GÜRLEK İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu toplantısına katıldı. DEİK Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda Gürlek, yönetim kurulu üyeleriyle Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı ve yargı alanında yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Alkollü araç kullanan bakan görevden alındı! Kanında 3,5 promil alkol tespit edildi
Alkollü araç kullanan bakan görevden alındı! Kanında 3,5 promil alkol tespit edildi
İçeriği Görüntüle

DEİK’in Türkiye’nin ticari diplomasisinde önemli bir görev üstlendiğini belirten Gürlek, Türk iş dünyasının farklı coğrafyalarda daha güçlü ve görünür hale gelmesinde kurulun çalışmalarının önemli katkısı olduğunu söyledi.

Gürlek, ülkelerin gücünün artık yalnızca siyasi veya askeri kapasiteleri üzerinden değerlendirilmediğine işaret ederek şöyle konuştu:

"Türk iş dünyasının dünyanın dört bir yanında daha güçlü, daha görünür ve daha etkin olmasında DEİK'in ortaya koyduğu bu gayretin ve iradenin önemi oldukça büyüktür. Çünkü artık ülkelerin gücü yalnızca siyasi veya askeri kapasiteleriyle değil, üretim güçleriyle, ticaret hacimleriyle ve dünyada kurdukları ekonomik bağlarla da ölçülmektedir"

A W788731 02

“SAVAŞLARIN ASLİ SEBEPLERİNDEN BİRİNİN TİCARİ AVANTAJ SAĞLAMAK OLDUĞU BARİZ BİR GERÇEK”

Türkiye’nin güçlü bir ordu ve savunma kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Gürlek, iş dünyasının da üretim, yatırım ve istihdam yoluyla ülkenin kalkınmasına katkı sağladığını belirtti.

Gürlek, ekonomik gücün uluslararası alandaki önemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Devletimizin açtığı her yeni kapının ticaretle, yatırımla ve üretimle kalıcı hale gelmesini sağlayan en önemli güçlerden biri de sizlersiniz. Şunu hepiniz fark etmişsinizdir ki artık savaşların asli sebeplerinden birinin ticari avantaj sağlamak olduğu bariz bir gerçek haline gelmiştir."

Küresel mücadelelerin ekonomik boyutuna da değinen Gürlek, güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma modeli oluşturamayan ülkelerin dış müdahalelere daha açık hale geldiğini söyledi.

“EKONOMİK BAĞIMSIZLIK MİLLİ BAĞIMSIZLIKTAN AYRILMAZ”

Ekonomik bağımsızlığın siyasi karar alma süreçleri açısından taşıdığı öneme işaret eden Gürlek, mücadelenin artık çok sayıda farklı alanda devam ettiğini söyledi.

Gürlek şöyle konuştu:

"Günümüzde mücadele yalnızca cephede değil, ticarette, enerjide, teknolojide, üretimde ve finans sistemlerinde de verilmektedir. Bir ülkenin ekonomik bağımsızlığını kaybetmesi zaman içerisinde siyasi karar alma iradesinin de zayıflaması anlamına gelecektir. İşte bu nedenle ekonomik bağımsızlığı, milli bağımsızlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz"

TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK AVANTAJLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Enerji yolları, ticaret koridorları, kritik madenler ve teknolojinin küresel güç mücadelesinin önemli unsurları haline geldiğini belirten Gürlek, Türkiye’nin jeopolitik konumunun ticari kazanımlara da dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Gürlek, bu konudaki değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Türkiye, bölgesinin tüm jeopolitik avantajlarını kullanarak çevresindeki savaş ve gerginliklerde ortaya koyduğu müzakereci, barışçıl ve yapıcı tutumunu aynı zamanda ticari kazanımları da tahkim edebilmelidir. Bu konuda bizlere de sizlere de oldukça önemli sorumluluklar düşmektedir"

Diplomasi alanında oluşturulan güven ortamının kalıcı ticari ortaklıklara dönüştürülmesinin önemini vurgulayan Gürlek, reel sektörün Türkiye ekonomisinin omurgası olduğunu ifade etti.

“GÜÇLÜ BİR EKONOMİ ANCAK ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR HUKUK DÜZENİ ÜZERİNE KALICI HALE GELECEKTİR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunun adalet alanındaki karşılığını “Adaletin Yüzyılı” hedefi olarak tanımlayan Gürlek, yatırım ortamının güçlendirilmesinde hukuk sisteminin önemine dikkat çekti.

Gürlek şöyle konuştu:

"Siz üretirken, yatırım yaparken ve yeni pazarlara açılırken devletimizin bütün kurumlarıyla yanınızda olduğunu bilmenizi isterim. Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir. Bizim görevimiz reel ekonomimiz üzerinde geçmişten gelen mevzuat yüklerini ya da hukuki boşluklardan kaynaklanan baskıları tek tek ortadan kaldırmaktır. İş insanlarımız önünü görebilmeli, yatırımcımız hukuk düzenine güvenmeli ve ekonomik faaliyetler gereksiz bürokratik ya da hukuki engellere takılmadan yoluna devam edebilmelidir."

