İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan savaş, yalnızca siyasi ve askeri dengeleri değil, küresel ticaret hatlarını da derinden etkiledi.
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan belirsizlik, dünya ticaretinde kritik rol oynayan birçok ürünün akışını sekteye uğrattı. Bu gelişmelerin en sert hissedildiği alanlardan biri ise Türkiye’nin en önemli tarım ve ihracat kalemlerinden Antep fıstığı oldu.
Gaziantep’te üreticiler ve tüccarlar, son yılların en ağır durgunluğuyla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Savaşın başlamasıyla birlikte ihracatın büyük ölçüde durması, fıstık piyasasında adeta kilitlenmeye yol açtı.

FISTIĞIN BAŞKENTİNDE DEPOLAR DOLDU, ALIM SATIM DURDU
Türkiye’nin Antep fıstığı merkezi olarak bilinen Gaziantep’te fıstık hali esnafı, piyasadaki hareketliliğin neredeyse tamamen kaybolduğunu ifade ediyor. Özellikle baklava, çikolata, dondurma ve içecek sektöründe yoğun şekilde kullanılan Antep fıstığı, iç ve dış pazarda ciddi talep kaybı yaşadı.
Üreticiler, şubat ayından bu yana satışların dramatik şekilde düştüğünü, depolardaki ürünlerin beklediğini ve ticaretin durma noktasına geldiğini dile getiriyor. Savaş öncesinde hareketli olan piyasanın, kısa sürede sessizliğe büründüğü belirtiliyor.
ESNAF: “İHRACAT DURDU, PİYASA NEFES ALAMIYOR”
Gaziantep Fıstık Hali esnafı Nuri Kılıçparlar, yaşanan durgunluğun temel nedeninin savaş ve buna bağlı ihracat kesintileri olduğunu vurguladı. Fiyatlarda sınırlı geri çekilme yaşandığını ancak bunun satışları canlandırmaya yetmediğini belirten Kılıçparlar, piyasanın tamamen bekleme moduna geçtiğini ifade etti.
Kılıçparlar, boz fıstıkta fiyatların 2000 TL’nin üzerine çıktığını ancak buna rağmen alımın çok zayıf olduğunu belirterek, “Savaşın etkisiyle ihracat tamamen durdu. İran ile karşılıklı ticaret de kesildi. Bu durum piyasayı kilitledi” değerlendirmesinde bulundu. Üreticiler ise mevcut koşullarda fiyatların ilerleyen dönemde daha da gerileyebileceğinden endişe ediyor.

“İHRACATÇILAR BEKLEMEYE GEÇTİ”
Sektör temsilcilerinden Mehmet Emin Kanlı ise ihracat kanalının neredeyse tamamen kapandığını ifade etti. Satışların düşük olmasının temel nedeninin dış pazarlardaki belirsizlik olduğunu belirten Kanlı, özellikle İran fıstığı ile rekabetin ve fiyat dengesizliğinin piyasayı etkilediğini söyledi.
Kanlı, Antep fıstığının kalite açısından dünya pazarında güçlü bir konuma sahip olduğunu ancak bazı ülkelerde daha ucuz ürünlerin tercih edilmesinin satışları zorlaştırdığını dile getirdi. Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların durmasının, sadece fıstık değil birçok tarım ürününü de etkilediği ifade edildi.
HÜRMÜZ BOĞAZI ETKİSİ KÜRESEL TİCARETİ VURDU
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nın kapalı ya da riskli hale gelmesi, yalnızca bölgesel değil küresel tedarik zincirinde zincirleme etkilere yol açtı. Enerji ve lojistik akışının sekteye uğraması, tarım ürünleri dahil birçok kalemde ihracatı yavaşlattı.
Gaziantep özelinde ise bu durum, fıstık gibi yüksek katma değerli bir ürünün bile pazara ulaşmasını zorlaştırdı. Nakliye maliyetleri, sigorta riskleri ve ticari belirsizlikler nedeniyle alıcı ve satıcıların büyük ölçüde beklemeye geçtiği ifade ediliyor.
PİYASA GÖZÜNÜ SAVAŞIN GİDİŞATINA ÇEVİRDİ
Antep fıstığı sektöründe genel beklenti, savaşın seyrine bağlı olarak piyasanın yeniden şekilleneceği yönünde. Ancak mevcut tablo, hem üretici hem de tüccar için ciddi bir belirsizlik barındırıyor..
Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde siyasi gerilimin azalması halinde ihracatın yeniden canlanabileceğini ancak kısa vadede piyasanın toparlanmasının zor olduğunu belirtiyor.





