Tahran’ın güneydoğusundaki Pakdaşt bölgesinde bir askeri tesis yakınlarında patlama meydana geldiği yönündeki iddialar, sosyal medyada hızla yayıldı. Bölgeden gelen paylaşımlar ve bazı yerel kaynakların aktardığı bilgiler, özellikle İran ile ABD arasındaki son dönemde yükselen tansiyon nedeniyle geniş yankı uyandırdı.
Görüntülerin yayılmasıyla birlikte kamuoyunda “askeri bir saldırı mı oldu?” ve “bölgesel savaş mı başlıyor?” soruları gündeme geldi. Ancak İran makamlarından kısa süre içinde resmi açıklama geldi.

İRAN: “PATLAMA DEĞİL, RUTİN FAALİYET”
İran basınında yer alan haberlere göre yetkililer, Pakdaşt’taki askeri merkez yakınlarında duyulan seslerin bir patlamadan değil, tesiste gerçekleştirilen rutin ölçüm ve testlerden kaynaklandığını bildirdi.
Mehr Haber Ajansı, yapılan teknik incelemelerde herhangi bir patlama, sabotaj veya dış müdahale bulgusuna rastlanmadığını duyurdu. Ajans, dolaşıma giren patlama iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Bu açıklama, kısa süreli paniği azaltmış olsa da bölgedeki askeri hareketlilik ve siyasi gerilim nedeniyle şüphelerin tamamen dağılmadığı gözlemlendi.
ABD’NİN DONANMA HAMLESİ GERİLİMİ ARTIRDI
Olayın zamanlaması, ABD’nin İran yakınlarına askeri güç sevk ettiği yönündeki açıklamaların hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump daha önce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“İran'ın yanında büyük bir donanmamız var. Venezuela'dakinden daha büyük.”
Bu sözler, Washington’ın askeri baskı unsurlarını devreye soktuğu şeklinde yorumlanırken, Tahran yönetimi tarafından “gözdağı” olarak değerlendirildi.
TAHRAN’DAN SERT TEPKİ: “GÜÇ GÖSTERİSİ”
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin bölgeye savaş gemileri göndermesini “güç gösterisi” olarak nitelendirdi. Bekayi’nin açıklamaları, İran’ın geri adım atmayacağı mesajını içeriyordu:
“Bir ya da birkaç savaş gemisinin gelişi, İran'ın savunma kararlılığını etkilemez. Silahlı kuvvetlerimiz her gelişmeyi anbean izlemekte ve yeteneklerini artırmak için tek bir saniyeyi bile boşa harcamıyor. Güç gösterisi ve tehditler uluslararası hukuka aykırı olmakla birlikte bu ilkelerin ihlali herkesi etkiler.”
Bu açıklama, Tahran’ın askeri caydırıcılık vurgusunu öne çıkarırken, diplomatik gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret etti.

PROTESTOLAR 30 GÜNDÜR SÜRÜYOR
İran’daki iç gelişmeler de dış gerilimi besleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve para birimindeki sert değer kaybı nedeniyle başlayan protestolar, 30. gününe girmiş durumda.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 6 bin 126’ya, gözaltına alınanların ise 41 bin 880’e yükseldiğini duyurdu.
Buna karşılık İran Şehit ve Gaziler Vakfı’nın daha önce paylaştığı resmi rakamlar çok daha düşük seviyede kalmıştı. Bu durum, ülkedeki can kaybına ilişkin verilerin uluslararası kamuoyunda tartışmalı hale gelmesine yol açtı.
İNTERNET KISITLAMALARI VE BİLGİ AKIŞI
Protestoların büyümesiyle birlikte İran yönetimi, özellikle başkent Tahran’da internet erişimine kısıtlamalar getirmişti. Bu durum, hem içeriden sağlıklı bilgi alınmasını zorlaştırdı hem de dış dünyaya yansıyan haberlerin doğrulanmasını güçleştirdi.
Uzmanlar, Pakdaşt’taki seslerle ilgili ilk iddiaların da bu bilgi boşluğunda hızla yayıldığını ve gerilim ortamında kolayca savaş senaryolarına dönüştüğünü belirtiyor.
BÖLGESEL SAVAŞ ENDİŞESİ ARTIYOR
ABD’nin askeri varlığını artırması, İran’ın sert açıklamaları ve ülkedeki iç karışıklık, Ortadoğu’da yeni bir çatışma ihtimali üzerine tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Irak-Suriye hattındaki gelişmeler yakından izleniyor.
Pakdaşt’taki seslerin patlama olmadığı açıklansa da, olayın yarattığı psikolojik etki bile bölgede ne kadar hassas bir denge bulunduğunu bir kez daha ortaya koydu.




