ultrAslan liderinin evinden çıkanlara bakın! Silah, mermi, balistik yelek...
ultrAslan liderinin evinden çıkanlara bakın! Silah, mermi, balistik yelek...
İçeriği Görüntüle

İstanbul’da sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşım, emniyet ekiplerinin takibine takıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, bir kişinin sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği tespit edildi.

Yapılan incelemenin ardından kimliği belirlenen şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Olayla ilgili paylaşıma ilişkin ayrıntılı içerik ve şüphelinin kimliği ise kamuoyuna açıklanmadı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 09 231537

CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU NEDİR?

Türkiye’de Cumhurbaşkanına hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde özel olarak düzenleniyor. Buna göre Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor.

Kanunun aynı maddesinde suçun alenen işlenmesi durumunda verilecek cezanın altıda biri oranında artırılacağı hükme bağlanıyor. Sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımların kamuya açık şekilde gerçekleştirilmesi, olayın niteliği bakımından bu düzenlemenin gündeme gelmesine neden olabiliyor. Ancak somut olayda suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, paylaşımın içeriği, erişim durumu ve diğer koşullar soruşturma ve yargılama makamlarınca değerlendirilmek zorunda.

TCK'nın 299. maddesinin üçüncü fıkrasında ise bu suçtan dolayı kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine bağlı olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla soruşturma aşamasındaki işlemler ile kamu davasının açılması ve kovuşturma aşaması birbirinden ayrı hukuki süreçler olarak değerlendiriliyor.

SOSYAL MEDYADA HER ELEŞTİRİ HAKARET SAYILMIYOR

Cumhurbaşkanına hakaret düzenlemesi, ifade özgürlüğüyle de doğrudan bağlantılı bir konu olarak hukuk gündeminde yer alıyor. Anayasa Mahkemesi, 2016 yılında TCK'nın 299. maddesinin iptali istemini reddederken ifade özgürlüğünün demokratik toplum açısından önemine dikkat çekti.

Yüksek Mahkeme, kamu gücünü kullanan kişilere yönelik eleştiriler bakımından kabul edilebilir sınırların, sıradan kişilere yönelik eleştirilere göre daha geniş olabileceğini belirtti. Bununla birlikte eleştirinin, kişinin şeref ve itibarını zedeleyen hakaret boyutuna ulaşması halinde ifade özgürlüğünün koruma alanı dışında kalabileceğine işaret etti.

Bu nedenle sosyal medyada Cumhurbaşkanı hakkında yapılan her sert, olumsuz veya eleştirel paylaşımın otomatik olarak suç oluşturduğu söylenemiyor. Bir paylaşımın suç teşkil edip etmediğinin belirlenmesinde kullanılan ifadelerin anlamı, bağlamı, paylaşımın bütünü ve somut olayın koşulları önem taşıyor.

1239 Sayılı Kanun

ANAYASA MAHKEMESİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKİYOR

Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü, düşünce ve kanaatlerin açıklanmasını ve yayılmasını kapsıyor. Anayasa Mahkemesi de farklı kararlarında ifade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören veya rahatsızlık vermeyen düşünceler için değil, sert ve rahatsız edici açıklamalar bakımından da önem taşıdığını vurguluyor.

Ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı da belirtiliyor. Anayasa Mahkemesi, özellikle kamu gücünü kullanan kişilere yönelik eleştirilerde bağlamın, kullanılan ifadelerin niteliğinin ve müdahalenin gerekli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan kararlar verdi.

Mahkemenin sosyal medya paylaşımlarına ilişkin bazı bireysel başvurularda da ifadelerin olayın bütünü ve bağlamı dikkate alınmadan değerlendirilmesini yeterli bulmadığı kararlar bulunuyor. Bu yaklaşım, sosyal medya paylaşımlarının yalnızca tek bir cümle veya kelime üzerinden değil, paylaşımın tamamı ve olayın koşulları dikkate alınarak incelenmesinin önemini ortaya koyuyor.

SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA AŞAMALARI FARKLI

Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla gözaltına alınmak, kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor. Gözaltı, soruşturma kapsamında uygulanan bir adli işlemdir. Soruşturma sırasında kolluk ekipleri ve Cumhuriyet savcılığı tarafından deliller değerlendirilirken, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı araştırılıyor. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği, elde edilen deliller ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirleniyor.

TCK'nın 299. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasına geçilmesi için Adalet Bakanının izni gerekiyor. Yargılama aşamasında ise mahkeme, somut olayda suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığını ve sanığın hukuki sorumluluğunu deliller üzerinden değerlendiriyor.

YARGITAY’DAN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA İLİŞKİN KARARLAR

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen eylemlerle ilgili Yargıtay'ın da farklı kararları bulunuyor. Örneğin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2026 tarihli bir kararında, Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içerdiği ileri sürülen bir paylaşımın yalnızca beğenilmesinin, paylaşımın yeniden yapılması veya aktarılması gibi başka bir fiil bulunmadığı durumda suçun unsurlarını oluşturmayacağı yönünde değerlendirme yapıldı. Karar, sosyal medya platformlarında gerçekleştirilen her etkileşimin aynı hukuki sonuç doğurmadığını göstermesi açısından dikkat çekiyor.

Dolayısıyla sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım, yorum, yeniden paylaşım veya beğeni gibi farklı eylemlerin her birinin somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı