Kanal 5 ekranlarında yayımlanan “Doğru Analiz” programında gazeteci Ömer Faruk Arlı’nın konuğu olan İKNA Düşünce Kuruluşu Başkanı Abdulkadir Ünal, Programda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının arka planını, bölgesel dengeleri ve küresel güç mücadelesini kapsamlı biçimde değerlendirdi. Ünal, Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca bölgesel bir kriz olmadığını, dünya dengelerini doğrudan etkileyecek bir sürecin başlangıcı olabileceğini söyledi.
“İRAN GERİLİMİ UZUN SOLUKLU OLACAK, TÜM DÜNYAYI ETKİLEYECEK”
Programda konuşan Abdulkadir Ünal, İran’a yönelik saldırıların yalnızca iki ülke arasındaki gerilim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Ortadoğu’nun tarih boyunca küresel dengelerin merkezinde yer aldığını vurgulayan Ünal, yaşanan gelişmelerin Türkiye ve Avrupa başta olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkileyeceğini ifade etti.
Ünal, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcında da benzer bir küresel dönüşüm sürecine dikkat çekildiğini hatırlatarak, İran merkezli gerilimin de uzun soluklu olabileceğini dile getirdi. Bölgedeki krizlerin çoğu zaman hızlı sonuçlanacağı yönünde beklentiler oluştuğunu ancak sahadaki gerçekliğin bu öngörüleri çoğu zaman boşa çıkardığını söyledi.
“SALDIRILARIN ARKASINDA REJİM DEĞİŞİKLİĞİ HEDEFİ OLABİLİR”
Programda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamlelerinin arkasındaki motivasyonlar da tartışıldı. Ünal, Batılı ülkelerin geçmişte birçok bölgede rejim değişikliği operasyonları yürüttüğünü hatırlatarak İran konusunda da benzer bir hedefin gündemde olabileceğini ifade etti.
Bir ülkede rejim değişikliği planlandığında bunun açıkça ilan edilmediğini belirten Ünal, böyle bir açıklamanın o ülke toplumunda millî birlik duygusunu güçlendireceğini ve dış müdahaleyi zorlaştıracağını söyledi. Bu nedenle süreçlerin genellikle uzun vadeli sosyal ve siyasi hazırlıklarla yürütüldüğünü dile getirdi.
“ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELER BÖLGESEL DEĞİL KÜRESEL DENGELERİ DE ŞEKİLLENDİRDİ”
Programda İran merkezli gelişmelerin bölgesel ittifakları nasıl etkileyebileceği de değerlendirildi. Ünal, son dönemde bölgede yaşanan diplomatik temasların ve siyasi gelişmelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu savundu.
Ortadoğu’da Türkiye, İran, Suriye ve Mısır gibi köklü devletlerin tarihsel ağırlığının bulunduğunu ifade eden Ünal, bu ülkelerde yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel dengeleri de şekillendirdiğini belirtti. Tarih boyunca ticaret yolları, enerji kaynakları ve jeopolitik konum nedeniyle Ortadoğu’nun dünya siyasetinin merkezinde yer aldığını söyledi.
“İSRAİL’İN BÖLGESEL STRATEJİSİ UZUN VADELİ PLANLAR ÜZERİNE KURULU”
Ünal, İsrail’in Ortadoğu’daki politikalarının yalnızca güvenlik kaygılarıyla açıklanamayacağını ileri sürdü. İsrail’in hem bölgesel hem de küresel düzeyde stratejik hedefler doğrultusunda hareket ettiğini belirten Ünal, bu stratejinin uzun vadeli planlar içerdiğini söyledi.
İsrail’in geçmişte Arap ülkeleriyle yaşadığı çatışmaların ardından İran’ın bölgesel rakip olarak öne çıktığını hatırlatan Ünal, bu durumun Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
“YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ ŞEKİLLENİYOR”
Programda küresel siyaset ve yeni dünya düzeni tartışmaları da gündeme geldi. Abdulkadir Ünal, dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ve devletlerin bu yeni döneme uygun stratejiler geliştirmeye çalıştığını dile getirdi.
Teknolojik gelişmeler, enerji politikaları ve küresel güç mücadelesinin dünya siyasetini yeniden şekillendirdiğini belirten Ünal, bu süreçte güçlü vizyon ortaya koyamayan ülkelerin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
TÜRKİYE’NİN KONUMU VE BÖLGESEL ETKİSİ
Ünal, Türkiye’nin Ortadoğu’daki gelişmeler açısından kritik bir konumda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin tarihsel, siyasi ve toplumsal dinamikleri nedeniyle bölgesel dengelerde önemli bir aktör olduğunu vurgulayan Ünal, bu nedenle Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel politikaların odağında yer aldığını ifade etti.