Orta Doğu’da tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde Suudi Arabistan’ın, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarına ilişkin rahatsızlığını ABD yönetimine resmi kanallar aracılığıyla ilettiği bildirildi. İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre Riyad yönetimi, İsrail’in son dönemde Lübnan’da sürdürdüğü saldırılardan duyduğu endişeyi Washington’a protesto notası vererek aktardı.
“SALDIRILAR KAOTİK VE PLANSIZ” DEĞERLENDİRMESİ
Haberde yer alan bilgilere göre Suudi Arabistan, İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetlerini “kaotik ve plansız” olarak değerlendiriyor. Riyad yönetiminin, İsrail’in yürüttüğü operasyonların nihai hedefleri ve uzun vadeli stratejisi konusunda net bir çerçeve göremediği ifade edildi. Suudi yetkililerin ayrıca saldırıların yönetilme biçiminin bölgede daha büyük istikrarsızlıklara yol açabileceği görüşünde olduğu aktarıldı.
NETANYAHU’NUN HEDEFLERİNE İLİŞKİN ŞÜPHELER
Riyad yönetiminin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’daki operasyonları genişletme girişimlerinin arkasında daha geniş stratejik hesaplar olabileceğinden şüphelendiği öne sürüldü.
Habere göre Suudi Arabistan, bu hamlelerin Körfez bölgesinde yeni bir çatışma ortamını tetikleyebileceği ve ABD ile İran arasında son dönemde şekillenmeye başlayan diplomatik uzlaşı sürecini sekteye uğratmayı amaçlayabileceği görüşünü taşıyor.

LÜBNAN’DAKİ GELİŞMELER RİYAD’I ENDİŞELENDİRİYOR
Suudi Arabistan’ın, Lübnan’daki siyasi ve güvenlik tablosunun daha da kötüleşmesinden kaygı duyduğu da iddialar arasında yer aldı. Haberde, Riyad yönetiminin son dönemde Hizbullah’ın Şii müttefiki olarak bilinen Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile ilişkilerini güçlendirdiği öne sürüldü.
Gerçekleştirilen temasların, Lübnan’daki siyasi dengeyi koruma ve devlet kurumlarının işleyişini destekleme amacı taşıdığı değerlendirmeleri yapılıyor. Öte yandan Suudi Arabistan’ın temel hedeflerinden birinin Hizbullah’ın etkisini azaltmak ve Lübnan devletinin kurumsal kapasitesini güçlendirmek olduğu ileri sürüldü.
İSRAİL’İN LÜBNAN OPERASYONLARI VE ATEŞKES SÜRECİ
İsrail ordusu 2 Mart tarihinde Lübnan’a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış, operasyonlar kapsamında ülkenin güneyindeki birçok bölgeyi hedef almıştı. Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine Lübnan hükümeti, yerinden edilen kişi sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
Artan uluslararası baskılar sonrasında ateşkes girişimleri gündeme gelmişti. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin üç hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Daha sonra ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda tarafların 17 Mayıs itibarıyla ateşkesi 45 gün daha uzatma konusunda anlaşmaya vardığı açıklanmıştı.

CAN KAYBI BİNLERİ AŞTI
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 666’ya ulaştı. Çatışmaların yol açtığı insani tablo ise uluslararası toplumun dikkatini çekmeye devam ediyor. Bölgede devam eden operasyonlar nedeniyle binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı, altyapının zarar gördüğü ve güvenlik endişelerinin sürdüğü belirtiliyor.
ATEŞKES ANLAŞMALARINA RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington’da gerçekleştirilen dördüncü tur görüşmelerin ardından 3 Haziran’da İsrail ve Lübnan arasında “geniş kapsamlı ateşkes” konusunda mutabakat sağlandığını açıklamıştı. Anlaşmanın temel şartları arasında Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurması ve güçlerini Litani Nehri’nin güneyinden çekmesi yer alıyordu.
Ancak Hizbullah, söz konusu şartlı ateşkesi kabul etmediğini duyurdu. Buna karşın İsrail ordusunun da ilan edilen ateşkes süreçlerine rağmen Lübnan’ın güneyindeki operasyonlarının kapsamını genişletmeye devam ettiği belirtiliyor.




