Suriye Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına dayandırılan açıklamalarda, tarafların Haseke’nin idari ve askeri entegrasyonuna yönelik ortak bir mutabakata vardığı bildirilirken, söz konusu anlaşmanın önümüzdeki günlerde uygulanmaya başlanacağı ifade edildi. Yetkililer, SDG’ye bölgelerin pratik entegrasyonu hakkında kapsamlı bir plan hazırlaması için dört günlük süre verildiğini duyurdu. Planın süresi dolduğunda, tarafların anlaşmayı sahada uygulamaya başlaması bekleniyor.
“MAZLUM ABDİ SAVUNMA BAKAN YARDIMCILIĞI İÇİN ADAY GÖSTERİLEBİLİR”
Resmî açıklamalarda yer alan bir diğer iddiaya göre, SDG lideri Mazlum Abdi’nin Suriye makamları tarafından Savunma Bakan Yardımcılığı için aday gösterilmesinin değerlendirildiği öne sürüldü. Bu atamanın kabul edilmesi halinde, SDG liderinin resmî devlet yapısı içinde siyasal ve bürokratik bir pozisyona gelmesi söz konusu olabilecek. Ortaya atılan iddia, Suriye yönetimi ile SDG arasında süreklilik kazanan görüşmelerin sadece askeri değil siyasi dönüşüm boyutuna da taşınabileceğine işaret ediyor.
SAHADA SÜREKLİLİK Mİ? GERÇEK SAVAŞ MI?
Anlaşma sinyallerine rağmen sahada durum farklı görünüyor. Elde edilen bilgilere göre; hükümet güçleri ile SDG arasındaki çatışmaların geçtiğimiz günlerde devam ettiğini ya da yer yer alevlendiği biliniyor. Özellikle Hasakah ve çevresinde askeri hareketlilik ile güvenlik riskleri devam ediyor. Bununla birlikte, tarafların arasında var olduğu belirtilen önceki geniş kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına rağmen sahadaki gerilimin tamamen sona ermediğine dair raporlar da var. Bu da mutabakatın uygulanmasının önünde ciddi engeller olabileceğini akıllara getiriyor.
“SDG’NİN ORTAK GÖREVİ BİTTİ”
Diğer yandan, ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve diplomatlarından biri olarak tanınan Tom Barrack, son gelişmeler üzerine dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Barrack, SDG’nin Suriye sahasındaki “esas DAEŞ karşıtı güç” rolünün artık sona erdiğini ifade etti. Açıklamasında, Şam yönetiminin artık DAEŞ’e karşı mücadele ile ilgili sorumlulukları üstlenmeye hem istekli hem de kapasite sahibi olduğunu belirtti. Barrack'ın açıklaması, SDG’nin bölgedeki rolünün değiştiğine ve dış destekli misyonunun gerilediğine dair güçlü bir gösterge olarak yorumlandı.
BÖLGESEL VE ULUSLARARASI ETKİLERİ DE HAYLİ BÜYÜK
Anlaşmanın veya mutabakat iddialarının yankıları sadece Suriye sahasında değil, bölgesel siyaset üzerinde de geniş yankı buldu. Türkiye’deki siyasi aktörlerin bir kısmı bahsi geçen gelişmeleri, Türkiye’nin kendi güvenlik ve mülteci politikalarını yeniden değerlendirmesi için bir fırsat olarak görüyor. Ayrıca Avrupa ve Ortadoğu’daki diplomatlar ile analistler, bu gelişmelerin DEAŞ sonrası dönemde Suriye’nin geleceğini şekillendirme çabalarının yeni bir safhası olabileceğini belirtiyor.
UYGULAMA SÜRECİ GÖZETİM ALTINDA
Şam yönetimi ile terör örgütü SDG arasında iddia edilen mutabakatın uygulama aşaması kritik bir eşik olacak. Taraflar arasında sürdürülen ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı, idari ve askeri entegrasyonun gerçek sahada nasıl yürütüleceği, uluslararası aktörlerin destek veya tepkilerinin ne yönde olacağı önümüzdeki günlerde belli olacak.





