ANFİDAP, çifte vatandaş olup İsrail ordusunda savaşan şahısların sosyal medya paylaşımları sonrası İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na kritik bir çağrıda bulundu. Platform tarafından yapılan açıklamada açık kaynaklara yansıyan silahlı ve askeri üniformalı paylaşımların yanı sıra, bir İsrail kurumu tarafından yayımlandığı belirtilen istatistik listesine işaret edildi. Söz konusu listede 112’si çifte, 21’i çoklu vatandaş olmak üzere toplam 133 Türkiye vatandaşının İsrail ordusunda görev yaptığı iddiası yer aldı.

Trump’tan açıklama: İran’a saldırılar dört hafta sürebilir
Trump’tan açıklama: İran’a saldırılar dört hafta sürebilir
İçeriği Görüntüle

“SOMUT BİR İLERLEME YOK”

ANFİDAP, daha önce çeşitli isimler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ancak bugüne kadar kamuoyuna yansıyan somut bir gelişme olmadığını öne sürdü. Açıklamada Roy Aslan, Mine Gümüşkaya, Dean Samuel Elmas ve Umay Akçay’ın yanı sıra Jessica Bahar, Yasmin Acıman, Niv Abalofya, Defne Yaeş ve Armağan Bayraktaroğlu (Matan Baron) gibi isimlerin sosyal medyada paylaşıldığı ifade edildi.

Platform, bu kişilerin ve benzer durumda olduğu iddia edilen diğer isimlerin etkin bir soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini savundu.

RAKAMLARLA TEHLİKEYE DİKKAT ÇEKİLDİ

Açıklamada, İsrail’de 100 binden fazla Türkiye kökenli kişinin yaşadığına dair bilimsel ve sosyolojik çalışmalara atıf yapıldı. Türkçe konuşulan mahalleler, ticari ilişkiler ve hava yolu trafiği gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye–İsrail çifte vatandaşlarının sayısının açıklanan verilerin üzerinde olabileceği öne sürüldü.

Öte yandan kamuoyuna yansıyan bazı iddialarda, Gazze’deki çatışmalarda yer aldığı belirtilen İsrail ordusunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı taşıyan 4 bine yakın askerin bulunduğu ileri sürülüyor. İsrail’de yaklaşık 250 bin Türk pasaportlu kişinin yaşadığı, Türkiye’de ise 20 bin civarında hem İsrail hem Türkiye vatandaşı Yahudi bulunduğu ifade ediliyor.

VATANDAŞLIK TARTIŞMASI

Açıklamada, Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 44. maddesi uyarınca çok vatandaşlık halinde beyan esasının geçerli olduğu hatırlatıldı. Bu nedenle resmi kayıtlarda yer almayan çifte vatandaşların bulunabileceği iddia edildi.

ANFİDAP, söz konusu kişilerin Türkiye’de serbestçe hareket edebilmesinin kamu güvenliği açısından risk oluşturduğunu savunarak, olası uluslararası yargı süreçlerinde Türkiye pasaportunun “koruma aracı” olarak kullanılabileceği görüşünü dile getirdi.

HUKUKİ SÜREÇ ÇAĞRISI

Platform, Gazze’de işlendiği iddia edilen suçlara katıldığı öne sürülen Türkiye–İsrail çifte vatandaşları veya Türkiye kökenli kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 13., 76. ve 77. maddeleri kapsamında işlem yapılması çağrısında bulundu. Açıklamada, yargılamaların başlatılması ve kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi talep edildi.

ANFİDAP’ın açıklaması, çifte vatandaşlık, uluslararası hukuk ve milli güvenlik başlıklarını yeniden kamuoyunun gündemine taşırken, iddialara ilişkin resmi makamlardan henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmadı.

Kaynak: Fatma Doğanay