Adana'nın merkez ilçelerinden birinde, Suriye'ye geri dönen bir aile, bir vatandaş tarafından sert bir şekilde uğurlandı. Aileye su dökenlerin öldürüleceği ve bir daha geri gelmemeleri gerektiği yönündeki ifadeler, sosyal medyada hızla yayıldı. Olayın detayları, Facebook üzerinden paylaşılan bir video ile geniş kitlelere ulaştı.
MÜLTECİLERE YÖNELİK TOPLUMSAL TEPKİLER NE YÖNDE?
Türkiye, iç savaşın başlamasının ardından milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yaptı ve geçici koruma statüsü tanıdı. Ancak bazı vatandaşlar ekonomik kaygılar, iş piyasasındaki rekabet ve sosyal hizmetlerin yükü nedeniyle Suriyelilere karşı olumsuz tutum sergileyebiliyor.
MEDYANIN VE SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ BÜYÜK
Suriyelilerle ilgili haberler ve sosyal medya paylaşımları, kamuoyundaki algıyı doğrudan etkiliyor. Bazı mecralarda mültecilerin toplumsal ve ekonomik hayata olumsuz etkileri öne çıkarılırken, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar zaman zaman nefret söylemlerini körüklüyor. Bu da toplumda önyargı ve kutuplaşmayı artırıyor.
SURİYELİLERİN TOPLUMA UYUM ÇABALARI
Türkiye’de yaşayan Suriyeliler, eğitim, sağlık ve iş alanlarında topluma entegre olma çabası gösteriyor. Çocukların önemli bir kısmı Türk okullarında eğitim görüyor, gençler üniversitelerde öğrenimlerine devam ediyor. Buna karşın ayrımcılık ve önyargılar, Suriyelilerin toplumsal uyum süreçlerini zorlaştırıyor.
ÖNYARGI DEVAM EDİYOR
Adana’daki olay, Suriyeli mültecilere yönelik toplumsal önyargı ve gerilimlerin hâlâ sürdüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, medya ve sosyal medyanın bu algının şekillenmesinde etkili olduğunu, toplumsal kutuplaşmayı azaltmak ve uyum süreçlerini desteklemek için daha kapsayıcı politikaların gerektiğini belirtiyor.