Ankara’nın Keçiören ilçesinde belediye yönetimine ilişkin ortaya atılan şiddet iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Keçiören Belediyesi’nde görev yapan iki personel, Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Turgut ve Zabıta Müdürü Mahmut Kaya’nın talimatıyla darp edildiklerini öne sürdü. Olayla ilgili eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok ile eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ten sert tepkiler geldi.
ÖLDÜRESİYE DARP İDDİASI
Keçiören Belediyesi’nde yaşandığı ileri sürülen olayda, belediyede görevli Mustafa Gümüş ve Mehmet Özkan isimli iki personelin, belediye binasında odaya çağrıldıkları ve burada üç kişi tarafından “öldüresiye” darp edildikleri iddia edildi. Personeller, olayın ardından hastaneye giderek darp raporu aldıklarını ve polis merkezine başvurduklarını açıkladı.
Acil servis önünde video çeken personeller, yaşadıkları saldırının ardından tüm yasal haklarını kullanacaklarını ifade etti.
“ODAYA ÇAĞRILDIK, KAPI KİLİTLENDİ”
Mustafa Gümüş, emniyette verdiği ifadede, Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Turgut’un odasına çağrıldıklarını, görüşme sırasında hakaret edildiğini ve ardından Mahmut Kaya’nın çağırdığı üç güvenlik görevlisinin saldırısına uğradıklarını ileri sürdü. Gümüş, darp sırasında ölümle tehdit edildiğini, kol saatinin kırıldığını ve ciddi şekilde yaralandığını iddia etti.
Gümüş, olayın mesai bitiminden sonra ve “tasarlanmış” şekilde gerçekleştirildiğini öne sürerek, Tolga Turgut, Mahmut Kaya ve saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia ettiği kişilerden şikâyetçi olduğunu belirtti.
ALTINOK’TAN SERT TEPKİ: “BU BARBARLIK KABUL EDİLEMEZ”
İddiaların ardından açıklama yapan eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, yaşananlara sert sözlerle tepki gösterdi. Altınok, şu ifadeleri kullandı:

“Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Turgut ve Zabıta Müdürü siz çete misiniz, organize örgüt müsünüz? Personelleri öldüresiye dövmek ne demek? Sizin işiniz hizmet etmek mi, barbarlıkla adam dövmek mi?”
Altınok, seçim sonrası belediyede sistematik mobbing uygulandığını ileri sürerek, kadın personellere ve üniversite mezunlarına yönelik uygulamaları da eleştirdi. “Bu barbarlığa sessiz kalınmamalı” diyen Altınok, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
MELİH GÖKÇEK: “TOLGA SEN NEYE GÜVENİYORSUN?”
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda iddialara tepki gösterdi. Gökçek, olayın karakola intikal ettiğini hatırlatarak, “Bakalım yaptığı yanına kâr kalacak mı?” ifadelerini kullandı.

Gökçek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Keçiören Belediyesinde Başkan Yardımcısı Tolga Turgut ve arkadaşları önüne geleni tekme tokat dövüyor. Olay karakola intikal etti… Bakalım yaptığı yanına kâr kalacak mı? Dayağı yiyen Mustafa Güneş ifadesinde şunları demiştir: “Tolga Turgut, Mehmet Özkan’ı odasına çağırdı ve kapıyı kapattılar.
Biz Mehmet Özkan ile 17.55 sıralarında birlikte odaya girdik. Ben Tolga Turgut’un karşısındaki tekli koltuğa oturdum, Mahmut Kaya ise makam koltuğunda oturmaktaydı. Mehmet Özkan ise Mahmut Kaya’nın tam karşısında duran ikili koltuğa oturdu. Tolga Turgut bana hitaben, ‘Siz kimsiniz, başkanın hakkında ileri geri konuşuyormuşsunuz, başkanın içki içtiği yönünde söylemlerde bulunuyormuşsunuz’ demesi üzerine ben de ‘Başkanım, bu konuyla alakalı somut bir deliliniz, şahidiniz var mı?’ diyerek kendisine cevap verdim.
Tolga Turgut ise bunun üzerine ‘Herkes öyle söylüyor, kendine kurum bul, s… git, bu belediyede çalışmayacaksın’ dedi ve Mehmet Özkan’a hitaben de ‘Sen zaten şirket elemanıymışsın, senin dalağını s….m’ dedi.
