İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Isparta’da AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Turan, ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada son dönemde kamuoyunda tartışılan gelişmelere ve devam eden fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ankara’da polisin şehit olduğu saldırıda yeni detaylar ortaya çıktı!
Ankara’da polisin şehit olduğu saldırıda yeni detaylar ortaya çıktı!
İçeriği Görüntüle

Isparta programında kadın muhtarlarla gerçekleştirilen toplantıya da değinen Turan, ardından il başkanlığı ve teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Turan, şu ifadeleri aktardı:

“Aranızda olmaktan büyük onur duyuyorum. Bugün Türkiyemizin kadın muhtarlarıyla Ispartamızda çok özel toplantı yaptık. Toplantımızda ardından il başkanımızı ve ekibini ziyaret etmeye görev bildik. Hani böyle kendi evimizdeyiz gibi derler ya tam da onu yaşıyoruz. Şu an biz İsparta'mızda partimizde kendi evimizde gibi davranıyoruz, hissediyoruz. Bize bu sıcaklık hissettiren başta başkanımız olmak üzere tüm ekibimize teşekkür etmek istiyorum.”

“ÜZGÜNÜZ, YORGUNUZ AMA DAHA DOĞRUSU KIRGINIZ”

Teşkilat çalışmalarına da değinen Turan, parti mensuplarının mesai saatlerinin yanı sıra aile ve iş yaşamlarından zaman ayırarak siyasi çalışmalara katkı sunduğunu söyledi. Bu emeğin son dönemde yaşanan tartışmalar nedeniyle zarar görmemesi gerektiğini belirten Turan, yaşadığı rahatsızlığı şu sözlerle dile getirdi:

“Lafı dolandırmaya gerek yok. Son dönem hepimizin üzüldüğü, rahatsız olduğu, sıkıldığı konular var biliyorsunuz. Dediğim gibi bu siyasi hareket sadece köprü vaat etmez, toplum ahlakı öngörülür derken bu lafı dolandırmama iddiasına şunu söylemek isterim. Üzgünüz, yorgunuz ama daha doğrusu kırgınız”

Bülent Turan-1

Teşkilat mensuplarının çalışmalarına dikkat çeken Turan, “Hiç kimsenin bu aziz Ispartalı Yusufların hatırasını yormaya, bozmaya hakkı olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler ve Amerika Birleşik Devletleri ziyaretlerinin ardından Türkiye’ye dönmesi sonrasında yaşanan tartışmalara da değindi. Türkiye’nin geçmişte çok sayıda kriz ve zorlu süreçten geçtiğini belirten Turan, mevcut tartışmaların kendisinde oluşturduğu rahatsızlığı şöyle anlattı:

“Depremi, seli, darbeyi birçok uluslararası operasyonu aşmış bir milletiz. Ama denizi aşıp derede boğulmayı hazmedemiyoruz. Bu son virajı açıkçası vicdanım yüreğim kaldırmıyor”

“BİR KİŞİYİ DEĞİL, BİR ANLAYIŞI TARTIŞIYORUZ”

Yaşanan tartışmaların yalnızca belirli bir kişi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Turan, konunun siyasi anlayış ve kamu görevlerinin yürütülme biçimi açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Turan, “Konu bir kişiyi ifade etmek, bir şahsı ifade etmek değil. Bir meseleyi tartışıyoruz. Partimizin imajına zarar veren bir anlayış tartışıyoruz. Bu anlayışı arındırmak, temizlemek zorundayız” dedi.

Fon soruşturmasının devam ettiğini belirten Turan, yanlış yapan herkes hakkında gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreç karşısındaki tutumuna da değinen Turan, “Birileri kendi arkadaşlarının yaptığı yanlışa yapsın ne var derken birileri onların yargı nezdinde suçu bulunma sürecinde eylem yaparken sahip çıkarken Cumhurbaşkanımıza ilk an itibariyle ekibine talimat verip kimin yanlışı varsa gelini yapın demesi onun durduğu ahlaki noktayı gösteren çok güzel bir tavır” ifadelerini kullandı.

