Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hedef Yatırım üzerinden kendisiyle ilişkilendirilen 170 milyon liralık para transferi iddiasına ilişkin açıklama yaptı. İddiaları reddeden Bolat, söz konusu yatırımın 26 Şubat 2024'te başlatılan bir Sukuk hesabı olduğunu ve 16 Eylül 2026'da başlayan soruşturma sürecinin ardından tasfiye amacıyla Ziraat Bankası'na devredildiğini belirtti. Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendisi hakkında gündeme getirilen iddialara tepki göstererek, finansal işlemlerin işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“170 MİLYON LİRALIK PARA ÇEKME İŞLEMİ NASIL OLUYOR?”
Bakan Bolat, Hedef Yatırım bünyesinde bulunan Sukuk hesabının 26 Şubat 2024'te oluşturulduğunu belirterek, hesabın 16 Eylül 2026'da 7 finansal şirkete yönelik başlatılan soruşturma sürecinin ardından tasfiye için Ziraat Bankası'na devredildiğini ifade etti. Bolat açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün akşam Sözcü TV’de iki gazetecinin şahsımın ismini vererek soruşturulan şirketlerden biri olan Hedef Yatırım’da 16 Eylül 2026 tarihinde 7 finansal şirkete yapılan operasyon öncesinde Sayın Ümit Özlale tasarruf hesabımı kapattığıma ve ‘400 koydu, 800 aldı’ şeklinde ifade edilen iftirayı anında çürüttükten sonra iftira sırasının size geldiği sorduğunuz sorudan anlaşılmaktadır. Her şeyden önce bir ilim adamı olduğunuz halde piyasa bilgileri konusunda yeterli donanımınızın olmadığı ve bir meslektaşınıza iftira atacak kadar ilim ahlak yoksunu olduğunuz da anlaşılmaktadır. Hedef Yatırım şirketinde 26 Şubat 2024’te, yani 2 yıl 8 ay önce başlattığım Sukuk hesabımın hükümetimizin 7 finansal şirkete karşı başlattığı 16 Eylül operasyonundan sonra tasfiye için Ziraat Bankasına devredildiği zaten açık bir gerçektir. O zaman 170 milyon liralık bir para çekme işlemi nasıl olmaktadır. Bu birinci yalandır”
MKK'NIN İŞLEVİNE DİKKAT ÇEKTİ
Bolat, açıklamasının devamında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen işlemlere de değindi. MKK'nın sermaye piyasası araçlarının elektronik ortamda kayden izlenmesi ve saklanmasında merkezi kuruluş olarak görev yaptığını belirten resmi kurumsal bilgiler bulunuyor. MKK'nın sisteminde yatırım hesapları, menkul kıymetler ve bunlara ilişkin haklar takip edilirken, sermaye piyasası işlemlerinin takas ve transfer süreçlerinde banka, aracı kurum ve Takasbank altyapıları da kullanılıyor.
Bolat ise açıklamasında MKK'nın doğrudan şahıs talimatıyla para transferi gerçekleştiren bir kurum olmadığını savunarak, sermaye piyasası işlemlerinin bankacılık sistemi üzerinden yürütüldüğünü ifade etti. Bakan Bolat, iddiasının araştırılması için bankalara çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Öyleyse size açık davetim; Türkiye’deki 50’den fazla bankaya şu soruyu sorup öğrenebilirsiniz; ‘Ömer Bolat’a veya bir yakınına MKK’dan ya da Hedef Yatırım’dan bahsettiğiniz 170 milyon lira para transfer işlemi yapılabilmiş midir? Size hodri meydan. Ancak yukarıda belirttiğim ve kanunlar çerçevesinde yapılabilecek finansal muameleler ve ödeme işlemleri konusunda teknik bilgi sahibi bile değilsiniz”
SUKUK HESABI NASIL İŞLİYOR?
Tartışmanın merkezindeki Sukuk, Türkiye'deki sermaye piyasası mevzuatında kira sertifikası olarak düzenlenen bir sermaye piyasası aracıdır. Sermaye Piyasası Kurulu, kira sertifikasını, sahiplerinin belirli bir varlık veya haktan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmasını sağlayan bir sermaye piyasası aracı olarak tanımlıyor.
Kira sertifikalarında yatırımcıların sahip olduğu hak, yatırım yaptıkları yapı ve payları çerçevesinde belirleniyor. MKK da kamu ve özel sektör kira sertifikalarının yanı sıra çok sayıda sermaye piyasası aracının kaydi olarak izlendiği merkezi saklama kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Bolat da açıklamasında bu noktaya dikkat çekerek Sukuk yatırımının tek bir kişinin malvarlığı olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Bakan Bolat, Sukuk hesabının işleyişini şu ifadelerle anlattı:
“SUKUK olarak ifade edilen kira sertifikaları, birden fazla kişinin tasarruflarını değerlendirebildiği yasal finansal araçlardır. Tasarrufun değerlendirildiği portföyün yalnızca bir şahsa ait bir varlık bütünü olmadığı, farklı yatırımcıların da bu yapı içerisinde yer alabildiği bilinmelidir. Her yatırımcının bu portföy içerisindeki hakkı, kendi payı ile sınırlıdır. Dolayısıyla bir kira sertifikasının toplam ihraç tutarını veya portföy kapsamında gerçekleştirilen bir işlemin tamamının doğrudan bir şahsın hesabıymış gibi sunulması abesle iştigaldir.”
16 EYLÜL'DEKİ SÜREÇ SONRASI FONLAR GÜNDEMDE
Söz konusu tartışma, eylül ayında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından gündeme geldi. 16 Eylül 2026'da bazı kişi ve şirketlere yönelik hukuki süreç başlatılırken, sonraki günlerde SPK tarafından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Fonların bir bölümünün TEFAS'taki işlemleri de durduruldu.
Hedef Holding tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamalarda da 16 Eylül'de şirketin yönetim kurulu başkanı Namık Kemal Gökalp hakkında başlatılan hukuki sürecin ardından Hedef Portföy tarafından yönetilen 31 yatırım fonunun tasfiye edilmesi kararına değinildi. Bu süreçte Hedef Portföy tarafından yapılan açıklamada ise TEFAS'taki fonların alım-satım işlemlerinin durdurulduğu ve şirketin tasfiye sürecindeki fonlar açısından yatırımcılara ilişkin sürecin yürütüldüğü belirtildi.
“GEREKLİ HUKUKİ İŞLEM BAŞLATILACAKTIR”
Bolat, açıklamasının sonunda kendisi ve ailesiyle ilişkilendirilen finansal işlemlere dair iddialara ilişkin hukuki sürecin işletileceğini belirtti. Bakan Bolat, “Bu verileri ilgili banka ve aracı kurumlar üzerinden yalan yanlış şekilde sızdırıp, iftira ve tezvirat yayanlara karşı tespiti durumunda gerekli hukuki işlem başlatılacaktır” ifadelerini kullandı.