Bu konuşmanın hemen sonrasında ise Mahmut Kaya, dışarıdaki üç güvenlik görevlisi olduğunu bildiğim Demir isimli şahsı, Berat Karaman isimli şahsı ve sima olarak tanıdığım ama ismini bilmediğim uzun boylu, bıyıklı, kirli sakallı güvenlik görevlisini içeri çağırdı ve kapıyı kilitlediler. Mahmut Kaya, güvenlik görevlilerine hitaben ‘alın bunları’ şeklinde olduğunu düşündüğüm, eliyle yukarıdan aşağı bir hareket yaptı. Bunun üzerine bu üç güvenlik görevlisi; biri arkamdan, biri yanımdan, biri de karşımdan olmak üzere bana öldüresiye yumruklarla saldırdılar. Bu sırada ben oturmaktaydım. Bu şahıslar üzerime kullanarak elini ayağa kalkamadım. Kafamın arkasına, kafamın üstüne, şakaklarıma, kısacası kafamın her yerine yumruklarla vurdular. ‘Seni öldüreceğiz’ dediler. Ben bu sırada elimle kafamı ve yüzümü tutarak kendimi korumaya çalıştım.
Bu sırada kolumda olan, Vialus marka model, dedemden bana yadigâr kalan kol saatimde kordonu kırılarak camı çatlayarak zarar gördü ve kullanılamaz hale geldi. Saatimin değeri şu an için 10.000 TL’dir. Daha sonrasında ben ‘bir şey yapmadım, durun, yapmayın’ dememe rağmen yumruk ve tekmelerle saldırmaya devam ettiler. Daha sonra bir şekilde ellerinden kurtulup yandaki çıkış kapısına yöneldiğimde, Berat Karaman isimli güvenlik görevlisi Mehmet Özkan’a defalarca tekme ve yumrukla saldırdı. Ben o sırada Mehmet Özkan’ın yanına gidip, Berat Karaman’ın elinden kurtarmak için çektim ve onu odadan çıkardım. Biz Mehmet Özkan ile birlikte odadan çıktığımızda da koridorda bu üç güvenlik görevlisi arkamızdan tekmeler atarak saldırmaya devam ettiler. Ben tam bu sırada düştüm ve tekrar ayağa kalkarak adeta can havliyle, önden koridordan kaçan Mehmet Özkan’ın peşinden koşarak olay yerinden kaçtım. Bu olaylar sırasında kesinlikle kimseye tehdit ya da hakaret etmedim, kimseyi darp etmedim. Mehmet’in de kimseye hakaret ettiğini, tehdit ettiğini ya da darp ettiğini görmedim. Ben yüksek tansiyon hastası olmama rağmen bu şekilde darp edildim. Daha sonra Mehmet Özkan ile birlikte hastaneye giderek doktor darp raporu ve doktorun vermiş olduğu 10 günlük iş göremezlik raporunu aldık ve polis merkezine geldik. Bu hastaneden almış olduğum doktor raporunu dosyaya eklenmesi için sizden teslim ediyorum. Bu konu hakkında üzerime bir suçlama atılması hâlinde bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Çünkü ben kimseye herhangi bir şey yapmadım.
Bu yaşanan olayların saat 17.00’den sonra, tüm çalışma arkadaşlarımız çıktıktan sonra, tasarlanmış bir şekilde yapıldığını düşünmekteyim. Bu şekilde bana hakaret eden ve darp eden; Demir isimli şahıs, Berat Karaman isimli şahıs ve sima olarak tanıdığım ama ismini bilmediğim uzun boylu, bıyıklı, kirli sakallı güvenlik görevlilerinden; aynı zamanda bana hakaret ve tehdit eden Tolga Turgut isimli şahıstan ve darp edilmemi azmettirdiğini düşündüğüm Mahmut Kaya isimli şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim.”
Bakalım belediyede adam dövmenin ve dövdürmenin cezası var mı? İşte dayak yiyen Mustafa Gümüş ve Mehmet Özkan’ın hâli… Tolga Turgut diyormuş ki: “Bize kimse dokunamaz, kimsenin gücü yetmez.
Merak etmeyin, emniyetten bir şey çıkmaz. Biz orada işi hallederiz.” Ulan Tolga, sen neye güveniyorsun? Tolga Turgut’un dayak hadisesinden sonra etrafa, “Mesut Arabistan’dan gelince artık bunu GOP’ta Trabya Balıkevi’nde kutlarız” dediğin doğru mu? Ne kutlayacaksınız, bir açıklama yapsana.
SORUŞTURMA BEKLENİYOR
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran iddialarla ilgili olarak Keçiören Belediyesi’nden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, gözler adli sürece çevrildi. Tarafların karşılıklı iddiaları ve tepkilerinin ardından, olayla ilgili başlatılacak olası bir soruşturmanın seyri merakla bekleniyor.