Soruşturma kapsamında farklı adımların atıldığını belirten Turan, bazı kişilerin paralarını iade ettiğini, bazı kişilerin ifadeye çağrıldığını, mal varlıklarına ilişkin tedbirler ve yurt dışına çıkış yasağı gibi uygulamaların da gündeme geldiğini söyledi. Turan, sürecin ilerleyen aşamalarında yeni gelişmelerin ortaya çıkacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bunlar zamanla duyulmaya başlayacak, anlaşılmaya başlayacak ama yapanın yanına kâr kalmayan bir süreci hep beraber yaşayacağız. Zaten yargı gereğini yapıyor, yapacaktır. Kim yanlış yapmışsa bu konuda adım atılacaktır”

KAMU GÖREVİ VE KİŞİSEL KAZANÇ VURGUSU

Turan, açıklamasının devamında kamu görevinde bulunan kişilerin kişisel kazançları ile yürüttükleri görev arasındaki sınırın korunması gerektiğini söyledi. Kamu görevinin sağladığı konum ile özel ekonomik faaliyetlerin bir arada yürütülmesine ilişkin eleştirilerini dile getiren Turan, “Ama hem para kazanayım hem devlette olayım hem genel merkez olayım, olmaz” dedi. Turan, kişilerin maddi durumlarına ilişkin bir itirazlarının bulunmadığını ancak kamu görevlerinde bulunanların siyasi ve kurumsal değerlere zarar verecek davranışlardan kaçınması gerektiğini belirtti:

“Bizim kimsenin zenginliğine gözümüzü yok. Ama değerlerimizi yok ediyorsunuz. Kimsinin parasına bulunduğu gözümüz yok. Ama kendi doğrularımızı hırpalıyorsunuz. Üzülmüyor muyuz? Rahatsız olmuyor muyuz? Olmadık mı hep beraber? O yüzden diyorum. Yanlış yapmayacağız. Yapanlara da imkan vermeyeceğiz.”

“SADECE KİŞİLER DEĞİL, KURUMLAR DA İNCELENMELİ”

Turan, soruşturmanın yalnızca hakkında işlem yapılan kişiler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini, ilgili kurumların ve yöneticilerin sorumluluklarının da incelenmesinin önem taşıdığını söyledi. Bu noktada denetim mekanizmalarına dikkat çeken Turan, sorumluluğun yalnızca eylemi gerçekleştiren kişiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini ifade etti.

Turan, “Hırsıza hesap soralım. Ama bekçinin suçu yok mu? Kapıdaki bekçinin hiç görevi yok mu? Şimdi falanca kişi çalmış, çok para almış. Almış kabul. Geleni yapılsın kabul. Hırsıza geleni yapalım kabul. Ama kapıdaki bekçinin ilgili kurumun bu sistemi takip etmek zoru olanın kusuru yok mu? Neden bir kişiye boğulup kalıyoruz?” ifadelerini kullandı.

Fon soruşturmasına ilişkin son günlerde yapılan açıklamalarda da yalnızca bireysel sorumlulukların değil, kurumların denetim ve gözetim yükümlülüklerinin incelenebileceği mesajı veriliyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Ekim 2026'da yaptığı açıklamada soruşturma kapsamında ihmal, kusur, kasıt veya kötü niyet tespit edilmesi halinde kurumlarla ilgili de çalışma yürütüleceğini ifade etmişti.

Turan ise Isparta’daki açıklamasının sonunda kurum yöneticilerinin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, sürecin bütün yönleriyle ele alınması çağrısında bulundu. “Hangi kurumun hangi yöneticisi varsa geleni yapmak görevimiz olması lazım. Ben liderime güveniyorum. Ekibinim konuyu çözeceğine inanmak istiyorum” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi