Sözcü TV’de canlı yayına katılan Özdil, Suriye ordusunun sahadaki ilerleyişini, Ankara’nın diplomatik hamlelerini ve imzalanan ateşkesi yorumladı. Özdil, sürecin arkasında uzun süredir titizlikle yürütülen bir plan olduğunu savunarak, “Bu operasyon ve diplomasi süreci tereyağından kıl çeker gibi yapılmış” dedi.
“FİDAN, KALIN VE GÜLER’E MADALYA VERİLEBİLİR”
Özdil, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Suriye sürecindeki rollerine dikkat çekerek, “Muhtemelen bu Suriye meselesiyle ilgili olarak İbrahim Kalın, Hakan Fidan ve Yaşar Güler’e madalya verilebilir” ifadelerini kullandı.
Sürecin medyaya, muhalefete ve hatta iktidar partisi içine sızmadan yürütüldüğünü belirten Özdil, planlamanın son derece gizli ve teknik bir şekilde yapıldığını vurguladı.
“HERKES AÇILIMA BAKARKEN HEDEF SURİYE’YDİ”
Yılmaz Özdil, kamuoyunun uzun süre “açılım”, Abdullah Öcalan, PKK ve SDG lideri Mazlum Abdi tartışmalarına odaklandığını, ancak asıl hedefin Suriye olduğunu savundu. Özdil’e göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK’nın kendi içinde tükenmiş ve parçalı bir yapıya dönüştüğünü görerek, doğrudan örgütle pazarlık yapmak yerine Suriye denklemine yoğunlaştı.
Bu kapsamda Ahmet Şara’nın uluslararası alanda meşruiyet kazanmasına odaklanıldığını dile getiren Özdil, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın’ın önce Erdoğan’ı, ardından Washington’u ikna ettiğini öne sürdü. Özdil, ABD’deki temaslarda Büyükelçi Tom Barrack üzerinden Suriye’nin fiilen Ahmet Şara yönetimine bırakılmasının sağlandığını iddia etti.
“BU SAATTEN SONRA İNİSİYATİF ASRIN LİDERİMİZ ERDOĞAN’DA”
Özdil, gelinen noktada açılım tartışmaları, SDG ve benzeri başlıkların büyük ölçüde anlamını yitirdiğini belirterek, “Bu saatten sonra açılımmış, SDG’ymiş falan, hepsinin inisiyatifi asrın liderimizin eline geçmiş vaziyette.” İfadelerini kullandı
SURİYE’DE ATEŞKES VE ENTEGRASYON SÜRECİ
Sahadaki gelişmeler, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın PKK/SDG ile ateşkes ve örgütün merkezi yönetime entegrasyonunu kapsayan anlaşmayı imzalamasıyla yeni bir aşamaya geçti. 14 maddeden oluşan anlaşma kapsamında SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, Deyrizor ve Rakka’nın idaresinin Şam yönetimine devredilmesi ve Haseke’deki tüm sivil kurumların Suriye devletine entegre edilmesi öngörülüyor.
Anlaşmayla birlikte sınır geçiş noktaları ile petrol ve doğalgaz sahalarının kontrolü Şam’a geçerken, Ayn el-Arab’da (Kobani) SDG’nin silahlı unsurlarının kaldırılması ve yerel polis gücü oluşturulması kararlaştırıldı. Ayrıca, Suriyeli olmayan PKK/SDG yöneticileri ve örgüt mensuplarının sınır dışı edileceği açıklandı.
2025 ATEŞKESİNDEN FARKI NE?
10 Mart 2025’te imzalanan önceki ateşkes, SDG unsurlarının yıl sonuna kadar Suriye kurumlarına entegre edilmesini öngörüyordu. Ancak bu takvimin işlememesi üzerine çatışmalar yeniden başlamıştı. 18 Ocak 2026’da duyurulan yeni ateşkeste ise zaman tanınmadan maddelerin derhal uygulanması hedefleniyor. Yeni anlaşmanın, SDG/PKK’ya karşı daha sert hükümler içerdiği belirtiliyor.
ULUSLARARASI YANKILAR VE ERDOĞAN’IN MESAJI
Ateşkes, uluslararası alanda da yankı buldu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmayı “birleşik bir Suriye için önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ateşkes günü Şara ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suriye topraklarının terörden tamamen arındırılmasının bölge için hayati olduğunu vurguladı ve Türkiye’nin desteğinin süreceğini ifade etti.
SAHADA SON DURUM
PKK/SDG’nin kontrolündeki bölgelerin Suriye ordusu tarafından temizlenmesinin ardından Rakka’nın Tabka kentinde ve Fırat’ın batısındaki Deyr Hafir ile Meskene’de halk sokaklara çıktı. Kutlamalarda Suriye bayrakları taşındı. Ateşkes sonrası Suriye ordusunun, SDG’nin Tişrin Barajı’ndan çekilmesiyle eş zamanlı olarak barajın kontrolünü almak için harekete geçtiği bildirildi.
Böylece 2025’te sonuçsuz kalan entegrasyon sürecinin ardından, 2026’nın ilk günlerinde hızla tırmanan çatışmalar ve sonrasında ilan edilen ateşkesle Suriye’de yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu.





