölge tamamlandıktan sonra, aşağıdaki ayrılıkçı unsurlara karşı da benzer bir operasyon yapılması muhtemel."

SÜVEYDA VE AYRILIKÇI YAPILAR GÜNDEMDE

Sahadaki hareketliliğin Süveyda bölgesine de yansıyabileceğini belirten Güçlüer, ayrılıkçı grupların önünde sınırlı seçenekler kaldığını dile getirdi:

"Buradaki operasyonun Süveyda'da da gerçekleşeceğini düşünüyorum. Ayrılıkçı Dürzi gruplar ve El-Hicri'ye bağlı unsurlar için seçenekler sınırlı: ya bölgeden ayrılacaklar ya da etkisiz hale getirilecekler. Muhtemelen bir kısmı İsrail'e gidebilir. Daha önce bazı PKK'lıların İsrail'e sığınma girişimleri olmuştu. Ancak Suriye'de kalmaları mümkün görünmüyor."

Abd Suriye1

ABD VE İSRAİL’İN SAHADAKİ ETKİSİ AZALIYOR

Güçlüer’e göre, yaşanan gelişmelerle birlikte ABD ve İsrail’in Suriye üzerindeki doğrudan etkisi de giderek sona eriyor:

"Artık ABD ve İsrail'in Suriye'ye doğrudan müdahalesi söz konusu değil. ABD himayesini çekiyor, İsrail'in ayrılıkçı gruplar üzerindeki etkisi de sona eriyor.
Bu sürecin siyasi zemini, 25 Eylül 2025'te Sayın Cumhurbaşkanımız ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmede netleşti. Bundan sonra Suriye'de ayrılıkçı yapılara destek olmayacaklar."

YENİ SURİYE’DE ASKERİ VE PSİKOLOJİK MÜCADELE

Suriye ordusunun yürüttüğü operasyonlarda sivillerin korunmasına özen gösterildiğini vurgulayan Güçlüer, sürecin sadece askeri değil, aynı zamanda sosyolojik ve psikolojik bir yönü olduğuna dikkat çekti:

"Suriye ordusu, operasyonları insani hassasiyetlerle yürüttü; siviller için koridorlar açıldı, teslim olanlara zarar verilmedi. Bu sadece askeri değil, aynı zamanda sosyolojik ve psikolojik bir mücadele. Amaç, Suriye halkının birlik ve bütünlüğünü sağlamak."

“SURİYE’NİN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİDİR”

Suriye’de egemenliğin büyük ölçüde yeniden tesis edildiğini belirten Güçlüer, sürecin Türkiye açısından da stratejik önem taşıdığını şu sözlerle ifade etti:

"Suriye, egemenliğini tesis etmeye çok yakın. Yakın zamanda, Golan Tepeleri dışında ülkenin tamamında Suriye hükümetinin hâkim olduğu yeni bir devlet yapısı ortaya çıkacak. Bu süreç, Türkiye'nin uzun vadeli stratejisi ve devlet aklının bir sonucudur. Çünkü Suriye'nin güvenliği, Türkiye'nin güvenliğidir."

Kaynak: Haber Merkezi