Araştırmacı- Gazeteci Uğur Mumcu’nun ölümünün üzerindeki sır perdesi 33 yıl sonra aralandı. Emekli Hava Pilot Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş Haber Global canlı yayınında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Karakuş, İsrail’den Mersin üzerinden gelen 5 kişilik Mossad ekibinin Uğur Mumcu’yu öldürdüklerini suikast Ankara Esenboğa havalimanından ayrıldığını anlattı. Ayrıca havalimanından giderlerken kontrol bilgisayarlarının kasten bozulduğunu belirterek suikastçıların bu eylemde FETÖ’den yardım almış olabileceğini iddia etti.
SUİKAST SONRASI ESENBOĞA HAVALİMANI’NDAN ÇIKIŞ YAPTILAR
Karakuş, Haber Global ekranlarında yaptığı değerlendirmede, suikastın İsrail bağlantılı bir operasyon olduğunu öne sürdü. İddiasına göre, İsrail’den gelen 5 kişilik bir Mossad ekibi, Mersin üzerinden Türkiye’ye giriş yaptı ve Ankara’ya geçerek saldırıyı gerçekleştirdi.
Karakuş, söz konusu ekibin saldırının ardından Ankara’dan ayrılış sürecine ilişkin de dikkat çekici detaylar paylaştı. İddiaya göre, suikast sonrası ekip Esenboğa Havalimanı üzerinden Türkiye’yi terk etti. Bu süreçte havalimanındaki kontrol sistemlerinin kasten devre dışı bırakıldığı ve pasaport kontrolü yapılmadan çıkış sağlandığı ileri sürüldü.
“FETÖ YARDIMIYLA KAÇIRILDILAR” İDDİASI
Karakuş’un en dikkat çekici iddialarından biri ise, suikastçıların kaçışında FETÖ bağlantısı olduğu yönünde oldu. Karakuş, güvenlik sistemlerinin devre dışı bırakılması ve suikastçıların herhangi bir kontrole takılmadan ülkeden çıkabilmesinin, içeriden bir destekle mümkün olabileceğini savundu.
CANLI YAYIN ANİDEN KESİLDİ
Karakuş’un açıklamaları devam ederken yayının aniden kesilmesi de dikkatlerden kaçmadı. Bu durum, kamuoyunda “iddiaların hassasiyeti nedeniyle müdahale mi edildi?” sorularını beraberinde getirdi.
“TÜM DETAYLARI BİLİYORUM”
Karakuş, açıklamaları sırasında suikastın tüm detaylarına hakim olduğunu öne sürerek, “Kimin ne zaman nereden geldiği, nasıl hareket ettiği tarafımdan biliniyor” ifadelerini kullandı. Bu bilgileri ilerleyen süreçte yazılı olarak paylaşacağını belirten Karakuş, konuyu Mumcu ailesiyle de paylaştığını dile getirdi.
UĞUR MUMCU NASIL ÖLDÜ?
Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara’da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmişti. Türkiye’yi derinden sarsan bu saldırı, uzun yıllar boyunca aydınlatılamayan yönleriyle tartışılmaya devam etti.
Yargı süreçlerinde, “Umut Davası” kapsamında bazı sanıklar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu kapsamda Ferhan Özmen ve Necdet Yüksel hakkında hüküm verilirken, olayın kilit isimlerinden biri olarak gösterilen Oğuz Demir’in uzun yıllar yakalanamaması, dosyaya ilişkin soru işaretlerinin devam etmesine neden oldu.
ARAŞTIRMALARI HEDEF Mİ OLDU?
Mumcu’nun gazetecilik faaliyetleri, suikastın olası nedenleri arasında sıkça tartışıldı. PKK, kontrgerilla yapılanmaları, silah kaçakçılığı ve devlet-mafya-siyaset ilişkileri üzerine yürüttüğü araştırmalar, onu dönemin en kritik isimlerinden biri haline getirmişti.
SORU İŞARETLERİ YENİDEN GÜNDEMDE
33 yıl sonra ortaya atılan bu yeni iddialar, Uğur Mumcu suikastına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Olayın arkasındaki gerçek faillerin ve olası bağlantıların tam anlamıyla ortaya çıkarılamamış olması, kamuoyunda “dosya yeniden açılır mı?” sorusunu gündeme taşıdı.