Medya Ankara’da yayınlanan “Başkent Gündemi” programında çocuklarda zeka ve üstün yetenek konusu ele alındı. Programa konuk olan Rıdvan Karabulut, toplumda yaygın olan “yaramaz çocuk zekidir” algısının bilimsel bir temeli olmadığını söyledi. Karabulut, her hareketli ya da kurallara uymakta zorlanan çocuğun üstün zekalı veya hiperaktif olarak etiketlenmemesi gerektiğini vurguladı.
ZEKA SADECE NOTLARLA ÖLÇÜLMEZ
Zekanın yalnızca okul başarısı ya da yüksek notlarla değerlendirilemeyeceğini belirten Karabulut, şu uyarıyı yaptı:
-
Her okul birincisi üstün yetenekli değildir.
-
Başarı bazen düzenli çalışma ve disiplinin sonucudur.
Karabulut’a göre üstün yetenekli çocuklar, yaşıtlarından belirgin şekilde ayrılır ve zeka yaşları takvim yaşlarının ilerisinde olabilir.
ÜSTÜN YETENEK NASIL ANLAŞILIR?
Uzmanlara göre üstün yetenekli çocuklarda şu özellikler gözlemlenebilir:
-
Erken konuşma ve erken öğrenme
-
Yaşıtlarına göre gelişmiş muhakeme becerisi
-
Derin ve yoğun ilgi alanları
-
Yüksek merak duygusu
-
Güçlü hafıza
Karabulut, tanılama süreçlerinin uzmanlar eşliğinde 2 yaşından itibaren yapılabileceğini ancak IQ testlerinin 6 yaş sonrasında daha sağlıklı sonuç verdiğini ifade etti.
DOĞRU TEŞHİS ÖNEMLİ
Programda ayrıca otizm, hiperaktivite ve üstün yetenek gibi farklı durumların birbirine karıştırılmaması gerektiği vurgulandı. Uzman desteği olmadan yapılan etiketlemelerin çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi. Karabulut, ailelerin çocuklarında farklılık gözlemlediklerinde mutlaka alanında uzman kişilere başvurmaları gerektiğini belirtti.