A W788731 03

“ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ YAPILANMALARIYLA MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Yargının ekonomik hayatı tehdit eden suç yapılanmalarıyla mücadelesini sürdüreceğini belirten Gürlek, yatırım ortamının güvenliğinin yalnızca mevzuatla sağlanamayacağını ifade etti.

Gürlek, şunları kaydetti:

"Ekonomimizi zehirleyen çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmalarıyla mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Üretenin, yatırım yapanın, istihdam sağlayanın karşısına hukuk dışı yollarla çıkan yapılara karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekonomik düzenin güvenliği, hukuk devletinin asli sorumluluklarından biridir. Çünkü yatırım ortamının güvenliği yalnızca mevzuatın sağlamlığıyla değil, ekonomik hayatı tehdit eden hukuk dışı yapıların etkisiz hale getirilmesiyle ancak mümkündür."

TİCARİ DAVALARDA HEDEF SÜRE UYGULAMASINI ANLATTI

Ticari davaların uzun sürmesinin iş dünyasının önemli sorunlarından biri olduğunun farkında olduklarını söyleyen Gürlek, İstanbul’daki ticaret mahkemelerinin tek çatı altında toplandığını belirtti.

Yargılamalarda hedef süre uygulamasına önem verdiklerini ifade eden Gürlek, UYAP üzerinden bir dava açıldığı anda dosyanın öngörülen tamamlanma süresinin belirlendiğini söyledi.

Hâkimlerin belirlenen hedef sürelere uyumunun daha yakından takip edileceğini belirten Gürlek, sürenin hâkimden kaynaklanan nedenlerle aşılması durumunda idari ve disiplin süreçlerinin gündeme gelebileceğini ifade etti.

“BU YÖNDE AZİMLE ÇALIŞIYORUZ”

Mahkemelerdeki dosya ve personel yoğunluğunun teknolojik imkanlardan yararlanılarak takip edildiğini anlatan Gürlek, iş yükü veya personel yetersizliği bulunan noktalara daha hızlı müdahale edilmesini amaçladıklarını söyledi.

Gürlek şöyle konuştu:

"Adalet Bakanlığı olarak yasal düzenlemeleri eksiksiz ve daha işlevli hale getirmek, iç ve dış hukuk güvencelerini sağlayan yasal çerçeveleri oluşturmak, çağın gerçeklerine uygun mevzuatı hayata geçirmek, uluslararası tahkim mekanizmalarının etkin işlemesini destekleyecek hukuk diplomasisi kanallarını geliştirmek bizim temel görevlerimizden birisidir. Bu konuda önemli adımlar attığımızı düşünüyorum. Ticaret mahkemelerinin ihtisas alanlarını geliştirip yapısal güçlerini artırmak, hızlı ve adil yargısal süreçler yürütmek, yatırım ve istihdamı destekleyen hukuk devleti ilkelerini sonuna kadar tahkim etmek de bu anlayışın devamıdır. Bunu çok iyi biliyor ve bu yönde azimle çalışıyoruz."

TAHKİM, BİLİRKİŞİLİK VE İSTİNAF SÜREÇLERİNE DEĞİNDİ

Uluslararası ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarına ilişkin yürütülen çalışmaları da anlatan Gürlek, 29 Mayıs 2026’da Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Tahkim Daire Başkanlığının kurulduğunu hatırlattı.

Yargılamaların uzamasındaki nedenlerden birinin gereksiz bilirkişi incelemeleri olduğunu belirten Gürlek, bilirkişilik sisteminde kapsamlı düzenlemeler gerçekleştirildiğini ve yeni çalışmaların sürdüğünü söyledi. Hâkimin hukuki değerlendirmeyi bilirkişiye bırakamayacağını vurgulayan Gürlek, dosyaların yalnızca teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini ifade etti.

İş davalarının daha kısa sürede kesinleşmesi amacıyla istinaf kapasitesinin artırıldığını belirten Gürlek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde iş davalarına bakan yeni daireler kurulduğunu ve hedef süre uygulamasının istinaf aşamasında da geçerli olduğunu kaydetti.

ARABULUCULUKTA YENİ DÜZENLEMELER ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR

Hukuki öngörülebilirliğin yatırım ortamının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Gürlek, arabuluculuk sisteminin mahkemelerdeki dava yükünün azaltılmasında önemli sonuçlar verdiğini söyledi.

Gürlek, yeni düzenlemeler kapsamında bazı uyuşmazlık türlerinin de arabuluculuk sistemine dahil edilmesi üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

“İSTİŞARE, DAHA GÜÇLÜ HUKUK VE YATIRIM ORTAMININ VAZGEÇİLMEZ UNSURUDUR”

İş dünyasının sahadaki deneyimlerinin mevzuat çalışmalarına katkı sağlamasını önemsediklerini belirten Gürlek, şu ifadeyi kullandı:

"İstişareyi daha güçlü bir hukuk ve yatırım ortamının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görüyoruz"

Adalet Bakanlığının yatırım ve üretimin önündeki hukuki engelleri azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirten Gürlek, devletin üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan iş dünyasının yanında olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı Nail Olpak’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda Gürlek, DEİK Yönetim Kurulu üyelerinin görüş ve önerilerini de dinledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı