Suriye iç savaşının en çarpıcı görüntülerinden biri olan ve 2013 yılında çekilen video, yıllar sonra yeniden gündeme geldi. O videoda savaşın ortasında kalan küçük bir çocuk, “Ben bunu hak edecek ne yaptım?” diye sorarak milyonların yüreğini sızlatmıştı.
Aradan geçen yılların ardından o çocuk, Ali Mustafa büyüyerek genç bir adam oldu. 8 Aralık’ta düzenlenen kutlamalarda konuşan Mustafa, çocukluk yıllarında yaşadığı acıları ve savaşın izlerini gözyaşları içinde anlattı.
“OKULU DEĞİL UÇAK SESLERİNİ BİLİYORDUM”
Ali Mustafa konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Okulu bilmiyordum ama uçak seslerini, saklanacak köşeleri ve ailemin korku dolu gözlerini biliyordum. Babamın gözleri gece boyu bizim için korkuyla doluydu. Kardeşlerimi nasıl koruyacağımı öğrendim. Ama ismimi nasıl yazacağımı öğrenemedim. Bir gece gaz bombalarını gördüm, 7 yaşından küçüktüm.”
“KOMŞULARIMIN VE ARKADAŞLARIMIN CESET PARÇALARINI GÖRDÜM”
Mustafa, savaşın en ağır anlarını ise şu sözlerle anlattı:
“Komşularımın ve arkadaşlarımın ceset parçalarını gördüm. Bir gece eve gelen kurşun seslerine uyandım. Dışarıdan annemin sesi geliyordu. ‘Sakın çıkma oğlum.’ Keşke çıkmasaydım. Onu yerde yaralı, kanlar içinde gördüm.”
“BUNU BİZE NEDEN YAPIYORLAR?”
O anlarda kendisine sürekli aynı soruyu sorduğunu söyleyen Mustafa şöyle devam etti:
“Kendime tekrar tekrar sordum: ‘Bunu bize neden yapıyorlar? Biz ona ne yaptık ki?’ Üzgünüm, özür dilerim ama bu videodan 15 dakika önce annem yaralıydı ve bugün hâlâ engelli.”
“14 YILDIR ACI ÇEKEN BİR HALKIZ”
Ali Mustafa, Suriyelilerin uzun yıllardır savaşın acılarını yaşadığını belirterek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Biz 14 yıldır acı çeken bir halkız. Bu ülkeden o ülkeye, o çadırdan bu çadıra. Ama çok şükür, onlar hüzün ve korku gözyaşlarıydı; bunlarsa mutluluk gözyaşları.”
“ÖLENLERİN KANI BOŞA GİTMEDİ”
Ülkesine duyduğu bağlılığı dile getiren Mustafa konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz 14 sene acı çektik, bir geleceğimiz kalmamıştı. Sana feda olsun Suriye, sana feda olsun Şam. Köyümü geride bıraktım, evimi, çocukluğumu geride bıraktım ve ülkemden çıktım. Suçlunun kaçtığını duyunca döndüm. Hem güldüm hem ağladım ve dedim ki: ‘Ya Rab, ölenlerin kanı boşa gitmedi.’”